ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs'te bulunan Albert Long Hall'da düzenlenen Boğaziçi Yetenek Zirvesi'ne katıldı. Akyol, etkinlik kapsamında "Algoritmalar Çağında Teknoloji Yöneten İnsan" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Dünyada yılda 200 milyar dolar yapay zeka yatırımı yapılan bir dönemden geçildiğini ifade eden Akyol, yapay zeka yatırımlarının çıktılarının yavaş yavaş yansımaya başladığına dikkat çekti. Akyol, "Daha büyük sonuçlara da hep beraber şahitlik edeceğiz diye değerlendiriyorum." dedi.
ASELSAN'ın piyasa değeriyle Türkiye'nin en değerli şirketi unvanını taşıdığına işaret eden Akyol, ayrıca Türkiye'de tek çatı altında en çok mühendis çalıştıran şirket olduklarını söyledi.
"Kilogram başına ihracatımız 2 bin 200 dolar"
Türkiye'nin en nitelikli kadrosuyla en zor işleri yapan bir takım olduklarını belirten Akyol, yaptıkları işlerin Türkiye'de değer gördüğünü vurguladı. Akyol, "Kilogram başına ihracatımız 2 bin 200 dolar. 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık." bilgisini verdi.
Askeri alanda bütün çipleri tasarlayabildiklerini anlatan Akyol, sivil taraf için çok büyük ölçek gerektiğini ve buradaki fırsat penceresini bir sonraki teknoloji olan kuantum çip tasarımı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Kuantum çiple ilgili araştırma laboratuvarları bulunduğunu ve yeni teknoloji üslerinde konuyla ilgili bir laboratuvar daha kurduklarını aktaran Akyol, şunları kaydetti:
"Kuantum çip dizaynı yapabilen, bunu da üretebilmeye yönelik yatırımlar yapan bir şirketiz. Aynı anda bu yüksek işlem gücünü ASELSAN'ın iç ağıyla kurmuş durumdayız. Oldukça hassas işler yapıyoruz, kapalı ağda çalışıyoruz. Türkiye'nin bilebildiğimiz kadarıyla en büyük veri merkezine sahibiz. Burada olağanüstü yapay zeka modelleriyle ürünlerimize, süreçlerimize katkı sağlamak istiyoruz."
Yapay zeka ile üretim süresi kısaldı
Türk ordusunun ve güvenlik güçlerinin büyük bir operasyonu yürüttüğünü belirten Akyol, bu alanda birikmiş verilere erişim sağlamanın kendileri için büyük avantaj olduğunu vurguladı. Akyol, bu avantajı ASELSAN'ın ve Türkiye'nin lehine çevirmek istediklerini dile getirdi.
SİHA'lardan elde edilen 100 bin saatlik kayıtlı kamera verisi bulunduğuna dikkat çeken Akyol, "Böyle veriye sahip olan bir ülke yok. Bunların hepsi teknoloji geliştirirken, milletimize hizmet etmek açısından da büyük imkanlar tanıyor." ifadelerini kullandı.
Her alanın kendine özel problemleri olduğu için kendi yapay zeka modellerini geliştirdiklerini belirten Akyol, büyük dil modellerinin genel çözümler getirdiğini ancak optimizasyonda verimsizlikler yaşanabildiğini aktardı. Akyol, bir alana özel model geliştirildiğinde daha verimli, hızlı ve doğru işler yapıldığını söyledi.
Malzeme seçiminden insan kaynakları süreçlerine kadar birçok alanda yapay zekayı kullandıklarına işaret eden Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü:
"ASELSAN, yapay zekanın bütün unsurlarını süreçlerinde uyguluyor ve buradaki verimlilik artışının, tasarrufun, hızlanmanın bize yıllık getirisi 39 milyon dolar oldu. 730 bin saat işçilik kazancını da elde etmiş olduk. SİHA'larımızın kameralarıyla ilgili ilk ambargoyla yüzleştiğimiz dönemde kamera yapmamız 8 yıl sürdü, son kamerayı ise 3 yılda yaptık. Yapay zeka bu çalışmalara katkı veriyor, başka parametreler de var ama inovasyon döngümüz giderek hızlanıyor."
Yapay zekanın insanları işsiz bırakan bir teknoloji olmadığını vurgulayan Akyol, bunun iş yapısını değiştiren bir teknoloji olarak yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu belirtti. Yapay zekanın bir araç olduğunu ifade eden Akyol, "Ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı söylüyor ama neden ve nereye kısmına cevap vermiyor. Yapay zeka geminin kaptanı değildir, geminin kaptanı insandır." değerlendirmesinde bulundu.
Ahmet Akyol, ASELSAN'la yol yürümek isteyen gençlerin sayısının giderek arttığını dile getirerek, bu yıl 137 kişinin yurt dışından Türkiye'ye gelerek şirketlerinde işe başladığını bildirdi.