Bugünlerde her şirket, insanların yaptığı işleri yapay zeka ile nasıl otomatikleştirebileceğini çözmeye çalışıyor. Görünüşe göre yapay zeka, bunu yapmaya da yardımcı olabiliyor. 2019 yılında kurulan San Francisco merkezli girişim Scribe, çalışanların dizüstü bilgisayarlarında çalışan, ekranlarını kaydeden ve onları sessizce çalışırken izleyen bir tarayıcı eklentisi geliştiriyor. Scribe’ın yapay zeka yazılımı, işletmelere tekrar eden görevlerde yer alan adımlar hakkında içgörü sağlamakla kalmıyor aynı zamanda farklı ekiplerin nasıl çalıştığını açıkça anlatan, açıklamalı ekran görüntüleri ve tıklama talimatları içeren adım adım rehberler ve eğitimler de otomatik olarak oluşturabiliyor.
80 bin şirket çalışanlarını eğitmek için kullanıyor
Bu aynı zamanda yapay zeka ajanlarına insanların nasıl çalıştığını öğretmek için de mükemmel: Ne yapılacağını, hangi araçların kullanılacağını ve farklı görevlerin kendi başlarına nasıl yürütüleceğini gösteriyor. CEO ve kurucu ortak Jennifer Smith, “Şirketler, organizasyonlarımızı insanlar ve ajanlar için anlaşılır hale getirmemiz gerektiğini fark ediyor” diyor. Bugün LinkedIn, HubSpot ve T-Mobile dahil 80 bin müşteri, yeni çalışanları karmaşık iş akışları konusunda eğitmek ve verimsizlikleri tespit etmek için Scribe’ın rehberlerini kullanıyor, bu da zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyor. İnsanlar yerine ajanları eğitmek ise hala çok yeni bir alan.
Scribe sayesinde, 2025 geliri 1,2 milyar dolar olan pazarlama yazılımı şirketi Klaviyo, satış temsilcilerinin potansiyel müşteriler hakkında bilgi bulmak için farklı araçlar arasında saatler harcadığını öğrendi. Bu süreç gelecekte otomatikleştirilebilir. Başka bir şirkette Scribe, müşteri hizmetleri temsilcilerinin “Siparişim nerede?” gibi basit bir soruya yanıt verebilmek için e-posta ve Teams gibi 20 farklı araç arasında dolaşmak zorunda kaldığını tespit etti. Bir diğer şirkette ise destek temsilcilerinin farklı sistemler arasında kopyala-yapıştır yaparak 400 saatten fazla zaman harcadığı ortaya çıktı.
Yapay zeka dalgası, Scribe’ın büyümesi için büyük bir itici güç oldu. Şirket geçen hafta, nisan ayında yıllıklandırılmış tekrar eden gelirinin 100 milyon doları geçtiğini açıkladı; bu da yalnızca o ay yaklaşık 8,3 milyon dolar gelir anlamına geliyor. 6 milyondan fazla çalışanın dizüstü bilgisayarında Scribe uygulaması bulunuyor ve işletmeler 20 dolarlık aboneliklerden milyonlarca dolarlık sözleşmelere kadar değişen ücretler ödüyor. Yaklaşık 600 bin kuruluş uygulamanın ücretsiz sürümünü kullanıyor; bu sürüm tarayıcı üzerinden yapılan işleri kaydediyor, ücretli planlar ise masaüstü uygulamalarını da kaydedebiliyor. OpenAI, Anthropic ve Google sistemleri üzerine inşa edilen Scribe’ın yapay zeka modelleri, yeni çalışanların işe alım süreçleri, talep yönetimi veya müşteri yanıtları gibi 15 milyon farklı iş akışını kaydedip analiz etti ve insanların 40 bin farklı iş uygulamasında nasıl çalıştığını gözlemledi. San Francisco merkezli girişim, kasım ayında aldığı 75 milyon dolarlık Seri C yatırımı sonrası 1,3 milyar dolar değerlemeye ulaştı.
"Kurumsal bilgi birikimi insanların kafasında yaşıyor"
Girişimin kökenleri, Smith’in danışmanlık günlerine dayanıyor. Smith, 15 yıldan uzun süre önce McKinsey’de iş analisti olarak çalışırken, çoğu şirketin çalışanların saatlerini harcadığı gerçek iş süreçlerini yeterince anlamadığını fark etti. İnsanların ne yaptığını öğrenmenin ve yöneticilerin onları daha verimli hale getirmesinin yolu ise daha da zahmetliydi. Smith, bir çalışanın arkasına sandalye çekip omzunun üzerinden ne yaptığını not alıyor ve araçları daha iyi kullanmanın yollarını bulan onlarca çalışanla görüşmeler yapıyordu. “Kurumsal bilgi birikimi insanların kafasında yaşıyor. Muhtemelen bir işletmenin en önemli varlığı bu ve aslında sahip olmadığınız, göremediğiniz ya da kullanamadığınız bir şey" diyor.
Smith, bir çalışanın omzunun üzerinden sürekli izlemekten daha iyi bir yöntem olması gerektiğine inanıyordu. Cevap: Yapay zeka. 2019 yazında kurucu ortak Aaron Podolny ile birlikte Scribe’ı kurdu. Şirket iki ürün sunuyor: İş akışlarını kaydedip rehberlere dönüştüren Scribe Capture ve tüm bu verileri analiz ederek geliştirilmesi gereken verimsizlikleri bulan Scribe Optimize. Smith’in iddiasına göre uygulama yalnızca Slack ve Salesforce gibi iş uygulamalarındaki verileri topluyor. Ayrıca verileri anonimleştirerek çalışanların zamanlarını en çok nerede geçirdiği gibi bireysel aktiviteleri izlemek yerine ekip düzeyinde eğilimleri belirliyor. Smith, “Bu sistem çalışanları değil, işi ölçmek için tasarlandı” diyor. Yani örneğin Smith'in söylediğine göre insanlar öğle arasını YouTube videoları izliyor mu diye Scribe’ın takip etmiyor ama buna inanmanız gerekiyor.
Mahremiyet ihlali mi?
Çalışanların üretkenliğini artırmak için işlerini takip eden ve kaydeden araçlar onlarca yıldır var olsa da “bossware” olarak adlandırılan bu yazılımlar pandemi döneminde çalışanların büyük rahatsızlığına rağmen patlama yaşadı. Yapay zeka sayesinde bu araçlar daha da yaygın ve gelişmiş hale geldi; tuş vuruşlarından fare hareketlerine ve tıklamalara kadar her şeyi takip edebiliyorlar. Nisan ayı sonunda Meta, binlerce çalışanına bilgisayarlarında yaptıkları her şeyi takip edeceğini ve bunun günlük görevler üzerinden yapay zeka modellerini eğitmek için kullanılacağını söyledi. New York Times’ın haberine göre öfkeli çalışanlar bunu mahremiyet ihlali ve “duyarsız” bir karar olarak nitelendirdi. Meta gibi teknoloji devleri, yapay zekaya harcadıkları milyarlarca doları dengelemek için binlerce kişiyi işten çıkarırken, bu tür gözetim araçlarının hangi pozisyonların eleyebileceğini belirlemek için kullanılabileceği açıkça görülüyor.
Scribe müşterileri ise uygulamanın çalışanları gözetlemek için değil, “Biz burada tam olarak ne yapıyoruz?” sorusuna derinlemesine cevap vermek ve bunun nasıl geliştirilebileceğini anlamak için kullanıldığını savunuyor. Klaviyo’nun kıdemli direktörü Glenn Vanderlann, uygulamanın neyi takip edip etmediği konusunda çalışanlarla şeffaf olunmasının aracın yaygınlaştırılmasında kritik olduğunu söylüyor. “Birisi ESPN.com’a girecekse… umurumuzda değil. Bu sorun değil. Bunu takip etmeyeceğiz” diyor ve çalışanların sistemi kullanmayı reddetme hakkına sahip olduğunu ekliyor.
Amplify genel ortağı ve Scribe yatırımcısı Mike Dauber, Scribe’ın yapay zeka çağında binlerce şirket için yaptığını, Waymo’nun yıllar sonra sürücüsüz araçları devreye almadan önce San Francisco’yu haritalandırmak amacıyla ilk başta insan sürücüler kullanmasına benzetiyor. “Önce haritasını çıkarmadan bir şeyi otomatikleştiremezsiniz” diyor. Waymo’nun artık o sürücülere ihtiyacı yok.