Dünya Altın Konseyi (WGC), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Altın Talep Eğilimleri raporunu yayımladı. Rapora göre, merkez bankaları yılın ilk çeyreğinde sadece 57 ton altın satın aldı. Bu miktar, daha önce tahmin edilenden 187 ton daha düşük gerçekleşti.
WGC verileri, bunun on yılı aşkın bir sürenin en zayıf yıl başlangıcı olduğunu gösteriyor. Bu revizyon, bu yılki genel alım hızının 2025 yılının altına düşmesinin muhtemel olduğu anlamına geliyor.
WGC tahminlerindeki merkez bankası alımlarının büyük bir kısmı resmi makamlarca açıklanmıyor. Danışmanlık şirketi Metals Focus Ltd., bu alımları kamu verileri ve saha araştırmalarını kullanarak hesaplıyor.
İkinci çeyrekte rekor altın alımı
İlk çeyrekteki zayıflığa rağmen, merkez bankası talebi nisan ve haziran ayları arasında keskin bir toparlanma gösterdi. İkinci çeyrekte net 289 ton altın alımı yapıldı. Bu miktar, bir ikinci çeyrek için rekor seviyeye işaret ediyor.
İkinci çeyrekte altın alımları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 arttı. Polonya 51 tonluk alımla en büyük alıcı oldu. Ülkenin ilk yarıdaki toplam alımı 82 tona ulaştı. Çin ise aynı çeyrekte 33 ton altın satın aldı.
WGC'nin Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi de çarpıcı bir sonuç ortaya koydu. Ankete göre, katılımcıların yüzde 45'i önümüzdeki 12 ay içinde kendi altın rezervlerini artırmayı planlıyor.
Küresel altın talebi ikinci çeyrekte geçen yıla yatay seyrederek 1.269 ton oldu. Yılın ilk yarısında ise talep yüzde 2 artışla 2.522 tona ulaştı. Bu talebin parasal karşılığı 380 milyar dolar olarak hesaplandı.
Borsa yatırım fonları (ETF), külçe ve madeni paralara yapılan yatırımlar ikinci çeyrekte 262 tona geriledi. Altın destekli ETF'lerden bu dönemde 45 tonluk çıkış yaşandı. Buna rağmen ilk yarıdaki ETF talebi 18 ton ile pozitif kalmayı başardı.
Külçe ve madeni para talebi ise ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3 düşüşle 307 tona indi. Ancak ilk çeyrekteki istisnai talep sayesinde, ilk yarıdaki külçe yatırımı geçen yıla göre yüzde 21 daha yüksek gerçekleşti. Asya yatırımlarının desteklediği tezgah üstü piyasa (OTC) talebi ise ikinci çeyrekte 327 ton, ilk yarıda 571 ton oldu.
Takı talebi salgından bu yana en düşük seviyede
Yüksek fiyatlar mücevher talebi üzerinde baskı yaratmaya devam etti. Tüketicilerin daha hafif ürünlere yönelmesiyle takı talebi yıllık yüzde 17 düşüşle 278 tona geriledi. Bu rakam, salgından bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Buna rağmen ilk yarıdaki takı talebinin değeri yıllık yüzde 22 artarak küresel çapta 86 milyar dolara ulaştı.
Altın arzı ikinci çeyrekte yıllık bazda değişmeyerek 1.269 ton seviyesinde kaldı. Maden arzı, Kanada ve Şili'deki yeni üretimlerin desteğiyle tahmini olarak yüzde 2 artıp 966 tona çıktı. Yüksek fiyatlara rağmen geri dönüştürülmüş altın arzı ise yüzde 6 düşüşle 326 tona geriledi.
Şubat ayı sonlarında başlayan İran savaşından bu yana altın, değerinin yaklaşık dörtte birini kaybetti. Yüksek enerji maliyetleri enflasyon endişelerini artırdı. Bu durum, faiz indirimi beklentilerini öteledi. Ancak haziran sonundan bu yana altın fiyatları ons başına 4 bin dolar civarında destek buldu.
Dünya Altın Konseyi Kıdemli Piyasa Analisti Louise Street, altının yıl başındaki rallisinin ikinci çeyrekte tersine döndüğünü belirtti. Fiyatların rekor seviyelerden düzeltme yaptıktan sonra konsolide olduğunu dile getirdi. Piyasanın iyi desteklenmeye devam ettiğini vurgulayan Street, altının çeşitlendirici ve değer saklama aracı olarak yerleşik rolünün piyasaya yansıdığı değerlendirmesini yaptı.
Street, altın ETF akışlarının fiyatlara paralel olarak gerilediğini aktardı. Devam eden merkez bankası alımlarının ve tezgah üstü piyasa yatırımlarındaki büyümenin, ilk yarıda toplam talebi yüzde 2 yukarı taşıdığını ifade etti.
2026'nın ikinci yarısında yatırımların büyümeyi yönlendirmesinin muhtemel olduğunu anlatan Street, Asya yatırımlarının artan bir rol oynayacağını söyledi. Street, Batılı ETF ilgisinin ABD para politikası beklentilerine ve dolara daha sıkı bağlanabileceğini belirtti. Merkez bankalarının ise son dört yıla göre biraz daha yavaş bir hızda da olsa önemli alıcılar olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. Yüksek fiyatların mücevher hacimleri üzerinde baskı yaratmaya devam edeceğini vurguladı. Tüketicilerin satmak yerine ellerindeki altını tutmaya devam edebileceğini aktaran Street, geri dönüşümün ise artış işareti göstermediğini belirtti.