Zeki Sarıbekir’in takviminde boşluk bulmak zor. Bir önceki hafta üç gün süren Güney Afrika iş gezisi, dönüşte İstanbul’da toplantı maratonu… Sarten Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su, görüşmemizin ardından bu yılın tek tatili için yurt dışına çıkacak. Onu da şerhli anlatıyor: “Ağustos ayında da çalışacağım. Teknem filan yok, hep işimizin başındayız. Hobiler ancak daha ileride, şu an gerçekleştireceğimiz projelerimiz var…” 22’si yurt içinde, dördü yurt dışında toplam 26 tesisiyle Sarten Ambalaj 2025’i 730 milyon dolar ciroyla kapattı. Bunun 610 milyon doları Türkiye’den geldi. Kalan 120 milyon dolar yurt dışında bulunan tesisler ve satış ofislerinden geliyor. Türkiye cirosunun yüzde 35’i 70 ülkeye yapılan ihracattan elde ediliyor.
Metal ambalajlar, kavanoz kapakları ve plastik ürünler üreten 54 yıllık şirket, adını hiç duymasalar da tüketicilerin hayatında. Sabah kahvaltıda Nutella kavanozunun kapağını çeviren, öğlen Dardanel konservesini açan, akşam tabağının kenarına Heinz ketçabı sıkan ya da duşta Palmolive ve Duru şişesine uzanan herkes aslında bir Sarten ürünü tutuyor. Bizim Yağ’ın beş litrelik tenekesi, Raid sineksavarın kutusu ve nalburdaki boya kutuları da aynı makine parkından çıkıyor. Sarıbekir’e göre yalnız kendi ürünleriyle bir süpermarketin rafları baştan sona doldurulabilir: “O yüzden kendimize ambalajın süpermarketi diyoruz.”