Arama

Mudo YKB Ömer Taviloğlu: Bizimkisi müthiş bir geri dönüş hikayesi

Mudo krize girdiğinde yıl 2016 idi. Ömer Taviloğlu’nun deyimi ile kalp krizi geçiren marka, ‘nekahat’ dönemini geride bıraktı. “Müşterilerimize borcumuz var” diyen Ömer Taviloğlu, geri dönüş hikayesini ve hedeflerini anlattı.

05 Nisan 2025, 08:00

Mudo’nun genel merkezi İstanbul Mecidiyeköy’de. Bir outlet mağazasının olduğu bina aynı zamanda Mudo’nun yönetim merkezi olarak da kullanılıyor. Mudo Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Taviloğlu’nun toplantı odasının da bulunduğu katta duvarlar boş. Daha önce duvarları süsleyen onlarca eser “Taviloğlu Koleksiyonu: Bir Koleksiyoner Hikayesi” sergisi için yedi ayrı mekanda sergilenmek üzere yerlerini terk etmiş. Mudo’nun kurucusu Mustafa Taviloğlu’nun 50 yılı aşkın süredir biriktirdiği 903 sanatçıya ait 2 bin 412 eseri barındıran koleksiyonu, görkemli ve zengin…  

Şirketin ikinci kuşak temsilcisi Ömer Taviloğlu’nun önüne Forbes Türkiye görüşmesi için hazırlanan notları yaydığı büyük siyah masa ise Mudo’nun hikayesinde bir başka gerçeği temsil eder gibi. Sadeleşme, rasyonel kararlar, tasarruf ve şartlara uygun hareket etmek… Taviloğlu masa için “Bir türlü satılmamıştı, biz de burada değerlendirmeye karar verdik” diyor. 

Mudo’nun hikayesi, görkemli “Taviloğlu Koleksiyonu” ile “satılamayan siyah masa” gibi iki farklı uçta dalgalandı. Marka 2016’da gerçekten “kalp krizi” geçirmişti. Mali krize girdi, küçüldü, bankalarla yeniden yapılandırma yapıldı. Şimdi zorlu on yılın sonuna gelindi… Mudo artık hayata döndü ve şimdi yeni bir döneme başlıyor. 

Kusursuz fırtına

Ömer Taviloğlu, yeni dönemin resmini çizmeye başlamadan önce, Mudo’nın nasıl bir süreçten geçtiğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Babası Mustafa Taviloğlu’nun 1964’te Beyoğlu’nda Fitaş Pasajı’nda Doğan Gürün ile birlikte kurduğu Mudo için dönüm noktalarından biri Pera’da açılan, yıllar içinde Mudo Concept’e evrilen mağaza oldu. Zamanının ilklerinden olan mağazada aksesuar, hediyelik objeler ve tasarım ürünleri de satmaya başladılar. 2000’lerin başında açılan Akmerkez mağazalarında bu yelpazeye mobilya kategorisi de eklendi. Ardından da hızlı büyüme dönemi geldi.

2012’de Mudo’nun başına profesyonel bir CEO, Barış Karakullukçu getirildi. Yönetim yeniden yapılandırıldı, bir dünya markası olma hedefi belirlendi. Ekim 2015’te Harvard Business School’da “The Transformation of Mudo” başlıklı vaka çalışmasına konu olmuşlardı. Anthony J. Mayo, Esel Çekin ve Çiğdem Çelik tarafından yazılan makalede, Karakullukçu’nun yönetimde yaptığı değişiklikler anlatılırken, karlılık noktasında devam eden sorunlara da değiniliyordu. 

O dönemde Mudo’nun 117 mağazasında bin 600 kişi çalışıyordu. Makalede, Taviloğlu ailesinin büyüme hedefleri ile CEO’nun büyümeye bakış açısındaki farklılıklardan da söz ediliyordu. Ömer Taviloğlu da o dönemi “Bir gemide üç kaptandık” diye anlatıyor.

2015’de ithal mobilya ürünlerine getirilen ek vergiler Mudo için kötü bir dönemin başlangıcı oldu. Büyüme hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen yatırımlar, verilen siparişler… Sonra ardı ardına terör olayları, bir kalkışma denemesi ve turizm gelirlerindeki düşüş, kendisini bir kıyı markası olarak adlandıran Mudo’nun cirosunu da kötü etkiledi ve Taviloğlu’nun tabiriyle marka kendisini “kusursuz fırtana”nın içinde buldu. 

2016’da dokuz banka ile masaya oturarak borçlar yeniden yapılandırıldı. Aynı yıl Mayıs ayında Ömer Taviloğlu şirketin yönetim kurulu başkanı oldu. Geminin dümeninde artık tek kaptan vardı. Ömer Taviloğlu, bankalar ile yapılandırma anlaşmalarının 10 yıllık bir süreyi kapsadığını ve Mayıs 2026’da bu sürecin sona ereceğini söylüyor. 

Şimdi röportaj boyunca birden fazla defa “Müşterilerimize borcumuz var” diyerek vurguladığı gibi bu borcu ödeme zamanı gelmiş. Ancak Mudo’nun yeni başlangıcını ve hedeflerini anlatırken, hâlâ çok temkinli ve büyük konuşmaktan çekinir bir hali var.

"Doğru işler yaptık"

Ömer Taviloğlu, yönetim kurulu başkanlığını devraldığında, şirkette 10 yıl boyunca her departmanda farklı görevlerde çalışmıştı. Ayrıca çocukluğundan beri Mustafa Taviloğlu ile gezdiği fuarları ve okul yıllarında edindiği tecrübeler de sayılırsa, zaten Mudo’yla büyümüştü denebilir. ‘O’ noktaya nasıl gelindiğini biliyordu. Yönetimi tek başına ele aldığında da “çıkış” için kafasında bir plan vardı.

Ömer Taviloğlu, mali krize girdiklerinde en fazla duyduğu yönlendirmenin “hızla küçülmelisin” olduğunu söylüyor. O ve ekibi ise doğru ölçeklendirme (right sizing) stratejisini uyguladı. Bu süreçte tüm kararlar yedi kişiden oluşan Mudo İcra Kurulu tarafından alınmış. “Mudo için doğru şeyler yapmışız, hepimizin anlatacağı bir hikaye oldu” diyor ve ekliyor: “Müthiş bir geri dönüş hikayesi!”.

Ömer Taviloğlu

 

Taviloğlu için bu süreçte en kritik nokta, daha fazla borca girmeden yatırım yapmayı sürdürmek olmuş. “Tüm yatırımları dış kaynak kullanmadan gerçekleştirdik” diyor. Mudo, son üç yılda öz kaynaklarından yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi. 

Yeniden yapılanma sürecinin önemli bir parçası, mağazalarının kategorilere ayrılmasıydı. Kadın ve erkek giyiminden, ev tekstili ve mobilyaya her kategoriden ürünlerinin satıldığı mağazalar, Mudo Home, Mudo giyim mağazaları ve mobilya ürünlerinin satıldığı Mudo Concept olmak üzere üç kategoriye ayrıldı.

Mudo’nun cirosunun yaklaşık yüzde 60’ı giyim kategorisinden geliyor. Giyim ürünlerinin yüzde 90’ınını, mobilyada ise yüzde 75’ini Türkiye’den tedarik ediyorlar. Geçen sene Masko ve Modoko’da üç, Antalya’da da bir olmak üzere toplam dört Mudo Concept mağazası açtılar. Mobilyanın cirolarına katkısı yüzde 20. Kalan yüze 20 ise “Home” kategorisinden geliyor.  

2024’te, toplam satış alanları Mudo’nun darboğaza girmesinden öncesine göre 20 bin metrekare azalmasına rağmen ciroda dolar bazında eski günleri yakalamışlar. 2024’te 4,5 milyar TL ciro yaratan Mudo’nun bu yılki net satış hedefi 6,4 milyar TL’ye ulaşmak.

