Arama

Kongo’daki Ebola salgını neden kontrol altına alınamıyor?

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola salgını büyürken, onlarca yıldır süren etnik çatışmalar sağlık müdahalelerini sekteye uğratıyor. Sağlık merkezlerine yönelik saldırılar ve milyonlarca insanın yerinden edilmesi, hem tedaviyi hem de virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor.

28 Mayıs 2026, 13:43

Sağlık yetkilileri, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden Ebola salgınının kontrol altına alma çabalarının bir kırılma noktasına yaklaştığı konusunda uyarıyor. Yetkililere göre bölgede süren onlarca yıllık bir çatışma kapsamında yaşanan bir dizi şiddet olayı vakaların tedavisini ve yayılımın engellenmesini zorlaştırıyor.

Öne çıkanlar

• Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus yaptığı açıklamada, Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin “hastalık ve çatışmanın felaket düzeyindeki çarpışmasıyla” karşı karşıya olduğunu söyledi. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ise “devam eden güvenlik endişelerini” bölgeye destek sağlanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak gösterdi.

• Ülkedeki şiddet olayları, 1998’de başlayan İkinci Kongo Savaşı’ndan bu yana farklı yoğunluklarda sürüyor. Sırasıyla Hema ve Lendu etnik gruplarını destekleyen silahlı gruplar, yaklaşık otuz yıl boyunca 50 binden fazla insanı öldürdü, köylere baskın düzenledi, hastanelere saldırdı ve milyonlarca kişiyi yerinden etti.

• Çatışmanın kökeni, Belçika sömürge yönetimi döneminden bu yana 100 yılı aşkın süredir büyüyen derin etnik düşmanlıklara ve altın bakımından zengin Ituri eyaletindeki toprak ile madenler üzerindeki mücadeleye dayanıyor. Zaman zaman ilerleme kaydedilse de bu durum, nesiller boyu süren devlet ihmaliyle birlikte otoriteye, yabancılara, gönüllülere ve yardım çalışanlarına karşı güvensizlik doğurdu.

• Hema ve Lendu toplulukları arasındaki ilişkiler, Lendu bağlantılı CODECO grubunun 2017’de yeniden ortaya çıkıp sivillere yönelik saldırılarını sürdürmesiyle ciddi biçimde kötüleşti. Bu saldırılar arasında, bildirildiğine göre 1 milyondan fazla insanın yerinden edilmesine yol açan köy baskınları da bulunuyor.

• Bu yerinden edilme durumu, insanları kötü hijyen koşullarına sahip ve yakın temasın yoğun olduğu aşırı kalabalık kamplara zorladı. Bu da Ebola’nın kontrol altına alınmasını ve temas takibi çalışmalarını zorlaştırıyor. Devlete ve dış kurumlara güvenin en düşük olduğu bölgelerde bazı kişiler Ebola’nın ölümcül bir virüs olduğuna değil, siyasi manipülasyonun, büyücülüğün ve kötü ruhların sonucu olduğuna inanıyor.

Arka plan

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, Kongo’nun Ituri eyaletinde 15 Mayıs’ta bir Ebola salgını doğruladı. Bu ülkenin son 50 yıldaki 17. Ebola salgını oldu. Salgın ilan edildiğinde hastalık zaten 246 kişiye bulaşmış ve 65 kişinin ölümüne yol açmıştı. Laboratuvar testleri kısa süre sonra salgının Bundibugyo türü olduğunu doğruladı. Bu Ebola varyantının ölüm oranı yüzde 30’un üzerinde ve buna karşı ne bir aşı ne de bir tedavi bulunuyor. O tarihten bu yana binden fazla kişi hastalığa yakalandı ve 220’den fazlası hayatını kaybetti.

Dünya Sağlık Örgütü, salgını birden fazla ülke için halk sağlığı riski oluşturabilecek “olağanüstü bir olay” olarak ilan etti. DSÖ, Afrika CDC, Afrika hükümetleri, Birleşmiş Milletler, yardım kuruluşları ve Batılı halk sağlığı kurumları salgına karşı parçalı bir müdahale oluşturdu. Sağlık çalışanları, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla gözetim, izolasyon, tedavi, laboratuvar testleri ve seyahat taramalarını koordine etmeye çalışıyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, Seviye 2 acil durum müdahalesi başlattı ve Kongo ile Uganda’daki mevcut ofisleri aracılığıyla epidemiyoloji, temas takibi, laboratuvar desteği ve yolcu izleme için personel görevlendiriyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre uluslararası bağışçılar salgınla mücadele için yaklaşık 500 milyon dolar taahhüt etti. Buna ABD hükümetinden 23 milyon dolar ve Bill & Melinda Gates Foundation tarafından sağlanan 15 milyon dolar da dahil. Geleneksel olarak ABD’nin Ebola salgınlarına yardımı USAID üzerinden sağlanırdı ancak bu kurum, Trump döneminde büyük ölçüde dağıtıldı.

Şiddet Ebola müdahalesini engelliyor

Geçen hafta Kongo’da tedavi merkezleri yakıldı, öfkeli kalabalıklar hastaneleri bastı ve sağlık çalışanları bölgedeki silahlı gruplar arasındaki çatışmalar sırasında tehdit edildi ya da saldırıya uğradı. Ituri eyaletindeki bir madencilik bölgesi olan Rwampara’daki bir Ebola tedavi merkezi, geçen hafta ölen bir arkadaşlarının cesedini almalarına izin verilmediği için öfkelenen yerel halk tarafından ateşe verildi. Ebola kurbanlarının cesetleriyle temas, hastalığın yayılması için kolay bir yol oluşturuyor. Ancak cesetlerin hijyenik şekilde kaldırılması, Kongoluların kültürel defin ritüelleriyle çatışıyor.

Benzer öfke, Mongbwalu Genel Hastanesi’nde hayatını kaybeden bir kişinin yakınları ile Kızılhaç gönüllüleri arasında da bir çatışmaya yol açtı. Polis ve askerler, yeni saldırıları önlemek amacıyla hala hastanede görev yapıyor. Ayrıca Mongbwalu’da Ebola hastalarını tedavi etmek için kullanılan bir çadır ateşe verildi ve en az 18 şüpheli Ebola hastası saldırı sırasında kaçtı.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok