Arama

LA Lakers'dan Liverpool'a: Spor takımları neden milyarlarca dolar değere ulaştı?

Los Angeles Lakers'ın 12,5 milyar dolar değerlemeyle el değiştirmesi, Jeff Bezos'un 6 milyar doları aşan değerlemeyle Liverpool'a ortak olması yeni bir trendin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Peki 2000'lerin başında birkaç yüz milyon dolar olan bu takımlar nasıl 10 milyar doları aşan değerlemelere geldi.?

17 Ağustos 2026, 15:07

 

Çok da uzun olmayan bir süre önce, ABD'nin en büyük ikinci şehri Los Angeles'ta bir NBA takımını sadece 2 milyar dolara almak mümkündü. Ancak o günler artık geride kaldı.

Bob Iger ve Joshua Kushner, bu hafta Los Angeles Lakers'ın kontrolünü satın aldıklarını duyurdu. Anlaşma takıma tam 12,5 milyar dolar değer biçti.

Bu rakam bir NBA takımı için rekor anlamına geliyor. Söz konusu devir işlemi, sadece geçen yıl takım için ödenen 10 milyar dolarlık değeri de geride bıraktı. Bu satış, spor kulüplerinde hızla artan fiyat eğiliminin son örneği oldu.

Peki bu durum bir çılgınlık mı, yoksa piyasanın makul bir şekilde yeniden belirlenmesi mi? Dallas Mavericks'in eski sahibi Mark Cuban e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, "Tıpkı diğer her şey gibi, bir şeyin değeri birinin ona ödemeye razı olduğu miktar kadardır." dedi.

Satış rakamları giderek katlanıyor

Cuban, Mavericks'i 2000 yılında sadece 285 milyon dolara satın almıştı. 2023 yılında takımın çoğunluk hissesini Miriam Adelson ve damadı Patrick Dumont'a sattığında ise kulüp 3,5 milyar dolar değerindeydi.

Aynı yıl NBA takımlarından Phoenix Suns ile WNBA takımı Mercury de el değiştirdi. Takımlar 4 milyar dolar değerlemeyle, mortgage kredilerinden servet edinen Mat Ishbia'ya satıldı.

Yine 2023'te basketbol efsanesi Michael Jordan, Charlotte Hornets'in çoğunluk hisselerini devretti. Anlaşma takıma 3 milyar dolar değer biçti. Bu rakam, Jordan'ın 2010'da ödediği tutardan tam 2,7 milyar dolar daha fazlaydı.

O dönemde, özellikle pazar büyüklükleri düşünüldüğünde bu rakamlar tuhaf karşılanmıştı. Oysa bu satışlar hiper büyümenin sadece başlangıcıydı.

2025'te Bill Chisholm liderliğindeki bir grup, Boston Celtics'i 6,1 milyar dolar değerlemeyle devraldı. Bundan birkaç ay sonra da finansör Mark Walter, Lakers'ın çoğunluk hissesini 10 milyar dolar değerlemeyle satın almıştı.

Amerikan futbolu ligi NFL takımları çok daha nadir satılıyor. Buna rağmen Seattle Seahawks takımı geçen ay 9,6 milyar dolara satılarak piyasanın güncel boyutunu gösterdi.

Yayın gelirleri ve yeni pazarlar fiyatları uçurdu

Herrick hukuk firmasının ortaklarından Irwin Kishner, pazarın genişlemesine ilişkin konuştu. Kishner, "Bir tavana yaklaştığımıza kesinlikle inanmıyorum. Özellikle en çok bilinen takımlarda rakamların sadece daha da yükseleceğini öngörebilirsiniz." değerlendirmesini yaptı.

Kishner bu sözleriyle New York Knicks, Dallas Cowboys ve beyzbol liginden New York Yankees gibi devleri kastediyor. Nitekim Yankees bu hafta aldığı 2,6 milyar dolarlık yatırımla değerini 10 milyar dolara yaklaştırdı.

Spor sektörü temsilcileri, fiyatların artmasında birkaç temel etkenin rol oynadığını belirtiyor. Spor etkinlikleri, canlı televizyon yayınları için kalan son büyük çekim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu nedenle liglere ve takımlara yayın hakları için devasa ödemeler yapılıyor.