Yine de 2025, Mudo için bir rahatlama yılı olmayacak. “Tüketici davranışları enflasyonist dönemde çok değişti” diyen Taviloğu, “Maliyet enflasyonunu engelleyemiyoruz. İlk kez kimsenin tam kazanamadığı bir kriz yaşıyoruz.” Mudo’nun icra ekibi bu dönemi her ay tahminlerini yenileyerek, bütçe ve hedef revizyonları yaparak geçiriyor. 

Taviloğlu, bu yıl yeni mağaza açılışı planlamadıklarını söylüyor. Yönetim kararlarında “kalp krizi”nin etkileri görülüyor. Hala ayakları yere basan stratejileri uyguluyor.

Yeni hedefler

Ömer Taviloğlu’nun yönetim stratejisini en iyi açıklayan yaklaşım “temkinli iyimserlik”.  61 yıllık bir hikayenin en zorlu 10 yılında liderlik ettiği Mudo’da artık yeni bir hikaye yazmaya hazırlanıyor. “Mudo markasına ve müşteriye teknoloji borcumuz var. Bir de müşterimize mağaza borcumuz var” diyor Ömer Taviloğlu. Yeni dönemde hızlı büyüme hedeflerine ulaşabilmek için 2025’te teknoloji alanındaki eksikliklerini tamamlayacak yatırımları hayata geçirmeyi planlıyorlar.

Yenilenen Mudo App yılın ikinci çeyreğinde devreye alınacak. Şirket şu an cirosunun yüzde 22’sini aplikasyon üzerinden yaratıyor. E-ticaret Mudo için yeni bir açılım alanı. Taviloğlu, bugüne kadar stok, insan kaynakları ve teknolojik altyapı eksiklikleri nedeniyle iyi değerlendiremedikleri bu alanın 2025’te büyüme için katkı sağlayacağını belirtiyor. Trendyol aracılığı ile e-ihracata başlayan Mudo, şu an Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Azerbaycan’a satış gerçekleştiriyor. 

Taviloğlu, Mudo’nun son üç yıldır iyi bir büyüme sergilediğini anlatıyor. Bu dönemde iki haneli FAVÖK oranlarına erişildi. Bileşik büyüme hızı yüzde 83 olmuş. Sırada Türkiye dışında da büyümek var. Mudo Concept ile Arnavutluk, Özbekistan ve Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nde toplam beş mağaza yatırımları var. Nijerya’da yakın bir zaman içinde franchise modeliyle bir Mudo mağazası açacaklar. Libya da sırada.

Yeni dönemde Taviloğlu’nun en yüksek cirolu perakende şirketi olmak gibi bir hedefi yok. O daha çok Mudo’yu en tavsiye edilen marka haline getirmek istiyor. “Bir ‘wow effect’ (şaşırtıcı etki) yazmak için biraz daha vakte ihtiyacımız var” diyor.

Mustafa, Ömer ve Mudo

1964’te 13 metrekare bir dükkandan doğan Mudo’yu kurucusu Mustafa Taviloğlu’ndan bağımsız düşünmek zor. O bugünlerde sergisinin yanı sıra çok özel bir proje ile daha ilgileniyor.

Ömer Taviloğlu, röportajımızda Mustafa Taviloğlu’nun “Doğru işi yapmak önemli, sonra gerisi gelir” sözünü hatırlatıyor. Kendisi de bu şiar ile hareket ediyor. Ancak kendi yoluna da güveniyor. “Farklı güçlü yanlarımız var. Bu dönem için benim güçlü yanlarım şirketin içinde bulunduğu duruma çok uygundu.

Ömer Taviloğlu’nun 5 maddelik mantrası

  1. Her kararında bıkmadan doğru önceliklendirme yap
  2. Herkes için her şey olmaya çalışmaktan vazgeç
  3. Daha az şeyi, en iyi şekilde yapmayı benimse 
  4. Kaynak olmadan da çok şey yapılabileceğini kanıtla
  5. Nefsine hakim ol

 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok