Türkiye’de dijital banka denince ilk akla gelen isimlerden biri Deniz Güven. Ocak ayı kapak haberi hazırlanırken ulaştığımız pek çok yönetici “görüşmelisiniz” diye onu adres gösterdi ve zaten biz de öyle yapmıştık. Çünkü Güven, Türkiye’de dijital banka lisansları verilmeye başlamadan çok önce bunu Singapur’da yapmıştı. 2006 - 2017 yılları arasında Garanti Bankası’nda çalışıp son olarak genel müdür yardımcısı olarak dijital bankacılık birimi IGaranti’yi kuran Güven, 2017’de Hong Kong’un en büyük bankası (her üç müşteriden ikisi onların) Standard Chartered’da çalışmaya başladı. Bir yıl sonra da Standard Chartered’ın yüzde 75 hissedarı olduğu dijital banka Mox’un CEO’su olarak bankanın kuruluşunu gerçekleştirdi. Mox’un diğer ortakları, Hong Kong Telekom (HKT) ve Asya’nın en büyük online seyahat acentası Trip.com Group.
Mox ortaklarının güçlü müşteri tabanının da etkisiyle kurulduktan sadece 15 gün sonra 30 bin müşteriye ulaşmış, bir ay geçmeden de toplam mevduatı 236 milyon dolar olmuştu. Güven daha sonra yine Standard Chartered’ın hissedarı olduğu, kendisinin de halen yönetim kurulunda üye olarak yer aldığı Trust Bank Singapur’un kuruluşunu gerçekleştirdi. Bu kez ortakları ülkenin en büyük süpermarket zincirlerinden Fair Price Group’tu. “Buradan da anlayacağınız gibi büyük bankalar hem defans hem de atak yapabilmek için farklı operasyonel modeller geliştiriyor” diyor Güven. Mox ve Trust buna birer örnek.
Dijital bankalar için ikinci bir model de bir fintekin farklı bir dikeyden gelip dijital bankaya dönüşmesi. Bunun da dünyada örnekleri çok (Revolut ve Mondi gibi) Türkiye’deki ilk örneği ise Güven’in de yönetim kurulu üyesi olduğu Colendi.
Bir de ne banka ne de finansal kuruluş sınıfına girmeyen ama güçlü müşteri tabanına sahip olup dijital banka kurarak ya da iş birlikleri yaparak bu tabana hizmet verenler var.
Deniz Güven, Mox’un Singapur’da 170 yıllık bir geçmişe sahip Standard Chartered, HSBC ve Bank Of China gibi köklü bankaların da yer aldığı 62 banka arasında, yedinci büyük banka konumuna geldiğini söylüyor. “Ki bu son ikisi Hong Kong’un parasını basan bankalar, paraların üzerinde onların amblemi var düşünün” diye ünlemliyor Güven. Söylediğine göre özellikle krediler ve kredi kartı gibi ürünlerde hızlı büyüme devam ediyor. Ayrıca yeni yatırım ürünleri getirdiler. Mesela Hong Kong’da ilk defa kripto tabanlı elektronik transfer hizmeti sunan banka Mox.
Ancak burada şunu da hatırlamak gerek, Türkiye’de bankaların dijital kanalları zaten çok iyi ve onlarla rekabet etmek daha zor. Deniz de aynı şeyi vurguluyor. “Herhangi bir bankanın mobil bankacılık uygulamasına baktığınızda bulamayacağınız bir fonksiyon ve servis pek yok. Fiyat olarak fark yaratabilir misiniz? Zor yaratırsınız. O zaman yaratacağınız fark, iyi bir dağıtım ağı kurmak olmalı.” Bu açıdan şu anda Türkiye’de Güven’in tarifine en iyi uyan örnek TOM Bank.
