Dünya genelinde bir milyar insanı etkileyen obezite salgınına karşı geliştirilen yeni bilimsel veriler ve toplumsal farkındalık projeleri İstanbul'daki dev zirvede buluşuyor.
Avrupa Obezite Araştırmaları Derneği (EASO) tarafından düzenlenen 33. Avrupa Obezite Kongresi (ECO 2026), bu yıl 12-15 Mayıs tarihleri arasında ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Avrupa genelinde yaklaşık 45 milyon bireyin obeziteyle mücadele ettiği biliniyor. Obezite görülme oranında Avrupa’da birinci sırada yer alan Türkiye'deki bu zirve, binlerce sağlık profesyonelini bir araya getiriyor. Novo Nordisk ve Lilly Türkiye’nin ana paydaşlar arasında yer aldığı kongrede, obezite sadece bir kilo sorunu olarak değil, biyolojik bir süreç ve kronik bir hastalık olarak tüm yönleriyle ele alınıyor.
Novo Nordisk, kongre kapsamında obezite yönetimine dair toplam 52 bilimsel özeti içeren kapsamlı bir veri setini ilk kez kamuoyuyla paylaşıyor. Şirket, obeziteyi biyolojik ve kronik bir hastalık olarak tanımlayan oturumlara liderlik ediyor. Obezite alanında 30 yılı aşkın süredir bilimsel çalışmalar yürüten kurum, özellikle kadın sağlığına odaklanan veriler sunuyor. Menopozun tüm evrelerini yaşayan kadınlarda obezite yönetiminin faydaları uzmanlarla paylaşılıyor. Bu dönemde karşılaşılan sağlık zorlukları ve kilo kontrolünün menopoz semptomları üzerindeki etkileri güncel çalışmalarla detaylandırılıyor.
Obezitenin görünmeyen gerçekleri ve toplumsal algı
Lilly Türkiye, kongre ile eş zamanlı olarak obeziteye yönelik toplumsal algıyı dönüştürmeyi hedefleyen "Obezite: Görünmeyen Gerçekler" deneyim alanını hayata geçirdi. Beyoğlu’ndaki Hope Alkazar’da 11-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olan alan, hastalığın biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarını bilimsel verilerle gözler önüne seriyor. Deneyim alanının açılışında düzenlenen panelde konuşan Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, 150 yıllık tarihlerinde bilimi iyileşmeye dönüştürmeyi amaçladıklarını vurguladı. Dawson, obezite ile yaşayan kişilerin kanıta dayalı tedavi ve etkili müdahaleyi hak ettiklerini belirterek, "Obezite profesyonel tıbbi danışmanlık ile diğer kronik hastalıklar gibi ele alınmalı. Bu kişilerin maruz kaldığı damgalanma gibi engeller, sağlık hizmetlerine erişimlerini de olumsuz etkiliyor." ifadesini kullandı.

Türkiye’de yetişkinlerde obezite görülme sıklığının yüzde 36 seviyesine ulaştığına dikkat çeken Ryan Dawson, Türkiye'nin Avrupa’nın en kilolu ülkesi konumunda olduğunu hatırlattı. Dawson, kongrenin Türkiye’de yapılmasının bu açıdan büyük anlam taşıdığını söyleyerek, "Bir halk sağlığı sorunu olan obeziteyi farklı paydaşlarla konuşup, birlikte çözüm geliştirebileceğimize inancımız çok büyük." değerlendirmesini yaptı. Deneyim alanının son durağında ziyaretçiler, Albert Health’in dijital sağlık platformu üzerinden beden farkındalıklarını değerlendirme imkânı buluyor.
Ekonomik yük 132 milyar doları aşabilir
Panelde obezitenin devasa ekonomik boyutuna değinen Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır, çarpıcı veriler paylaştı. Obezitenin bireysel bir sorundan öte çok boyutlu bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirten Ağırdır, toplumsal önyargıların tedaviye erişimi engellediğini söyledi. Ağırdır, dünya genelinde obezitenin ekonomik yükünün 2035’te 4,32 trilyon dolara ulaşacağının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye verilerine değinen Ağırdır, "2019 yılında aşırı kilo ve obezitenin ekonomik yükünün yaklaşık 14,64 milyar dolar olduğu biliniyor. 2060 yılında ise bu yükün 132,5 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor ki bu da Gayrisafi Millî Hasıla’nın yüzde 3,2’sine karşılık geliyor." açıklamasında bulundu.
Bekir Ağırdır, Lilly Türkiye ile birlikte obeziteyle yaşayan bireylerin gerçek yaşam deneyimlerini anlamaya yönelik kapsamlı bir araştırma süreci başlattıklarını duyurdu. Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Feray Akbaş ise sürdürülebilir sağlık sonuçları için tıbbi desteğin şart olduğunu vurguladı. Akbaş, IPSOS tarafından yapılan "Obezite Algısı Araştırması" sonuçlarına göre Türkiye'de obeziteli bireylerin yüzde 80'inin kilolarını kontrol etmeyi düşündüğünü, ancak sadece yüzde 35'inin son bir yıl içinde doktora danıştığını belirtti. Prof. Dr. Feray Akbaş, "Türkiye'de obezite ile yaşayan kişilerin yüzde 45'i kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim diyor. Bu oran birçok ülkeye kıyasla oldukça yüksek, ancak başarılı kilo yönetimi bu şekilde çok zor." diyerek sağlık profesyonellerinin rolüne dikkat çekti.