Sürdürülebilirlikte öncü adımlar
2025 yılı, e-ticaretin hızla büyüyen pazarında lojistik sektörünü yeniden şekillendirecek. Horoz Lojistik, artan depo ve dağıtım taleplerine uyum sağlamak için önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Özellikle İstanbul’da depo maliyetlerinin artmasıyla şirket yörüngesini İstanbul’un yakınına çevirdi. İstanbul Avrupa ve Anadolu Yakası’nda son teknoloji ile donatılmış iki tesisinin yanında Çerkezköy’de 50 bin metrekarelik tam otomasyonlu, beş katlı yeni bir tesisi devreye soktu. Yapay zeka (YZ) teknolojilerini operasyonlarında entegre eden Horoz Lojistik, rota optimizasyonu ve depo yönetiminde verimliliği artırarak yakıt tüketimini azaltıyor ve teslimat sürelerini kısaltıyor. Ayrıca çevresel sürdürülebilirlik stratejileri doğrultusunda güneş enerjisi sistemleri ve elektrikli araç filoları kullanarak karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor.
Horoz Lojistik, sadece teknolojik dönüşümde değil aynı zamanda kadın istihdamı konusunda da önemli adımlar atıyor. “Sektördeki cinsiyet eşitliği ve kadınların daha fazla görünürlük kazanması konusuna büyük önem veriyoruz” diyen Horoz Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Taner Horoz, kadın çalışanların sektörde daha fazla yer almasını sağlamak için “Horoz Akademi” bünyesinde liderlik geliştirme programları ve mentorluk fırsatları sunduklarını belirtiyor. 2016 yılında, “Hayat Yolda Olmaktır” mottosuyla kurulan Horoz Akademi bünyesinde, kişisel gelişim, bilgi teknolojileri, satış ve pazarlama, liderlik, teknik eğitimler ve operasyonel eğitimler gibi birçok farklı alanda eğitimler veriliyor. Cinsiyet eşitliğini destekleyen seminerler ve etkinliklerle kadınların lojistik sektöründeki teknik ve yöneticilik pozisyonlarına katılımı teşvik ediliyor.
Hedef sıfır karbon
DHL Group, 2030 yılında karbonsuzlaşma hedefine ulaşma çalışmalarına hız verdi. Şirketin 2025 hedeflerinin başında da “yeşil lojistik” çözümlere odaklanmak var. “Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı’na (SAF) yaptığımız yatırımla karbon emisyon oranlarını azaltacağız” diyen DHL Express Türkiye Genel Müdürü Volkan Demiroğlu, 2021’den itibaren tüm yeni binalarını karbon nötr tasarımla yaptıklarını anlatıyor. Şirket 2030 yılına kadar araçlarının yüzde 60’ını elektrikli hale getirmeyi ve yüzde 30’dan fazla sürdürülebilir havacılık yakıtı karışımına sahip olmayı hedefliyor. Ayrıca GoGreen programlarıyla karbonsuzlaşma hedefi doğrultusunda 2030’a kadar 7 milyar euro yatırım yapma taahhüdünde bulunuyor.
DHL Express Türkiye de SAF yakıtıyla taşımacılık hizmetini Türkiye’deki müşterilerine sunuyor. Volkan Demiroğlu, son bir yıl içinde yerel olarak “Karbon Nötr Gönderi Hizmetleri”nden faydalanan müşteri sayısını artırarak gönderilerinin yüzde 82’sini bu kapsama aldıklarını anlatıyor. Öte yandan şirket filosunun yüzde 30’u alternatif yakıtlı araçlardan oluşuyor.
Yenilikçi altyapı
Uluslararası lojistik sektöründe 2024 yılı, birçok zorluğun yaşandığı bir dönem olarak geride kalırken M&M Militzer & Münch International Holding AG, 2025 yılı için güçlü bir yol haritası belirledi. Orta Doğu ve Orta Asya Bölge Genel Müdürü Nikolaus Kohler, yeni yılda şirketin öncelikli hedeflerinin operasyonel verimliliği artırmak, hizmet kalitesini iyileştirmek ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak olduğunu açıklıyor. 2025’te şirketin tesis yatırımlarına ağırlık vererek yenilikçi altyapılarla lojistik süreçlerin hız, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından iyileştirileceğini vurguluyor.
Türkiye Genel Müdürü Orhan Cem Ulusoy ise 2025 yılına dair iddialı öngörülerde bulunuyor. Ulusoy, Militzer & Münch Türkiye’nin operasyonel mükemmeliyet ve yenilikçi yatırımlar sayesinde hizmet kalitesinde ve çeşitliliğinde önemli bir artış yaşayacağını, sektördeki başarı ivmesinin bu yatırımlarla daha da yükseleceğini düşünüyor. Ulusoy, “2025 yılı, ekip arkadaşlarımızın özverili çalışmaları ve güçlü stratejik yatırımlarımız sayesinde Militzer & Münch Türkiye için bir dönüm noktası olacak” diyor.
İtalya’ya yeni yatırım
Boltas, İtalya Trieste’deki yeni depo yatırımıyla Avrupa operasyonlarını güçlendirerek buradaki operasyonlarını lojistik üs olacak şekilde yeniden yapılandırdı. Boltas Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cumhur Erzurumluoğlu, bu stratejik hamlenin İtalya ve Avrupa’daki operasyonlarına ivme kazandıracağını belirtiyor.
