Christies’in 5 Mart’ta gerçekleştireceği “The Art of the Surreal Evening Sale”in 24’üncü edisyonu, adıyla müsemma gerçeküstü bir müzayede olsa da satışa çıkacak eserler için yapılacak milyon dolarlık yatırımlar fazlasıyla gerçek. Zira geçen yılın en önemli sanat olaylarından biri Rene Magritte’in ikonik “L’Empire des Lumières” eserinin Sotheby’s Londra’da yaklaşık 79,8 milyon dolara satılması olmuştu. Bu durum, sanatçının imzasını taşıyan bir eserin en yüksek satış rakamına ulaşmasını sağlamakla kalmamış sürrealistlerin sanat piyasası içindeki değişmez gücünü bir kez daha gözler önüne sermişti. Ancak çekicin indiği bu ve benzer fiyatlar, ünlü müzayede evlerinin iyimser bir pazar tahmini yapması için yeterli değil.
2024’te ekonomik belirsizliklerin ve dalgalı yatırım trendlerinin gölgesinde çalkantılı bir yıl geçiren küresel sanat piyasasında Christie’s, Sotheby’s, Phillips ve Bonhams’ın toplam satışları, yılın ilk yarısında 2023’e kıyasla yüzde 26 oranında düşerek pandemi öncesi seviyelerin altına gerilemişti. Bu süreçte, küresel sanat piyasasının pandemi sonrası yükseliş göstererek 2023’te 67,8 milyar dolara ulaşmasına karşın 2024’te yavaşlayarak beklenmedik bir durgunluğa girmesi önemli bir etken. Yatırımcıların güvenli liman arayışına girerek sanat piyasasının dinamikleri değiştirmeye başlaması da öyle.
Forbes Türkiye’nin geçen aralık sayısında yer alan “Kaosun Estetiği” başlıklı yazıda sanat dünyasının yapay zekanın giderek yükselen etkisiyle birlikte büyük bir dönüşüm geçirdiği vurgulanmıştı. Bu değişimin en çarpıcı göstergelerinden biri de “AI God: Portrait of Alan Turing” adlı eserin Sotheby’s müzayedesinde 1,32 milyon dolara satılması oldu. Başlangıç fiyatı 120 bin - 180 bin dolar arasında duyurulan eser yalnızca satış rakamıyla değil yol açtığı tartışmalarla da gündeme damga vurdu. Alan Turing’in portresinden ilhamla yaratılan ve ilk ultra gerçekçi robot sanatçısı Ai-Da tarafından üretilen bu eser, yapay zekanın sanatta yeni bir dönem başlattığının göstergesiydi.
Şimdi ise 2025 sanat piyasasını şekillendirmesi beklenen eşik noktalarından biri karşımızda. 5 Mart’ta Christie’s tarafından düzenlenecek bu müzayede, klasik isimler dijital rönesansın yapıtlarına meydan okumayı sürdürürken piyasada yeni dengelerin nasıl olacağının işaret fişeği niteliğinde.
Üstelik öncesinde düzenlenecek sergiler ve etkinliklerle birlikte müzayede, yalnızca büyük ustaları bir araya getirmekle kalmıyor; aynı zamanda sanat akımının 20’nci yüzyılda geçirdiği evrimi de kronolojik bir anlatıya dönüştürüyor. Müzayede kataloğunda yer alan 13 sanatçı arasında René Magritte, Paul Delvaux, Jean Arp, Max Ernst, Leonora Carrington ve Salvador Dalí gibi sürrealizmin en önemli isimleri var.
Paris ve Brüksel’de 1920’lerde ve 1930’larda zirveye ulaşarak altın çağını yaşayan, ardından savaş sonrası Avrupa ve Amerika’da farklı yönlere evrilen bu akım, sanatseverler için halen hem gizemli hem de fantastik bir evrenin derinliklerine açılan benzersiz bir yolculuk özelliği taşıyor. Satışın yıldızı ise ‘şimdilik’ René Magritte’in 1930’lara ait başyapıtı “La reconnaissance infinie”. Sanatçının sırlarla dolu yapıtlarından biri olan bu tablo, klasik Magritte temalarını taşırken izleyiciye sanatçının akıl ve bellek oyunlarıyla dolu dünyasının kapısını aralıyor.
Ancak Magritte’in yanı sıra koleksiyoncuları oldukça heyecanlandıran bir isim daha var. Sürrealizmin şairi olarak anılan Paul Delvaux’nun, 30 yılı aşkın süredir özel bir koleksiyonda saklanan üç başyapıtı—Les belles de nuit (1936), La ville endormie (1938) ve Nuit de Noël (1956)—ilk kez açık artırmaya çıkıyor. Üstelik tahmini satış rakamları hayli çarpıcı.
Les belles de nuit için 500 bin ile 1 milyon sterlin, La ville endormie için 1 milyon 200 bin ile 1 milyon 800 bin sterlin, Nuit de Noël için ise 1 milyon ile 2 milyon sterlin aralığında değer biçiliyor. Ancak bu satış, yalnızca bir müzayedenin çok ötesinde… Delvaux’nun eşsiz dünyasına açılan, sanat tarihine ışık tutan bir yeniden keşif anı olarak da anılacak.
“The Art of the Surreal Evening Sale”in sunduğu sanat şöleni bu kadarla sınırlı değil. Jean Arp’ın 1929 tarihli ve bugüne kadar tek bir koleksiyonda muhafaza edilen ahşap kabartması “Amphore Infinity” adlı eseri ve Salvador Dalí’nin erken dönem yağlıboyalarından biri de sürrealist evrenin farklı anlatım biçimlerini keşfetmek isteyenlerin yakın takibinde olacak. Ancak koleksiyonerlere göre en büyük sürpriz, Magritte’in Sahte Ayna temasına odaklanan ve bugüne kadar bilinen tek guaj versiyonunun satışında yaşanabilir. Bu nadir eser hem sürrealist imgelerin hem de Magritte dünyasının emsalsiz bir tezahürü.
1989’daki başlangıcından bu yana Christie’s The Art of the Surreal Evening Sale satışlarından sürekli rekor kıran sonuçlarla döndü. Eğer sürrealist eserler beklenenin ötesinde fiyatlara alıcı bulursa, bu durum klasik isimlere yönelik ilginin yeniden canlandığının, yapay zeka destekli sanatın yükselişi karşısında yalnızca sürrealistlerin değil eski ustaların hâlâ sarsılmaz bir güç olmaya devam ettiğinin bir göstergesi olacak. Yani bu ay Christie’s bir kez daha gerçeküstü düşlerin, piyasa gerçekleriyle buluşmasına şahitlik edecek.