Lojistik sektörü için 2024 yılı, zorlu süreçlerin gölgesinde başlamıştı. Covid-19 pandemi krizi, İsrail - Filistin ve Rusya - Ukrayna savaşları gibi küresel çatışmalar, lojistik süreçlerde aksamalara yol açmış; navlun fiyatlarındaki dalgalanmalar, özellikle 2024 yılının ilk çeyreğinde üç kata kadar artışa neden olmuştu. Kızıldeniz’deki sorunlar ve uzun ticaret rotaları da teslimat sürelerini etkileyerek maliyet artışlarını beraberinde getirmişti. Ancak sektör tüm bu zorlukları, Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık alanındaki güçlü altyapı ve stratejik konumu sayesinde atlatarak yılı büyüme ve köklü değişikliklerle tamamladı. Bu başarı, 2025 yılı için güçlü bir ivme beklentisi yaratıyor.
Lojistik sektörü, sağladığı net döviz girdisi, istihdam imkanları ve yarattığı katma değerle Türkiye ekonomisinde stratejik bir öneme sahip. Gerçekleştirdiği hizmet ihracatı, Türkiye’nin toplam hizmet ihracatının yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Uluslararası yük taşımacılığı ve lojistik hizmetlerinden sağlanan gelir bakımından ise turizm sektöründen sonra ikinci sırada yer alıyor.
UTİKAD’ın (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Üretenleri Derneği) rakamlarına göre Türkiye, 2023 yılı sonunda lojistik ve taşımacılık sektörlerinden 35 milyar dolar gelir elde ederek dünya genelinde lojistik hizmet ihracatında yüzde 2,5’lik payla 11’inci sırada yer aldı. UND’nin (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) paylaştığı TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) rakamlarına göre de 2024 yılında, kara yoluyla 107 milyar dolar değerinde mal ihracatı gerçekleştirildi ve toplam ihracatta kara yolunun payı değer olarak yüzde 41’e çıktı. Türkiye’den deniz yoluyla 125 milyar, hava yoluyla ise 26 milyar dolar değerinde mal ihracatı yapıldı.
Covid-19 pandemi krizinde yaşananlardan ve sonrasındaki uluslararası tedarik zinciri krizlerinden Türkiye’nin sağlam lojistik bağlantıları sayesinde güçlenerek çıktığını vurgulayan UND Başkanı Şerafettin Aras, “Güçlü lojistik kapasitemiz ve sundukları etkin, kaliteli ve rekabetçi hizmetlerle ihracatın gelişimine ve cari açığın kapanmasına katkı sağlayan sektör firmalarımız sayesinde, dünya ekonomilerinde süregelen sıkıntılar, siyasi gerginlikler ve belirsizlikler, doğal afetler, enerji krizi, maliyet artışları gibi çok fazla risk ve zorluğa rağmen ülkemiz, bölgesinde ve uluslararası ticaret lojistiğinde eskisinden daha etkin bir konuma gelmiştir” sözleriyle tabloyu özetliyor.
Şerafettin Aras ayrıca “Ülkemiz gayrisafi milli hasılasındaki payı yüzde 10’un üzerinde olan lojistik sektörünün yaklaşık büyüklüğü 100 milyar dolar olarak hesaplanıyor ve yan sektörleriyle birlikte yaklaşık 1 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen yetki belgeleri kapsamında Türkiye’de yerleşik, uluslararası düzeyde faaliyet gösteren 6 bine yakın şirketin dış ticaretimize doğrudan hizmet sunduğu yük taşımacılığı ve lojistik sektörümüzün, son yıllarda ülkemizin ihracata dayalı ekonomik büyüme politika ve stratejilerinin temel unsurları arasında yer aldığı, sektörümüz adına memnuniyetle izlenmektedir.” ifadesiyle pozitif beklentilerin değerlendirmesini de yapıyor.
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin ise Türkiye’nin coğrafi konumu, stratejik altyapı yatırımları ve dijitalleşme hamleleri ile küresel lojistik ağındaki rolünü pekiştirmeye devam ettiğini vurgulayan bir diğer isim. “2024 ve sonrası yıllarda Türkiye, lojistik sektöründe hem iç hem de dış ticarette daha fazla pay sahibi olmayı hedefliyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi stratejik alanlarda atılacak adımlar, Türkiye’nin lojistik performansını daha da artıracak ve ülkemizi küresel ticaretin merkezine taşıyacak” sözleriyle bu durumun altını çiziyor. Ayrıca kadınların sektördeki temsili ve küresel ticaretin yeniden şekillenmesi ile Türkiye, lojistik alanında küresel rekabette üst sıralara tırmanma potansiyeline de sahip. Bilgehan Engin, “2025 dijitalleşmenin hızla yükseldiği ve Türkiye’nin lojistik üs olma yolunda önemli adımlar attığı bir yıl olacak. Bu süreçte, lojistik sektörü Türkiye’nin ekonomisine daha fazla katkı sunacak” derken bu duruma olan inancını dile getiriyor.
Yeni rekor hedefi
Ticaret Bakanlığı, 2028 yılında 200 milyar dolarlık bir hizmet ihracatı hedefliyor. UND Başkanı Şerafettin Aras da “2024 yılını yeni bir rekorla geride bırakan hizmet ihracatımız için Ticaret Bakanlığımızın önümüze koyduğu 2028 yılı hedefi 200 milyar dolar olup; bunun 78 milyar dolarının lojistik ve taşımacılık sektöründen gelmesi öngörülmektedir” sözleriyle bu durumu değerlendiriyor.
Bu hedefler, sadece Türkiye’nin lojistik gücünü pekiştirmekle kalmıyor, küresel ticaretin lider oyuncularından biri haline geleceği günlerin kapısını da aralıyor.
Çin'den ithalat, Almanya'ya ihracat
Türkiye İstatistik Kurumu’nun Ticaret Bakanlığı rakamlarıyla yayınladığı geçici dış ticaret verilerine göre ihracat 2024 yılı Ocak - Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak 216 milyar 195 milyon dolara yükseldi. İthalat ise yüzde 7,2 azalarak 282 milyar 49 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ekim ayında ihracatta ilk sırayı Almanya’nın aldığı, Almanya’ya yapılan ihracatın 1 milyar 795 milyon dolar olduğu bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 562 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 294 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 236 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 159 milyon dolar ile İtalya takip ediyor. İthalatta ise Çin ilk sırada yer alıyor. Ekim ayında Çin’den yapılan ithalatın 4 milyar 242 milyon dolar olduğu bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 117 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 346 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 772 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 278 milyon dolar ile ABD izliyor.