Büyüme çağındaki bir çocuğun vücuduna yerleştirilen titanyum bir plaka, çoğu zaman ileride yeni ameliyatlar demek; çocuk büyür, metal yerinde kalır. Peki ya implant, görevi bitince eriyip kaybolsa ve yerinde çocuğun kendi dokusu büyüse? Son yılların en hareketli alanlarından rejeneratif tıp yani vücudun kaybettiği doku ve organ işlevlerini yeniden kazandırmaya çalışan tıp dalı, tam da bu soruyu laboratuvardan ameliyathaneye taşıyor. Biyomalzemeler, üç boyutlu yazıcılar ve yapay zeka destekli tasarım bir araya gelince, kaybedilen dokuyu yeniden üretmek artık bir hayal değil. Türkiye’den çıkan Bloocell de bu alanın girişimlerinden.
Şirketin kurucusu ve CEO’su Mustafa Cüneyt Çıkman’ın sağlık teknolojilerindeki yolculuğu yaklaşık 30 yıla dayanıyor. Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Endoprotez Bölümü mezunu Çıkman, ardından kimya teknolojileri ve ekonomi okudu. Bloocell’in çıkış noktası, mevcut tedavilerin bazı hasta gruplarında yetersiz kalmasıydı. “Vücudun kendi iyileşme mekanizmasını kullanarak eksik doku ve organ fonksiyonlarını nasıl yeniden oluşturabiliriz?” sorusuyla, yaklaşık 10 yıl önce doktorlardan ve kliniklerden gelen ihtiyaçlar üzerine yola çıkmışlar.