Bu yazıda, üzerinden neredeyse dört yıl geçmesine rağmen gündemden düşmeyen FTX, SBF ve CZ üçgeninde neler olup bittiğinden bahsetmek istiyorum. FTX, 2019’da kurulan ve kısa sürede dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri haline gelen bir platformdu. Kurucusu Sam Bankman-Fried ya da bilinen adıyla SBF, sektörün “parlak çocuğu” olarak anılıyordu. Üçgenin diğer köşesinde ise dünyanın en büyük kripto borsası Binance’in kurucusu Changpeng Zhao, kısaca CZ, vardı. 2022 yılının son çeyreğinde kripto para piyasalarını sarsan bir olay, üzerinden geçen zamana rağmen sadece bir dolandırıcılık hikayesi olarak değil; aynı zamanda bir güç savaşı, hukuk operasyonu ve siyasi bir satranç hamlesi olarak yeniden önümüze geliyor.
Sam Bankman-Fried’in (SBF) kamuoyuyla paylaştığı son mahkeme belgeleri ve savunma notları, sürecin başlangıcına dair anlatılan ana akım hikayeyi kökünden sarsıyor. SBF’nin temel iddiası, FTX’in hiçbir zaman geleneksel anlamda “iflas” etmediği; aksine şirketin fiili ödeme gücünün her zaman korunduğu yönünde. Bu iddia, yaşanan felaketi tek taraflı bir “hırsızlık” vakasından çıkarıp kontrollü bir “bank run” (bankaya hücum) ve ardından gelen zorunlu tasfiyeye dönüştürüyor.