Kishner, NBA'in yayıncılarla yaptığı 11 yıllık yeni anlaşmaya işaret etti. Bu anlaşmanın yayın bedeli tam 77 milyar doları buluyor.

Spor bahislerinin yasallaşması da kulüplere yeni bir gelir kapısı araladı. Ayrıca canlı spor etkinliklerinin yapay zeka tehdidinden korunabileceği düşüncesi yatırımcıları çekiyor. Nitekim Lakers yatırımını yapan Joshua Kushner'in şirketi de teknoloji tarafından sarsılmayacak sektörlere odaklanıyor.

Sivil miras mı ticari meta mı?

Milyarderlerin giderek zenginleşmesi de piyasayı hareketlendiriyor. Ancak son anlaşmaların birçoğunda bireysel alıcılar değil yatırım grupları öne çıkıyor.

Amazon'un kurucusu Jeff Bezos, geçen cuma günü dev bir grubun parçası olarak sahneye çıktı. Bezos'un dahil olduğu kalabalık yatırımcı grubu, Liverpool Futbol Kulübü'nün yaklaşık üçte birini 6 milyar dolardan yüksel bir değerlemeyle satın aldı.

Mark Cuban pazarın geleceğine yönelik, "İleriye dönük olarak bir kişinin bir takım için tek başına çek yazmasının nadir olacağını düşünüyorum. Bu da beraberinde kendi doğal değişikliklerini getiriyor." ifadelerini kullandı.

Herkes bu devasa nakit akışını olumlu karşılamıyor. Maryland Üniversitesi'nde spor sosyolojisi uzmanı David Andrews, "Spor, altın yumurtlayan kazdır." dedi.

Kulüplerin aşırı ticarileşmesi halinde taraftarların küsüp küsmeyeceğini merak ettiğini dile getiren Andrews, "Ancak bu pek de yaşanmış gibi görünmüyor. Her nedense kaz hala cazip ve hiper finansallaşmaya rağmen oyunun büyüsüne kapılmaya devam ediyoruz." yorumunu yaptı.

Medya patronu Bill Simmons ise aşırı zenginlerin spor takımlarını birer yatırım aracı olarak görmesinden yakındı. Simmons, bu kulüplerin korunması gereken sivil varlıklar olduğuna dikkat çekti.

Simmons, hazırladığı podcast programında, "En iyi takımları yöneten insanların aslında o takımları önemsediğini düşünmek istiyorsunuz." dedi. Simmons, spor takımlarının devasa birer risk sermayesi oyununa dönüştüğü bir dönemin yaklaştığını savundu.

Lakers'ın el değiştirmesine tepki gösteren Simmons, "Birinin Lakers'ı Bel Air'deki bir malikaneyi elden çıkarır gibi bir buçuk yıl içinde alıp satmasını izlemek çılgınca. Bu takım ligin tacındaki mücevher." değerlendirmesini yaptı.

Simmons ayrıca Bob Iger ve Joshua Kushner'in de Lakers'ı sadece finansal bir varlık olarak göreceğini iddia etti. Kushner ve Iger ise satın almayı duyurduktan sonra yayınladıkları açıklamayla endişeleri yatıştırmaya çalıştı. İkili açıklamalarında, "Los Angeles Lakers'ın emanetçileri olma fırsatını elde ettiğimiz için büyük onur duyuyoruz." dedi.

Yatırımcılar sadece alıp satmak istemiyor

Uzmanlar takım sahiplerinin hisselerini kısa sürede satmasına ihtimal vermiyor. Eskiden NBA'in küresel iş stratejisini yöneten Diane Gotua da yatırımcıların motivasyonunu değerlendirdi.

Gotua, "Bu takımların sahiplerinin motivasyonunun alıp satmak olduğunu sanmıyorum. Bu neredeyse bir miras aracı. İnsanlar bu şekilde bilinmek ve hatırlanmak istiyor." dedi.

Knicks'in şampiyonluk yürüyüşünde şehrin nasıl kenetlendiğini gördüğünü anlatan Gotua, spor takımlarının diğer iş anlaşmalarından farklı olduğunu vurguladı.

Gotua sözlerini, "İzleyicileri, etkiyi ve toplulukları bir araya getirmeyi kopyalamanın gerçekten zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü günümüzde her şey çok fazla parçalanmış durumda." ifadeleriyle sonlandırdı.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok