Küresel finans piyasası yatırımcıları son 20 yıl boyunca dijitalleşme ve para arzındaki genişlemenin desteklediği bir ortamda, nominal varlık değerlerinin kalıcı olarak yükseldiği bir piyasa yapısında hareket etti. Bu süreçte fiyatlama mekanizması fiziksel gerçeklikten giderek uzaklaşmış olsa da Rusya - Ukrayna savaşıyla belirginleşen ve son olarak İran krizindeki gelişmelerle hız kazanan enerji fiyatlarındaki yükseliş ve giderek artan emtia kıtlığı bu dengeyi tersine çeviriyor. Bununla birlikte emtia piyasalarında “Süper Döngü 2.0” olarak adlandırılan yeni bir piyasa rejimine geçişin başladığını da ortaya koyuyor. Bu yaşananlar 2000’li yılların başında Çin’in hızlı sanayileşmesiyle tetiklenen ilk süper döngüden farklı.
Çünkü bugün emtia talebi tek bir kaynaktan gelmiyor. Trump’ın ikinci başkanlık döneminde başlayan ticaret savaşlarıyla hız kazanan deglobalizasyon, enerji dönüşümüyle artan elektrik altyapısı yatırımları ve Rusya - Ukrayna savaşı sonrası öne çıkan enerji güvenliği ihtiyacı aynı anda emtia talebini yukarı çekiyor. Kurumsal yatırımcılar ve aile ofisleri açısından bakıldığında bu gelişme, geçici bir fiyat hareketinden ziyade portföylerin yeni makro rejime ve uzun vadeli emtia trendine göre yeniden konumlandırılmasını gerektiren yapısal bir kırılmanın işareti.