Giderek daha fazla aile şirketinde genç kuşak karar süreçlerine aktif biçimde katılıyor. Aileler, şirket mülkiyetini korurken yönetim kurulları ve profesyonel yöneticiler daha fazla sorumluluk üstlenmiş durumda. Deloitte’un güncel araştırmasına göre aile şirketlerinin yüzde 40’ı bir liderlik değişimi sürecinde bulunuyor veya önümüzdeki on yıl içinde bu süreci yaşayacak.
Ailenin finansal varlıkları, gayrimenkulleri ve diğer yatırımları üzerindeki karar yetkisi de kademeli olarak yeni nesle geçiyor. Yatırım komitelerinde soru soran genç kuşak, sermayenin yönünü giderek daha fazla belirliyor. Bu geçiş dönemini “Sessiz Devir” olarak tanımlamak mümkün: Servetin mülkiyeti henüz resmen el değiştirmedi ancak karar gücü çoktan yeni nesle kaymaya başladı. UBS Global Next Generation Report 2026’ya göre önümüzdeki 30 yıl içinde 83 trilyon dolarlık özel servet yeni nesle geçecek. Aile şirketlerinde ve gayrimenkulde yoğunlaşan sermaye, yeni kuşağın farklı öncelikleriyle daha likit, profesyonelce yönetilen, dijital yatırım araçlarına açık ve küresel portföylere yöneliyor. Bu süreç, “family office”ler (aile varlık yönetimleri) ve varlık yöneticileri açısından müşteri ilişkilerinin yeniden şekillendiği stratejik bir dönem.