Her uzay yolculuğu artık hepimizin bildiği üzere geri sayımla başlıyor. 10, 9, 8, … Gökhan Erdem, filmlerden izleyenleri bile heyecanlandıran bu sürecin öncesi ve sonrasını an be an anlatırken aynı heyecanı yaşıyor. Ama hiç korkmamış: “Hiçbir saniyesinde korkmadım. Ne inişte ne çıkışta. O kadar çok antrenman yapmıştık ki, her şeye hakimdik. Kalp atışlarım bile hızlanmadı.” Kabine girdikten sonra yaklaşık 30 dakika beklediklerini anlatıyor: “Sonra kontroller başladı. Son on dakika artık ciddi sürece giriyorsunuz. Sonra ‘hold’ verdiler. On dakikalığına durdurulduk.” Bu kısa bekleyiş, onun için yolculuğun güzelliğini daha da artırmış: “O sırada iptal edilmesini bile istedim. Çünkü o anı yaşamak güzeldi. Bir gün daha sürsün istedim. Bir daha rokete bineceğiz, misafirlerimi göreceğim… Çok heyecanlıydım.” Sonra anons: “Geri sayım üç dakika içinde başlayacak.” Ve başlıyor… “10, 9, 8… derken roketten bir alev çıkmaya başladı. Gürültü artıyor, alevlerin ışığı kabini aydınlatıyor. Sonra roket bir asansör gibi yükseliyor. Çok rahat kalkıyor.”
Bu yolculuğa karar vermesi onu yakından tanıyanlar için şaşırtıcı olmamış. Eşi Jelena, Erdem’in gece fırlatmaları izlemek için saatini kurup uyandığını söylüyor. Yolculuk kararı verdikten sonra da hep destekçisi olmuş.
Erdem uzaya giden ilk Türk astronot Alper Gezeravcı ile Tuva Cihangir Atasever’in fırlatmalarına da katılmış. Her ikisiyle de tanışıyor. Astronot olmayıp da onun kadar çok astronot tanıyan birini bulmak zor olsa gerek. Rusya’nın 118’inci kozmonotu, Oleg Artemyev ile sık sık görüşüyor. Artemyev ve daha pek çok astronot ile 2023’te Bursa’da düzenlenen 34. Gezegen Kongresi’inde tanışmış. Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin (GUHEM) ev sahipliğinde gerçekleştirilen, astronotların üye olduğu Uzay Kaşifleri Derneği’nin (Association of Space Explorers-ASE) toplantısında akşam yemeğine bilet alarak giden tek kişiymiş. “Hiç kimse davet etmedi. Duyunca hemen gittim. Aralarında daha önce fırlatmalarına katıldığım astronotlar vardı.” Alper Gezeravcı’nın fırlatmasını izlerken ise kararını vermiş: “Uzaya gideceğim.”
Diz üstü bilgisayarında yolculuğun kabin içinde her yolcu için ayrı bir kameradan çekilen videosu var. Kapsülün içinde yolcuların emniyet kemerleri ile bağlı oldukları koltuklar bir daire oluşturuyor. Gökhan Erdem’in hemen arkasında Forbes’un Global Milyarderler Listesi’nde 8,5 milyar dolarlık serveti ile 399’uncu sırada yer alan Tron Blokchain’in kurucusu Justin Sun oturuyor. Erdem yolculuk boyunca gülümsüyor. Sun’ın bir ara içinden bir şeyler mırıldandığı görülüyor.
Roket, atmosferde yaklaşık 3 bin 600 km hızla yükseliyor. Yerden yükseldikçe hız artıyor, atmosfer kararıyor. “Sonra simsiyah uzaya giriyorsun. O siyahı ve dünyanın mavi çizgisini görmek müthiş bir şeydi” diyor Erdem. Kapsül roketten ayrıldığında artık onu tutan hiçbir şey yok. Blue Origin, yolcularını uzayın başladığı sınıra Karman Hattı’na çıkarıyor.
Uluslararası Havacılık Federasyonu (FAI), Karman hattını yerden 100 km yukarısı olarak kabul ediyor. New Shepard roketi, atmosferin üçüncü katmanı mezosferin sonuna, dördüncü ve son katman olan Termosferin alt sınırına kadar çıkıyor, yani yaklaşık 105 - 107 km yüksekliğe ulaşıyor. Gökhan Erdem anlatırken neredeyse buna hayıflanıyor. Mümkün olsa profesyonel astronotlarla birlikte ISS’e gidip kalmak isteyecek kadar tutkulu bu konuda.
Gökhan Erdem’in uzay merakı çocukluğunda TRT’de yayınlanan roket fırlatmalarını izlerken başladı. Bu ilgi NASA’nın Mars’a gönderdiği Pathfinder’ı gün gün takip ederken tutkuya dönüştü. ABD’de telekomünikasyon alanında yüksek lisans yaptığı dönemde NASA ve ISS programlarını izleyen Erdem, Türkiye’ye döndükten sonra da ISS geçişlerini gözlemliyordu.
10 dakikalık bu kısa yolculuğa çıkmadan önce, Blue Origin’in fırlatmanın da yapıldığı Van Horn, Texas’taki kampüsünde iki günlük eğitim kampında her aşamayı adım adım planlamış. Tırmanış yaklaşık iki buçuk dakika sürüyor. Bittiğinde büyük bir sessizlik ve sakinlik… Tamamen yerçekimsiz değil ama yolcular kemerlerini çözer çözmez havalanıyor. Erdem planladığı gibi hemen ayağa kalkmış: “Camdan baktım, kabindeki arkadaşlarıma baktım, kameraya baktım. Bir takla atmak istedim. Ama orada sabit kalmak bile zor. O kadar keyifliydi ki!”
Yolcuların bazıları oturmaya devam ediyor. Daha geri dönüş için gerekli üç buçuk dakikaları bitmeden birçoğu kemerlerini takıp, inişi beklemeye başlıyor. Gökhan Erdem ise kemerini aceleyle bağlıyor. Sonrasında kapsül paraşütlerle süzülerek yere dönüyor. “Roketin ve kapsülün sistemine güvenim tamdı. İniş çok sakin geçti. O an, bir hedefin içindeyim artık duygusuyla doluydum” diyor Erdem. Kapsül, çölde bir oyuncak gibi görünüyor. Yere indikten sonra araçların gelip kendilerini almasını beklemişler. Her birinin fotoğrafları çekilmiş. Kapsül içinde tüm yolculara verilen GoPro kameralarla yapılan çekimleri de Blue Origin birkaç haftada göndermiş. Hepsi bu özel yolculuk paketine dahil.
Erdem, bu macera için ne kadar ödediğini açıklamıyor. Daha doğrusu Blue Origin’le imzaladıkları sözleşmeler gereği açıklayamıyor. Justin Sun, 2021’de Blue Origin’in ilk uçuşu için açık artırmada 28 milyon dolara bilet almıştı (sonra bu uçuşa katılamadı). Sun’ın İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan’ın duvara bantlanmış gerçek bir muzdan oluşan “Comedian” adlı eserine, Sotheby’s’in müzayedesinde 6,2 milyon dolar ödediği düşünülecek olursa… Daha sonra bu muzu bir basın etkinliğinde yemişti. “Kimse yolculuk için bu kadar ödememiştir, emin olabilirsiniz” diyor gülerek Gökhan Erdem.
Erdem kendisiyle birlikte seyahat eden Sun dahil diğer beş kişiyle halen görüşüyor. Kurdukları bir WhatsApp grubunda yazışıp heyecanlarını paylaşmaya devam ediyorlar. Justin Sun, Forbes Türkiye’ye yolculuk öncesi eğitimlerde birlikte vakit geçirme fırsatı bulduğu Erdem’den övgüyle söz ediyor: “Onunla çalışmak olağanüstü bir deneyimdi. Vizyonu disiplinle birleştiriyor. Zorlu durumlara uyum sağlama becerisi her zaman ekibimize ilham verdi. Profesyonel yeteneğinin ötesinde onu en çok öne çıkaran şey, güven inşa etmeye ve gerçek değer yaratmaya olan bağlılığı. Bence onun yolculuğu daha yeni başlıyor ve önümüzdeki yıllarda çok daha fazlasını başaracağına inanıyorum.”
Gökhan Erdem mümkün olursa bu yolculuğu tekrarlamayı hatta uzayda daha uzun süre kalmayı hayal ediyor ama gerçek hayata yani işlerine dönmüş durumda. Amcası Zeynel Abidin Erdem’in yönetim kurulu başkanı, babası Mehmet Nezih Erdem’in yönetim kurulu başkan vekili olduğu Erdem Holding’un CEO’su. Telekomünikasyonun yanı sıra doğal gaz dağıtım, inşaat ve atık geri dönüşüm alanlarında faaliyet gösteriyor. Gökhan Erdem’in genel müdürü olduğu Erdem Holding şirketlerinden merkezi İzmit’te bulunan Kompozit Kimya ve Elektromekanik Malzeme şirketi ise doğal gaz servis kutuları, yağmur mazgalları ve rögar kapakları gibi ürünler üretiyor.
Mevcut iş alanları ile uzay sevgisinin hiçbir bağlantısı yok ama uzay teknolojilerine yatırım yapmak istiyor: “Bir uydu programı, haberleşme ağları bu tip projeler olduğu zaman, bu alanlara yatırım yapan fonlara iştirak ederek yatırım yapabilirim.”