Arama

L'Oréal Türkiye kadın sağlığı araştırmaları ağını kurdu

L’Oréal Türkiye, UNESCO iş birliğiyle sürdürdüğü program kapsamında dört bilim kadınının projesini daha fonlarken, EndoTürkiye ortaklığıyla kadın sağlığı alanındaki araştırmaları güçlendirmek amacıyla yeni bir platformu hayata geçirdi.

15 Ekim 2026, 16:02

Lider tekno-güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü Bilim Kadınları İçin Programı'nın 24'üncü yılında dört bilim kadınının araştırmasına destek verdi. Bu son katılımlarla birlikte şirketin Türkiye’de bugüne kadar desteklediği bilim kadını sayısı 132’ye ulaştı. Program kapsamında Doç. Dr. Belgin Sever ALS için yeni ilaç adayları, Doç. Dr. Çiğdem Toparlı yenilenebilir enerjinin depolanması, Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan taşınabilir analiz sistemleri ve Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın ise dişin canlı dokusunun iyileşme kapasitesi üzerine çalışıyor.

Türkiye’deki 40'ıncı yılını kutlayan şirket, bilime verdiği desteği yeni iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını bilim dünyasının gündemine taşımak için Türkiye’nin ilk endometriozis hasta dayanışma derneği EndoTürkiye ile iş birliği yapıldı. Bu ortaklık sonucunda farklı disiplinlerden uzmanların bilgi ve deneyimlerini bir araya getiren Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı kuruldu.

Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan bütçe yetersiz kalıyor

Kurulan kamuya açık platform, kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının yanı sıra psikoloji, genetik ve biyomedikal gibi birçok farklı alandan araştırmacıyı bir araya getiriyor. Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan sınırlı kaynak, bu platformun önemini daha da belirginleştiriyor. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin analizine göre, 2013 ile 2023 yılları arasında araştırma hibelerinin yalnızca yüzde 8,8’i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı.

Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen endometriozis hastalığında tanıya ulaşmak yıllar sürebiliyor. Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı bir araştırmaya göre, hastalar teşhise ulaşana kadar ortalama dört farklı hekime başvuruyor. İlk hastane başvurusuyla tanı arasında ise yaklaşık dört yıl geçiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 63’ü ağrılarına inanılmadığını, yüzde 78’i ise tedavi masrafları nedeniyle ekonomik güçlük yaşadığını belirtiyor.

L’Oréal Vakfı ile UNESCO iş birliğinde 28 yıl önce küresel ölçekte başlatılan program, bugüne kadar dünya genelinde 5 binden fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası Mükemmellik Ödülü’ne layık görülen 142 bilim insanından 7’si daha sonra Nobel Ödülü kazandı. L’Oréal'in 117 yıl önce bir bilim insanının geliştirdiği yenilikle doğduğunu belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, araştırma ve geliştirmeye her yıl yaklaşık 1 milyar euro yatırım yaptıklarını ve dünya genelindeki araştırma merkezlerinde 4 binden fazla bilim insanıyla çalıştıklarını söyledi.

Bilimin var oluşlarının temeli olduğunu vurgulayan Panayotova, dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca birinin kadın olduğunu ve bilimin potansiyeline ulaşması için kadınların bu yolculuğa eşit biçimde katılması gerektiğini ifade etti. Panayotova, programla Türkiye'de 132 bilim kadınına destek verdiklerini hatırlatarak, bu çalışmaların görünür olmasının bilime ilgi duyan genç kızlara da bu yolculuğun mümkün olduğunu gösterdiğini aktardı.

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü İrem Karaoda Tanrıkulu ise Bilim Kadınları İçin Programı’nı 24 yıldır sürdürürken desteği nasıl daha ileri taşıyabileceklerine odaklandıklarını dile getirdi. EndoTürkiye iş birliğiyle hayata geçirilen ağın yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını görünür kılmayı hedeflediğini belirten Tanrıkulu, uzun vadede daha erken tanıya ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirecek çözümlere katkı sunmak istediklerini sözlerine ekledi.

Desteklenen dört yeni projenin detayları belli oldu

Destek almaya hak kazanan bilim kadınlarının projeleri enerjiden sağlığa kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Doç. Dr. Belgin Sever, ALS hastalığında kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerine zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller geliştirecek. Doç. Dr. Çiğdem Toparlı ise güneş ve rüzgar enerjisinden kesintisiz yararlanabilmek için su bazlı ve yanıcı olmayan çinko-hava pillerini daha uzun ömürlü ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor.

Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan'ın projesi, düşük maliyetli filtre kağıdını ultraviyole ışık yardımıyla taşınabilir bir test platformuna dönüştürmeyi hedefliyor. Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın ise derin çürük veya travma sonrasında dişin kendi kendini yenileme kapasitesini genetik düzeyde araştırıyor. Aydın'ın çalışmasında, CRISPRi yöntemiyle belirli genlerin çalışması geçici olarak durdurularak iyileşmede hangi biyolojik mekanizmaların belirleyici olduğu ortaya çıkarılacak.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok