Arama

Japon yeni dolara karşı 1986'dan bu yana en düşük seviyesine geriledi

Japonya Merkez Bankasının faiz artırımlarına rağmen ABD ile faiz farkının açık kalması ve jeopolitik risklerin etkisiyle dolar karşısında 1986'dan bu yana en zayıf seviyesine gerileyen yen, piyasalarda resmi müdahale beklentisini artırdı.

30 Haziran 2026, 09:48

Japon yeni, salı günü dolar karşısında 1986 yılından bu yana en zayıf seviyesine geriledi. LSEG verilerine göre yen, 162,19 seviyesine kadar düştü. Tokyo'daki işlemlerde ise para birimindeki düşüş 162,40 seviyesine kadar genişledi.

Yen en son bu seviyelerde işlem gördüğünde, ABD'nin tasarladığı bir kur anlaşmasının ardından yıllar süren büyük bir rallinin ortasındaydı. O dönemde Japonya'nın varlık balonu henüz yeni oluşuyordu. Sovyetler Birliği Çernobil nükleer felaketinin temizliğini yapıyordu. Top Gun filmi ise Tom Cruise'u Hollywood yıldızlığının zirvesine taşıyordu.

Hükümet Sözcüsü Minoru Kihara ve Maliye Bakanı Satsuki Katayama'nın uyarıları piyasada anında büyük bir etki yaratmadı. Katayama, hükümetin aşırı kur hareketlerine karşı uygun adımları atmaya hazır olduğunu belirterek, "Bu, Japonya ile ABD arasında teyit edildiği üzere kararlı eyleme geçmeyi de kapsıyor." ifadesini kullandı. Kihara ise olağan basın toplantısında yenin mevcut seviyesi hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Kihara, hükümetin döviz dalgalanmalarına karşı daha az kırılgan bir ekonomi inşa etmek için çalışacağını söyledi. Sözcü, gerektiğinde döviz piyasalarına müdahale etmeye hazır olduklarını vurguladı.

Japonya'nın müdahale ihtimali masada

Nomura Securities Baş Döviz Stratejisti Yujiro Goto, "Bugünün odak noktası, Japon yetkililerin fiili bir müdahalede mi bulunacağı yoksa daha güçlü sözlü uyarılar mı yapacağı olacak." değerlendirmesini yaptı.

Nomura Kuzey Asya Baş Yatırım Yetkilisi Julia Wang da Japonya'nın döviz piyasasına müdahale edebileceğini belirtti. Wang, müdahalenin teorik olarak belirli bir seviyeye bağlı olmadığını hatırlattı. Yeni döngünün zirvesinin yurt içindeki kur zayıflığı endişelerini artırabileceğini ve resmi eylem olasılığını yükseltebileceğini söyleyen Wang, "Müdahale belirli bir seviyeye bağlı olmamalı. Kur hareketinin doğasına bağlı. Bu yeni bir döngü zirvesi. Muhtemelen hassas bir seviye, yurt içinde para biriminin zayıflığı etrafındaki bazı endişeleri yeniden alevlendirecek." dedi. Wang, herhangi bir müdahalenin para biriminin uzun vadeli yönünü değiştirmesinin pek olası olmadığını sözlerine ekledi.

Japonya, yenin 160 seviyesini aşmasının ardından 28 Nisan ile 27 Mayıs tarihleri arasında 11,73 trilyon yen (72,8 milyar dolar) tutarında rekor bir döviz müdahalesinde bulunmuştu. Maliye Bakanlığı verilerine göre Japonya, kur savunmasını finanse etmek için ABD Hazine tahvilleri dahil yabancı menkul kıymet varlıklarını kullandı. 30 Nisan'da yen, dolara karşı 160,39'dan 156,6'ya sert bir şekilde değer kazandı. Bu durum Tokyo'nun piyasaya müdahale ettiği spekülasyonlarına yol açtı. Para birimi ertesi gün 155 seviyelerine kadar yükseldikten sonra düşüşünü sürdürdü.

Maliye Bakanı Katayama 19 Haziran'da yaptığı açıklamada, yetkililerin aşırı spekülatif hareketleri engellemek için cesur adımlar atmaya hazır olduğunu yineledi. Katayama, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile görüştüğünü ve döviz politikasında giderek daha fazla uyum içinde olduklarını söyledi. İkili, gerekirse kurlarla ilgili cesur adımlar atma konusunda anlaştı.

Faiz farkı ve enflasyon baskısı sürüyor

Yenin zayıf seyri, 2024 yılında negatif faiz politikasını sonlandıran Japonya Merkez Bankasındaki (BOJ) rejim değişikliğine rağmen devam ediyor. BOJ, 16 Haziran'da gösterge faiz oranını yüzde 1'e yükselterek 1995'ten bu yana en yüksek seviyeye taşıdı. Bu çeyrek puanlık artış, merkez bankasının oranları yüzde 0,75'e çıkardığı aralık ayından bu yana ilk faiz artırımı oldu. Ancak işlemcilerin ABD Merkez Bankasının şahin kalmasını beklemesi nedeniyle bu artışın etkisi sınırlı kaldı.

Japonya'nın ultra düşük faiz oranları ile ABD arasındaki fark geniş kaldığı sürece, yatırımcılar yenden ucuza borçlanmaya devam ediyor. Yatırımcılar bu ucuz borçla daha yüksek getirili yurt dışı varlıklara yatırım yapıyor. Carry trade adı verilen bu strateji ve beraberindeki sermaye çıkışları, Japon para birimi üzerindeki baskıyı canlı tutuyor. Julia Wang da faiz ve reel getiri farklarının bu stratejiyi desteklediğini doğruladı.

Japon devlet tahvili getirileri de süper uzun vadede keskin bir şekilde tırmandı. Kırk yıllık tahvilin getirisi 7 baz puan artarak yüzde 3,779'a çıktı. Otuz yıllık tahvilin getirisi ise yaklaşık 8 baz puan artarak yüzde 3,914'e yükseldi. Yaşlanan ve daralan nüfus, ekonomik büyüme beklentilerini gölgeliyor. Bu durum, önemli faiz artırımlarının önünde engel görülen kamu borcunun şişmesini de körüklüyor. Japon hükümetinin BOJ'un faiz artırımlarında yavaş gitmesini istediğine dair endişeler de artıyor. Hükümetin temel politika yönergelerinde uygun para yönetimi çağrısında bulunacağı haberi bunun son işareti oldu.

İhracatçılar kazanıyor, tüketiciler kaybediyor

Para biriminin zayıflığı ihracatçıların kârını artırıyor ve ülkenin borsa piyasasının rekor seviyelere ulaşmasına yardımcı oluyor. Zayıf para birimi ülkenin otomobil üreticilerine bu yıl 5,8 milyar dolarlık beklenmedik bir kâr sağlayabilir. Toyota Motor, yenin her 1 yenlik değer kaybının işletme kârını 50 milyar yen artırdığını tahmin ediyor.

Ancak başta dolar cinsinden fiyatlandırılan petrol ve gaz sevkiyatları olmak üzere ithalat maliyetleri kabarıyor. Gıda ve elektrik gibi temel ihtiyaçlara daha fazla ödeyen tüketiciler, ortaya çıkan enflasyondan zarar görüyor. Bu durum Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin popülaritesini de zedeleme riski taşıyor. ABD ve İsrail'in bu yıl İran ile yaşadığı savaş yen üzerinde yeni bir baskı yarattı. Japonya enerjisinin neredeyse tamamını ithal ediyor ve petrol alımının büyük kısmını Orta Doğu'dan yapıyor. Barış anlaşması umutları petrol fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletse de aynı durum yen için geçerli değil.

Bloomberg Markets Live Stratejisti Mark Cranfield, piyasanın durumunu yakından takip ettiklerini belirtti. Cranfield, "Dolar/yen paritesi çok konuşulan 1986 seviyesini kırdığına göre, fiyat verileri döviz işlemcilerinin 164-165 bölgesine odaklanacağını gösteriyor." değerlendirmesini yaptı. Cranfield, yenin zayıflama hızının artması halinde yatırımcıların Japon yetkililerin alımlarla devreye girmesini bekleyeceğini sözlerine ekledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok