;
Arama

NASA neden yeniden Ay’a gitmek için 100 milyar dolar harcıyor?

NASA, 2030’a kadar gerçekleşmesini planladığı bir Ay inişinin öncüsü olarak dört kişilik bir mürettebatı Ay'ın yörüngesine gönderecek olan Artemis programı ile Ay'a geri dönüyor. Artemis görevi olası hedefleri arasında Çin'i geride bırakmak, sürdürülebilirlik veya teknolojik üstünlüğü sergilemek var.

31 Mart 2026, 13:30
NASA neden yeniden Ay’a gitmek için 100 milyar dolar harcıyor?
NASA'nın Artemis 2 görevinde yer alacak mürettebat; Komutan Reid Wiseman, pilot Victor Glover ve görev uzmanları Christina Koch ile Kanada Uzay Ajansı’ndan Jeremy Hansen.

NASA, 1969’da Ay’a inişi en başından beri net bir hedefle gerçekleştirdi:  Ay yüzeyine insan gönderen ilk ülke olmak. ABD, Sovyetler Birliği ile bir uzay yarışının içindeydi ve Apollo 11’in inişi, rekabette Amerika’nın liderliğini pekiştirmeye yardımcı oldu. Şimdi ise NASA, Artemis programıyla geri dönüyor. 1 Nisan’da planlanan yolculukla kurum 2030’a kadar yapılacak yapılacak bir inişin ön hazırlığı olarak dört kişilik bir ekibi Ay’ın etrafında dolaştıracak.

Ay’a gidecek olan ilk kadın astronot Christina Koch

Peki NASA’nın zaten gerçekleştirdiği bir yolculuğu tekrarlamak için neden yaklaşık 100 milyar dolar harcansın? Artemis’in amacı, Apollo’nunkine kıyasla daha az net. Öyle ki NASA’nın Ay’a dönüşünün gerekçesi bu soruyu kimin cevapladığına göre değişiyor. Nedenlerden biri mevcut rakibi Çin’i geride bırakmak olabilir. Daha ileri keşifleri kolaylaştırmak için Ay’a bir üs kurarak sürdürülebilirlik sağlamak da nedenlerden biri olabilir. Ya da çok daha basit olabilir: NASA, astronotları için yeni hedefler istiyor ve Ay yüzeyi, teknolojik yeteneklerini sergilemek için mantıklı bir yer.

Bir uzay savunuculuk grubu olan Planetary Society’nin uzay politikaları başkanı Casey Dreier, “İnsanlı uzay uçuşu, Apollo’dan bu yana NASA kurumunun temelinde yer alıyor ve ajansın kimliğinin bir parçası” dedi. Apollo programı, NASA’nın ABD uzay keşfini ileri taşıyacak amiral gemisi bir insanlı uzay uçuşu girişimine sahip olması gerektiğine dair bir emsal oluşturdu. Apollo’dan sonra NASA’nın mürettebatlı çalışmaları, Uzay Mekiği ve ardından Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) etrafında şekillendi. Her ikisi de uzayın daha derinleri yerine alçak Dünya yörüngesinde bulunuyordu.

Mekik programının sona ermesi ve ISS’in bu on yılın sonunda kapanmasının planlanmasıyla birlikte NASA, insanların Güneş Sistemi’nin daha derinlerine seyahat edebileceği bir gelecek görüyor. Dreier, “Bir bakıma NASA alçak Dünya yörüngesini ve yeniden kullanılabilir mekikleri tamamladığına göre sıradaki hedef Ay” dedi.

Ay mı Mars mı?

Ancak uzun yıllardır bir gerilim var: Bir sonraki kozmik hedef Ay’a geri dönmek mi yoksa Mars’a ilerlemek mi olmalı? Bu iki hedeften birine yönelik programlar, sınırlı kaynaklar ve değişen siyasi hedefler nedeniyle çoğu zaman finansman bulmakta zorlandı. Ancak 2017’de ABD Başkanı Donald Trump, insanları yeniden Ay’a gönderme emrini imzaladı ve halihazırda geliştirilmekte olan donanım ile sürdürülen siyasi ivmenin birleşimi sayesinde Artemis programı ayakta kaldı. Ayrıca mevcut teknolojiyle Ay’a ulaşmak mümkünken, Mars için bu henüz geçerli değil.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama döneminde NASA’nın eski yardımcı yöneticisi Lori Garver, “Ay’a gittik ve o zamandan beri geri dönmek istiyoruz. Donanım ve teknolojinin birleşimi sonunda bunu göz önünde bir hedef haline getirdi” diye konuştu.  Buna rağmen Mars, NASA’nın hedefleri arasında yer almaya devam ediyor. Ajans, Artemis’i Dünya dışı yaşam koşullarını öğrenmek için bir fırsat olarak kullanmayı umuyor. Artemis görevleri Ay hakkında ve onun kaynakları üzerine bilimsel veri toplamaya odaklanacak ve sonunda astronotlar burada bir üs kuracak. NASA’nın tasarımını açıkladığı bu üs, astronotlara yaşayabilecekleri, çalışabilecekleri ve Mars’ta yaşam için uygulanabilecek deneyler yapabilecekleri derin uzay ortamı sunacak.

NASA ayrıca Artemis ile bir “Ay ekonomisi” oluşturmak istiyor. Ajans, Ay’daki kaynakların üslerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayabileceğini ve şirketler için iş fırsatları yaratabileceğini umuyor. Oluşacak herhangi bir sektör büyük olasılıkla Ay keşfini desteklemeye yönelik olacak. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ndeki Havacılık Güvenliği Projesi’nin yardımcı direktörü Clayton Swope, “Uzay ekonomisini düşündüğümüzde, artık o kadar Dünya merkezli olmayacak. Uzun vadede ise muhtemelen uzayda değer taşıyan bir şeyden değer elde ettiğimiz bir noktaya geleceğiz. Ay’daki su gibi şeyler, Dünya ötesinde faaliyetler olduğunda değer kazanacaktır” diyor. 

Çin rekabeti

Artemis, Trump’ın ilk döneminde başlamış olsa da programın bazı temel araçları onlarca yıldır geliştiriliyor. Bu süre zarfında jeopolitik ortam değişti. Çin, uzay programında önemli ilerlemeler kaydetti ve 2030’a kadar Ay’a insan göndermeyi planlıyor. Bu durum, yetkililer ve savunma yanlıları için dönüşü daha acil duruma getirdi. Eski NASA yöneticisi ve eski senatör Bill Nelson da dahil olmak üzere bazıları, Çin’in ABD’nin Ay’ı keşfetmesini engelleyebilecek kaynaklar üzerinde hak iddia edebileceğini söyledi. Bazı analistlere göre Çin ayrıca Ay’ı askerileştirebilir ve bu da ABD’nin uzay varlıklarını riske atabilir.

Ay’a doğru yola çıkması planlanan Artemis 2 mürettebatı içinse mesele, Ay’ın potansiyel gizemlerini çözmek. Artemis 2 görevinde yer alan NASA astronotu Christina Koch pazar günkü basın toplantısında “Belki de hayatımızın sorusu olabilecek şu soruya cevap verme fırsatımız var: ‘Yalnız mıyız?’ Gerçek şu ki bu sorunun cevabına ulaşmak Ay’dan başlıyor. Ay, tüm Güneş Sistemi’mizin oluşumunun bir tanığı. Mars’a giden bir basamaktır ki orada geçmiş yaşama dair kanıt bulma ihtimalimiz daha yüksek olabilir” ifadelerini kullandı.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok