;
Arama

Çin ABD’nin baskısına direnmek için teknolojiye yatırım yapıyor

Çin, askeri harcamalarda yüzde 7’lik bir artış ve ordu ile sanayinin Batı teknolojisine olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan beş yıllık bir plan açıkladı.

05 Mart 2026, 15:53

İran’a yönelik saldırılarından küresel gümrük tarifelerine kadar Amerika Birleşik Devletleri, kendi iradesini kabul ettirmek için askeri güç ve ekonomik tehditler kullandı. Çin’in en üst düzey lideri Şi Cinping, bu tehlikeli rekabet dönemine hazırlanmak amacıyla yapay zeka, kuantum bilişim ve diğer stratejik teknolojilere kaynak aktarırken aynı zamanda ülkenin silahlı kuvvetlerini de genişletiyor. Çin’in teknolojik yükselişinin gelecek beş yılına yönelik Şi’nin iddialı planının ayrıntıları, Pekin’de ulusal yasama organının toplantısında açıklandı. Bu yaklaşım, Şi’nin Amerika Birleşik Devletleri ile rekabetin nihayetinde ekonomik, askeri ve kültürel gücü besleyen teknolojik yeniliklerle belirleneceği yönündeki görüşünü yansıtıyor.

Plan; kuantum bilişim, biyolojik üretim, hidrojen ve füzyon enerjisi, beyin-bilgisayar arayüzleri, bedenselleşmiş zeka ve 6G mobil ağları gibi yükselen sektörlerde ekonomik büyümenin yeni motorlarını geliştirmeyi öngörüyor. Planda, “Şiddetli uluslararası rekabet ortamında stratejik inisiyatifi kazanmalıyız” ifadeleri yer aldı.

Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler kötüleşirken ve bu durum Pekin’in ABD teknolojisine erişimini tehdit ederken, Pekin’deki liderler kendi kendine yeterliliğin sağlanmasını her zamankinden daha acil görüyor. Şi, ekim ayında Çin’in “avantajlarımızı pekiştirmek ve genişletmek için bu fırsat penceresini yakalaması gerektiğini” söylemişti. Şi, nisan başında ticari ateşkesi uzatmaya çalışmak için ABD Başkanı Donald Trump’ı ağırlamaya hazırlanırken bile, Çin ekonomisinin ve ordusunun Batı’dan gelen gelişmiş yarı iletkenler ve diğer kritik teknolojilerden mahrum bırakılmasına karşı savunmasız olmamasını sağlamaya yönelik stratejiyi daha da güçlendiriyor.

Çin'in rekabet avantajı

RAND adlı araştırma kuruluşunun Çin Araştırmaları Merkezi’nde yardımcı direktör olan Gerard DiPippo, “Çinli liderler Washington’ın Çin’in teknolojik gelişimini sınırlamaya çalışmaya devam edeceği görüşünde. Bu inanç, kendi kendine yeterlilik çabalarının arkasındaki aciliyetin temelini oluşturuyor" dedi. Plan, Çin’in nadir toprak elementlerindeki rekabet avantajını “sürekli olarak artıracağını” belirtti. Pekin, ABD tarifelerine karşılık olarak bu elementlerin ihracatını kısıtlamıştı; daha sonra iki taraf karşılıklı önlemleri durdurma konusunda anlaşmıştı. Ayrıca plan, Çin’in yaptırımlara ve yabancı müdahalelere karşı koyma kapasitesinin güçlendirilmesini de öngörüyor. ABD’nin Doğu Asya ve Pasifik işlerinden sorumlu eski dışişleri bakan yardımcısı Daniel R. Russel'a göre ABD-İsrail’in İran’a yönelik devam eden saldırıları ve Amerika’nın ocak ayında Venezuela’ya düzenlediği saldırı, Çinli liderlerin Trump’a yönelik temkinini daha da artırmış olabilir. 

Şu anda Asia Society Policy Institute’ta seçkin araştırmacı olan Russel, “Donald Trump askeri gücünü göstererek Pekin’i korkuttuğunu düşünebilir. Ancak Venezuela ve İran’daki eylemleri, Pekin’in ABD’ye direnme kapasitesini daha da güçlendirme ve Rusya ile uyumunu sıkılaştırma kararlılığını artırma ihtimali daha yüksek" ifadelerini kullandı. Algılanan tehditlere karşı Çin’i güçlendirmek için Şi, üst düzey komutanlığı tasfiyelerle zayıflatıp bazı üst düzey generalleri görevden almasına ve önemli liderlik pozisyonlarını boş bırakmasına rağmen, Halk Kurtuluş Ordusu’nun büyütülmesine de bağlı kalmaya devam ediyor.

Yapay zeka vurgusu

Çin hükümeti yaptığı açıklamada askeri harcamalarını bu yıl geçen yıla göre yüzde 7 artıracağını ve toplam harcamanın yaklaşık 277 milyar dolara ulaşacağını söyledi. Bu rakam, Trump yönetiminin 2026 mali yılı için önerdiği askeri harcamanın yaklaşık üçte biri seviyesinde. Ancak Şi, uzun vadeli zaferin yalnızca harcama miktarına değil, ülkenin geleceğin endüstrilerinde hakimiyet kurma yeteneğine bağlı olduğunu belirtiyor. Yeni plan, ilaç geliştirme ile derin deniz madenciliği ve füzyon enerjisi araştırmaları da dahil olmak üzere teknolojik atılımlar yapılmasını öngörüyor. “Yapay zeka” terimi planda 50’den fazla kez geçiyor.

Brookings Institution’da Çin’in sanayi politikalarına odaklanan araştırmacı Kyle Chan, Çinli yetkililer arasında yapay zeka, robotik, kuantum bilişim ve 6G gibi alanlarda ABD’nin önüne geçebilecekleri yönünde güçlü bir inanç olduğunu düşündüğünü söyledi. Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nde araştırmacı olan ve Çin’in teknolojik atılım çabalarına dair yeni bir çalışmanın yazarı Scott Kennedy’ye göre planda belirtilen hedefler “merkezi bürokratlara, yerel yetkililere, yerli şirketlere ve çok uluslu firmalara ülkenin önümüzdeki beş yıl için önceliklerini gösteren devasa yanıp sönen işaretler gibi.

Plan ayrıca yatırımların endüstriyel robotlar ve ilaç sektörü gibi Çin’in gelişmiş sanayilerini güçlendirmeye de yönlendirilmesini öngörüyor. Şi ulusal vizyonu belirlese de uygulama çoğu zaman ülke genelindeki yerel yetkililere düşüyor. Bu durum üretimde büyük bir artış yaratabilir ve Çin sınırlarının dışına taşarak ticaret ortaklarıyla ilişkileri daha da zorlayabilir. Çin ekonomik stratejisi üzerine çalışan Dış İlişkiler Konseyi kıdemli araştırmacısı Zongyuan Zoe Liu, “Sanayi politikaları yerel düzeyler arasında yeterli koordinasyon olmadan uygulanmaya devam ettiği sürece aşırı kapasite bir özellik olmaya devam edecek. Bu da Çinli üreticilerin dünya genelinde alıcı bulmaya devam edeceği anlamına geliyor. Taktikler ihracat ile üretim kapasitesinin yurtdışına kaydırılmasının bir kombinasyonu" dedi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok