ABD Başkanı Donald Trump bir kez daha tüm dünyayı ters köşeye yatırdı. Gümrük vergisi tehditlerinin yatıştığı, uzlaşma yolunda umutların arttığı bir ortamda kimse bunu beklemiyordu.
Trump, 23 Mayıs günü ABD’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ithal ettiği tüm mallara haziran başından itibaren yüzde 50 gümrük vergisi koyacağını açıkladı. Daha önce yüzde 20 vergiden söz ediyordu. Bu belki bir pazarlık stratejisi, bir blöf ya da gerçekleşecek bir kararın ön açıklamasıydı. Ancak dünya yeniden şaşkına döndü, Dow Jones 256 puan kaybetti. S&P 500 Endeksi 5 bin 802 puana indi, bu 19 Mayıs’taki zirveye oranla yüzde 2,8 düşüş demek.
Trump, ayrıca Apple ürünlerine yüzde 25 gümrük vergisi koymakla tehdit etti. ABD’de satılan iPhone’lara ABD’de üretilmediği takdirde gümrük vergisi uygulayacağını söyledi. Apple hisseleri gün içinde yüzde 3 değer yitirerek yeniden 200 doların altına indi.
Oysa işler fena gitmiyordu. Trump’ın 9 Nisan’da ani bir manevra ile Çin hariç tüm ülkelere gümrük vergilerini 90 gün askıya almasıyla borsalar zıpladı, S&P 500 yüzde 9,5 yükseldi, 5 bin 485 puana çıktı. Trump daha sonra Çin ile bir anlaşmanın sinyallerini verdi ve 2 Mayıs’ta S&P 500 5 bin 686 puana yükseldi.
8 Mayıs’ta İngiltere ile yüzde 10 gümrük vergisini içeren ticaret anlaşması sağlandı. 12 Mayıs’ta ABD ile Çin, Cenevre’de yapılan görüşmelerde anlaştı. ABD tarafı dünya ticaretini durduran yüzde 145 vergiyi askıya aldı, ticaret 90 gün süreyle eski sistem ile sürecek. Çin’den ithalata yüzde 30, Çin’in ABD’den ithalatına ise yüzde 10 vergi uygulanacak.
Çin tarafı bunu zafer olarak ilan etti. Wall Street ve diğer piyasalar da olumlu yanıt verdi, S&P 500 yüzde 3,3 yükselişle 19 Mayıs’ta 5 bin 984 puana çıktı.
Trump döneminde, küresel ekonominin görünümü inanılmaz hızda değişiyor. Artan küresel kaygı sadece olası ticaret savaşlarıyla sınırlı değil. Trump yönetiminin hazırladığı, büyük vergi kesintilerini içeren, harcamalarda artış öngören yasa tasarısı Temsilciler Meclisi’nde kabul edildi. Kurumlar vergisi oranının yüzde 21’den 15’e düşürülmesini, ülkenin borç limitine 4 trilyon dolarlık bir artış getirilmesini öngören bu tasarı özellikle tahvil piyasasında tedirginlik yaratıyor.
İç borçlanmanın daha da artacağı kaygısı tahvil faizlerini yükseltiyor. 10 yıllık tahvillerin faizi yüzde 4,5’in üzerinde seyrediyor, yüzde 5’in üzerine çıkan 30 yıllıklar da Ekim 2023’ten beri en yüksek seviyede…
Moody’s’in ABD’nin kredi notunu AAA’dan, AA1’e indirimi de tüm bunların üzerine tuz-biber ekti. Daha önce Standard&Poor’s ve Fitch de kredi notunu düşürmüştü. Böylece ABD üç kuruluşta da ‘AAA’ seviyesindeki notunu kaybetti. Moody’s’in not indiriminin gerekçesi, ABD’nin 36 trilyon dolarlık borç stoku... Bütçe açığının GSYİH’ye oranının 2024’teki yüzde 6,4’ten 2035’te yüzde 9’a çıkacağını, yüzde 98 olan borç yükünün GSYİH’ye oranının ise 2035’te yüzde 134’e çıkacağını tahmin ediyor.
Trump gümrük vergilerine güveniyor, buradaki gelirin bütçe açığına çare olacağını savunuyor. Çoğu ekonomiste göre, bu da belirsiz…