Yaklaşık 6 bin metre derinlikte bulunan yatakların işletilmesi planlanırken, proje hayata geçerse nadir toprak elementlerinin çıkarılmasından mıknatıs üretimine kadar uzanan alternatif bir tedarik zincirinin temeli atılabilir.
Deniz tabanında zengin rezervler bulundu
Japonya’nın bölgede yürüttüğü sondaj çalışmaları, özellikle Çin’in küresel tedarikinde önemli paya sahip ağır nadir toprak elementleri açısından dikkat çekici sonuçlar verdi. İtriyum, gadolinyum ve disprozyum gibi elementlerin deniz tabanındaki çamurda yüksek yoğunlukta bulunduğu belirlendi.
Son testlerde yaklaşık 50 ton nadir toprak elementi açısından zengin çamur yüzeye çıkarıldı. Japonya, önümüzdeki dönemde sondaj çalışmalarını genişletmeyi ve 2028’e kadar ticari üretime geçiş için kapsamlı bir yol haritası oluşturmayı planlıyor.
Hedef bağımsız tedarik zinciri
Projenin ticari ölçekte başarılı olması, ABD ve Japonya’nın Çin merkezli tedarik zincirine alternatif oluşturmasına imkan sağlayabilir. Böylece ham maddenin deniz tabanından çıkarılmasından yüksek teknoloji ürünlerinde kullanılan kalıcı mıknatısların üretimine kadar uzanan daha bağımsız bir sistem kurulması hedefleniyor.
Kuzey Amerika merkezli Deep Reach Technology gibi şirketlerin de projeye ilgi gösterdiği belirtiliyor. Ancak şirketlerle Japonya arasındaki temasların henüz erken aşamada olduğu ifade ediliyor.
6 kilometre derinlikte büyük mühendislik sınavı
Projenin önündeki en önemli sorun ise rezervlerin bulunduğu derinlik. Yaklaşık 6 kilometre aşağıda gerçekleştirilecek operasyon, günümüzdeki açık deniz petrol ve doğal gaz çalışmalarının çok daha ötesinde teknik gereksinimler ortaya çıkarıyor.
Deniz tabanındaki basıncın yüzeye kıyasla yaklaşık 600 kat daha yüksek olması, çamurun çıkarılması ve yüzeye taşınmasını operasyonun en zorlu aşamalarından biri haline getiriyor.
Bu nedenle Japonya’nın önündeki temel mesele yalnızca rezervlerin büyüklüğünü ortaya koymak değil, söz konusu kaynakları ekonomik ve güvenli biçimde çıkarabilecek teknolojiyi geliştirmek olacak.