Erzurumluoğlu, İtalya’da 30 yılı aşkın süredir devam eden faaliyetlerinin Trieste Limanı’na 44 kilometre mesafedeki depolarına yaptıkları yeni yatırım sayesinde, mevcut alanı bir lojistik üssü haline getirdiklerini anlatıyor. Söz konusu depo, İtalya ve Avrupa taşımaları için aktarma merkezi olarak da kullanılıyor. Toplamda 5 bin 500 metrekarelik modern depolarının yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Erzurumluoğlu, özellikle parsiyel taşıma ve depolama taleplerinin yükseldiğini söylüyor.
İtalya’da yıllardır birlikte çalıştıkları güvenilir tedarikçileriyle hizmet verdiklerinin altını çizen Erzurumluoğlu, “Güçlü altyapımızla lojistik süreçlerin sorunsuz ilerlemesini sağlıyoruz. Tüm bu yatırım stratejisine paralel olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamak adına, Türkiye plakalı çekicilerimizin yanına 13 adet İtalya plakalı çekici yatırımı da gerçekleştirdik” diyor.
Yeşil lojistik belgesi aldı
Sürdürülebilirlik kavramını iş yapış biçimlerine entegre eden Alışan Lojistik, geçen şubat ayında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından “Yeşil Lojistik Belgesi” almaya hak kazandı. Alışan Lojistik CEO’su Damla Alışan sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda filo yenileme çalışmalarının devam ettiğini vurguluyor. “Şu anda yüzde 70’i Euro 6 motorlu araçlardan oluşan filomuzda yaptığımız araç yatırımlarıyla önümüzdeki üç yıllık süre için koyduğumuz hedefin yüzde 90’ını bir yılda tamamladık” diyen Alışan, 2030 yılına kadar karbon salınımını yüzde 50 oranında azaltmayı hedeflediklerini söylüyor.
Öte yandan 2005 yılından itibaren SQAS’ın (Sürdürülebilirlik için Güvenlik ve Kalite Değerlendirmesi) tüm ölçümleme gerekliliklerini ve vaatlerini eksiksiz yerine getirdiklerini hatırlatan Alışan, “2021 Kasım ayında altıncı defa denetlenerek kimyasal maddelerin elleçlenmesinden taşınmasına ve depolanmasına kadar olan süreçlerin tamamında sunduğumuz hizmet konusunda ne kadar ciddi bir uzmanlığımız, altyapımız ve başarılı bir çalışma modelimiz bulunduğunu bir kez daha belgelemiştik. Hatta Avrupa ortalamasının çok üzerinde puanlar alarak sistemin en iyi uygulayıcılarından biri olmuştuk. Geçen sene de Depolama ve Taşımacılık alanındaki tam puanımıza ek olarak, SQAS’de 2023 yılı itibarı ile başlatılan OCS’nin (Operation Clean Sweep - İyi Süpürme Hareketi) tüm gerekliliklerini yerine getirerek OCS sertifikasını almaya hak kazandık” sözleriyle son dönem başarılarının altını çiziyor.
Çevre bilinci
1945 yılından bu yana gümrükleme alanında verdiği hizmetlere 2000’de antrepoculuğu da ekleyen Obdan Sistem de sürdürülebilirliği, günümüzün iş dünyasında geleceği şekillendiren bir zorunluluk olarak görüyor. “Obdan Sistem olarak bu bilinçle sektördeki rolümüzü sadece operasyonlarımızla sınırlamıyor aynı zamanda müşterilerimize, paydaşlarımıza ve kamuoyuna ilham veren bir yaklaşım sergiliyoruz” diyen Obdan Sistem Genel Müdürü Arkın Obdan, altyapılarını geliştirirken kaynak kullanımının çevresel sürdürülebilirliğe uygun olmasını sağlayacak adımlar attıklarını vurguluyor. Haziran 2024’te inşaatına başlanan Gebze Akviran’da işletmeye alınacak olan depo ve antrepoda da sürdürülebilirlik öncelikli hedeflerinde. Arkın Obdan, “Yeni yatırımımız, kendi elektriğini üreteceği ve kendi suyunu stoklayacağı çevre dostu bir tasarıma sahip olacak. Bu sayede enerji verimliliği sağlayacak ve sürdürülebilirlik hedeflerimize katkıda bulunacağız” diyor.
Doğrudan üretim yapan bir firma olmasa da sıfır karbon hedefi doğrultusunda sektörel farkındalık yaratma ve bilinçlendirme çalışmalarını temel sorumluluklarımız arasında gördüklerini söyleyen Obdan şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Sınırda karbon düzenlemeleri gibi kritik konularda müşterilerimize düzenli bilgilendirmeler yapıyor ve işletmelerin bu dönüşüme uyum sağlamalarına yardımcı oluyoruz. Küçük ölçekli işletmelerin ve sivil toplum kuruluşlarının ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarına destek sağlamak misyonumuzun bir parçası. Kurucu üyesi olduğum 3S Sağlık Spor Sürdürülebilirlik Derneği çatısı altında yürüttüğümüz projelerle toplumda sürdürülebilirlik bilincinin yerleşmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.”