Güven güçlü bir müşteri portföyü üzerine oturmanın da başarı için yeterli olmadığını hatırlattıktan sonra: “Kısa dönem kârlılıklar dışında uzun dönem stratejilerinde yeni müşteri segmentlerini ve bu müşteri segmentlerinin alışkanlıklarına uygun bir bankacılığı; paranın her yerde olduğu -yani gömülü bir şekilde her yerde olduğu- modelleri yakalayamayanların, bugünün mobil bankaları bile olsalar, ‘geleneksel’ kalacaklarına inanıyorum” diyor.
Onun geleceğin bankası vizyonu ise müşterisinin her anında yanında olan ve tüm finansal ihtiyaçlarını karşılayan bir nevi kişiye özel yapay zeka bankacılık uygulaması. “Automated Money” veya “Programmable Money” diyor Güven ve bu kavramların önümüzdeki dönemin en önemli konu başlıkları olacağını söylüyor. “Bankalar hayatımızda kalmaya devam edecek ama rolleri değişecek. Bugüne kadar hep müşteriyle para arasında bir kanal olarak kaldılar. Artık parayla kullanıcıyı farklı bir şekilde nasıl bir araya getirebileceklerine cevap arayacaklar. Ben gerçekten paramla daha yakın nasıl çalışabilirim veya param benim için nasıl çalışabilir? İşte buna cevap verecek sistemlere Automated Money veya Programmable Money diyoruz” diye anlatıyor uzun uzun. Müşterilerinin, ihtiyacını, problemlerini, ödemelerini, para giriş çıkışlarını onlar için düşünüp, ne plan yapacağını onlarla birlikte karar veren bir banka... İşte Deniz Güven böyle bir bankanın hayalini kuruyor.
Ama artık bu hayali bizzat kurucusu olarak gerçekleştirmek niyetinde değil. “Banka kurmak heyecanlı ama bir roller-coaster’a binmek gibi” diye tarif ediyor bu deneyimi. İki dijital banka kurarak bu heyecandan kendine düşen payı yeterince almış. Şimdi yatırımcı tarafında ve hayalindeki gibibanka ve finans kuruluşlarının büyüyüp gelişmesini böylece de sağlayabilir.
Güven, henüz çok fazla detay vermek istemediği biri Abu Dabi diğeri Londra’da kurulu iki fonla sadece finteklere yatırım yapıyor. Londra’da 15, Abu Dhabi’de de yedi yatırımcısı bulunan fonlarla bugüne kadar dünyanın her yerinden 26 finteke yatırım yaptığını söylüyor. Güvene göre bu 26 yatırım içinden bazıları ilerde belki dijital bankaya dönüşecek.
İçlerinde Türkiye’den iki örnek de var. Biri, Minted Connect, diğeri de Cashy. Minted Connect gömülü değerli metal işi yapıyor. Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere’de de faaliyet gösteren şirket, altın, gümüş, platin, paladyum gibi değerli maden alıp satımı için servis sağlayıcılığı hizmeti, Cashy de nakit yönetimi sistemleri sunuyor.
Güven, yatırım yaptıkları şirketlerden birinin de Dubai merkezli Fuse olduğunu söylüyor. Dubai’de Merkez Bankası lisanslı şirket, finansal kurumlara, bankalara ve büyük şirketlere onların kendi platformları üzerinden digital varlık alıp satma imkanı sağlıyor.Güven şirketin büyümeye devam ettiğini ve Türkiye’ye de geleceğini söylüyor.
Yatırım yaptığı geri kalan 23 fintek, fonların büyüklükleri, kendisiyle birlikte diğer kurucu ortaklar… Güven şimdilik bu sorulara yanıt vermiyor ve “hayatta söylemem” diyor gülerek. “Her şeyin bir zamanı var.”
Dijital bankada yarış başladı / Haber Detay- Tıkla Oku
İlk bankacı fintek: Colendibank / Haber Detay- Tıkla Oku
Perakendenin gücü: TOM Katılım Bankası / Haber Detay- Tıkla Oku
Kolay, çevik, basit: Hayat Finans Katılım Bankası / Haber Detay- Tıkla Oku