;
Arama

Elektrikli araç satışlarında yeni zirve: 2025'te 20,7 milyon araç satıldı

Dünya genelinde elektrikli araç satışları, 2025 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 20,7 milyon adede ulaştı. Satış hacmindeki yıllık 3,6 milyonluk artış, pazarın doygunluğa ulaştığı iddialarını çürütürken, bölgesel ayrışmalar derinleşti. Avrupa'nın Çin'i geride bırakarak en hızlı büyüyen pazar olduğu yılda, Kuzey Amerika'da teşviklerin sona ermesiyle son 7 yılın en karamsar tablosu ortaya çıktı.

14 Ocak 2026, 09:42
Elektrikli araç satışlarında yeni zirve: 2025'te 20,7 milyon araç satıldı
Çinli araç üreticisi BYD 2025'te 2,27 milyon elektrikli otomobille dünyanın en büyük üreticisi oldu

Küresel otomotiv endüstrisi, 2025 yılında elektrikli araç geçişinde kritik bir virajı daha geride bıraktı. Londra merkezli veri analiz şirketleri Benchmark Mineral Intelligence ve Rho Motion tarafından yayımlanan kapsamlı raporlara göre, tam elektrikli (BEV) ve şarj edilebilir hibrit (PHEV) araçları kapsayan küresel pazar, yıllık bazda yüzde 20 büyüme kaydetti. Toplam satış adedi 20,7 milyona ulaşarak yeni bir rekor kırarken, bu rakam 2024 yılına kıyasla pazara 3,6 milyon adet daha fazla yeni elektrikli aracın girdiği anlamına geliyor.

Veriler, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen "elektrikli araç satışları yavaşlıyor" algısının aksine, büyümenin hacimsel olarak hızlandığını ortaya koydu. 2024 yılında pazar bir önceki yıla göre 3,5 milyon adet büyürken, 2025 yılında bu artış miktarı 3,6 milyon adede yükseldi. Buna karşılık, içten yanmalı motorlu araç satışlarının 2017 yılındaki zirvesinden bu yana yaklaşık yüzde 25 oranında gerilediği ve düşüş trendinin kalıcı hale geldiği belirtildi.

Çin pazarında büyüme ve değişen sübvansiyon yapısı

Küresel pazarın lokomotifi konumundaki Çin, 2025 yılında da liderliğini sürdürdü. Ülkede elektrikli araç satışları yıllık bazda yüzde 17 artışla 12,9 milyon adede ulaştı. Bu rakam, dünya genelinde satılan her 10 elektrikli araçtan 6'sının Çin pazarında satıldığını gösteriyor. Ayrıca Çin, küresel elektrikli araç üretiminin yüzde 71'ini tek başına gerçekleştirerek arz tarafındaki hakimiyetini de korudu.

Çin pazarındaki büyümede, üreticiler arasındaki yoğun iç rekabet, agresif fiyat indirimleri ve model çeşitliliğindeki artış belirleyici oldu. İç pazardaki bu yoğun rekabet baskısı, Çinli üreticileri giderek artan bir oranda ihracata yöneltti. Çinli markaların Avrupa pazarındaki payı yüzde 19'a ulaşırken; Güney Amerika, Güneydoğu Asya ve Orta Asya pazarlarındaki elektrikli araç penetrasyonunun artmasında da Çin menşeli uygun fiyatlı araçlar itici güç oldu.

Ancak raporlar, Çin pazarında 2025'in son çeyreğinde bir yavaşlama sinyali görüldüğüne dikkat çekiyor. Aralık ayında Çin'deki satışlar, Şubat 2024'ten bu yana görülen en düşük yıllık artış oranıyla sadece yüzde 2 yükselerek 1,3 milyon adette kaldı.

Analistler 2026 yılının Çin pazarı için yeni bir dönüm noktası olacağını öngörüyor. Benchmark Mineral Intelligence analizine göre bu yıl Çin'de elektrikli araçlar ilk kez satın alma vergisine tabi olacak. Ayrıca sübvansiyon mekanizmasında köklü bir değişikliğe gidiliyor. 2025 yılında küçük ve ucuz araçları avantajlı kılan sabit oranlı sübvansiyon sistemi yerine, araç fiyatıyla orantılı bir sisteme geçilecek. Bu durum, 2026 yılında sağlanacak devlet desteğinin 2025 seviyelerinin altında kalmasına neden olacak. 2025'teki en büyük elektrikli araç üreticisi de Çinli BYD oldu. Böylece Tesla yıllar sonra tahtından edildi

Avrupa'da regülasyon değişikliği ve satış patlaması

2025 yılında küresel büyümenin yıldızı Avrupa oldu. Kıta genelinde elektrikli araç satışları yıllık bazda yüzde 33 artarak 4,3 milyon adede yaklaştı. Bu performansla Avrupa, oransal büyüme hızında Çin'i geride bırakarak "en hızlı büyüyen bölgesel pazar" unvanını aldı. Aralık ayında sadece Avrupa'da 450 binin üzerinde yeni elektrikli araç tescili yapıldı; bu da aylık bazda yüzde 34'lük bir artışa işaret ediyor.

Avrupa pazarındaki bu ivmelenmede, Almanya ve İngiltere gibi büyük pazarlar başı çekti. Almanya'da satışlar yüzde 48, İngiltere'de ise yüzde 27 oranında arttı. Yıla durgun başlayan Fransa pazarında ise yıl sonunda yüzde 2'lik sınırlı bir büyüme kaydedildi.

Bölgedeki hareketlilikte yasal düzenlemelerdeki esneklikler ve teşvik politikaları etkili oldu. Birçok Avrupa ülkesi, tüketicilerin alım gücünü desteklemek için sübvansiyonları genişletti. Ayrıca Avrupa Birliği'nin emisyon hedeflerinde değişikliğe gitmesi piyasayı şekillendiren bir diğer unsur oldu.

2026 ve sonrası için Avrupa pazarını etkileyecek en kritik gelişme, 2035 yılı için belirlenen "içten yanmalı motor yasağı" planındaki revizyon oldu. Yeni plana göre, otomobil üreticilerinin 2035 itibarıyla egzoz emisyonlarını yüzde 100 sıfırlama hedefi, yüzde 90'a çekilecek. Kalan yüzde 10'luk emisyon payının ise AB içinde üretilmiş düşük karbonlu çelik kullanımı, e-yakıtlar ve biyoyakıtlar yoluyla telafi edilmesine izin verilecek. Bu durum, sektörde tam elektrikliye geçiş sürecinde hibrit ve alternatif yakıtlı teknolojilere de bir alan açılması olarak yorumlanıyor.

Kuzey Amerika'da sert düşüş ve "Trump etkisi"

Avrupa ve Çin'deki büyüme trendinin aksine, Kuzey Amerika pazarı 2025 yılını küçülmeyle kapattı. ABD, Kanada ve Meksika'yı kapsayan bölgede toplam satışlar yüzde 4 gerileyerek 1,8 milyon adette kaldı. Bu rakam, dünyanın geri kalanındaki (RoW) toplam 1,7 milyonluk satış hacminin sadece biraz üzerinde gerçekleşti.

ABD pazarındaki daralmanın temel nedeni, değişen siyasi atmosfer ve teşvik politikalarındaki "U dönüşü" oldu. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin korumacı ticaret politikaları ve elektrifikasyon karşıtı söylemleri, somut ekonomik kararlara dönüştü. Ülkede elektrikli araçlara yönelik vergi indirimleri 30 Eylül 2025 tarihi itibarıyla kaldırıldı. Bu kararın etkisiyle ABD'de yıllık satış artışı sadece yüzde 1'de kalırken, yılın son çeyreğinde pazar adeta çakıldı. Ekim ve Kasım aylarındaki düşüşlerin ardından, Aralık ayında Kuzey Amerika genelindeki elektrikli araç tescilleri yüzde 39 azalarak 100 bin adedin biraz üzerine geriledi.

Kanada pazarında da benzer bir tablo yaşandı. 2025'in başında federal sübvansiyonların kaldırılması, pazarın yüzde 41 oranında daralmasına neden oldu. Bölgedeki tek pozitif ayrışma Meksika'da görüldü. Çinli elektrikli araç üreticilerinin ülkeye yoğun girişi ve artan ithalatın etkisiyle Meksika pazarında satışlar yüzde 29 büyüdü.

2026 beklentileri: ABD pazarında tarihi küçülme, küresel yavaşlama

Sektör raporları, 2026 yılı için temkinli bir büyüme öngörüsünde bulunuyor. Benchmark Mineral Intelligence (BMI), küresel elektrikli araç satışlarının 2026'da yüzde 15,7 artışla 23,9 milyon adede ulaşacağını tahmin ediyor. Ancak bu büyüme, önceki yıllara göre hız kesmiş olacak.

Bölgesel bazda beklentiler ise şöyle şekilleniyor:

  • Çin: Büyüme hızının artarak yüzde 21 seviyesine çıkması bekleniyor.
  • Avrupa: Büyüme hızının yavaşlayarak yüzde 15 seviyesine ineceği öngörülüyor.
  • Kuzey Amerika: En karamsar tablo bu bölge için çiziliyor. BMI verilerine göre, ABD pazarında satışların yüzde 29 oranında düşmesi ve Kuzey Amerika genelinde pazarın yüzde 23 küçülmesi bekleniyor.
  • Dünyanın Geri Kalanı: Yüzde 26'lık bir büyüme ile pazar payını artırmaya devam edecek.

Rho Motion Veri Müdürü Charles Lester, ABD pazarındaki duruma ilişkin değerlendirmesinde, "Kuzey Amerika'nın çalkantılı bir yıl geçirmesi şaşırtıcı değil. Başkan Trump, göreve gelmesinin üzerinden geçen bir yılda teşvikleri geri çekme sözünü tuttu. ABD pazarında 7 yıl aradan sonra ilk kez satışların neredeyse üçte bir oranında küçüleceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. Lester ayrıca, Avrupa'daki artan rekabet ve Çin'deki talep değişimlerinin, istihdam ve kârlılık endişesi taşıyan otomobil üreticileri ile emisyon hedeflerini savunanlar arasındaki tartışmayı alevlendireceğini vurguladı.

Batılı üreticiler frene basarken Çin gaza basıyor

Raporlarda dikkat çekilen bir diğer yapısal değişim ise Batılı ve Doğulu üreticilerin stratejilerindeki makasın açılması oldu. Batılı otomobil devleri ve Japon üreticiler, düşen kâr marjları ve yavaşlayan talep gerekçesiyle elektrikli araç hedeflerini küçültüp hükümetlerden emisyon hedeflerini esnetmesini talep ederken; Çinli üreticiler üretim planlarına sadık kalarak uygun fiyatlı ve teknolojik modellerle pazar paylarını artırmaya odaklandı. Analistlere göre, Batılı ülkelerin uygulamaya koyduğu ticaret bariyerleri kısa vadede yerli üreticileri korusa da, uzun vadede teknolojik rekabet gücünü zayıflatma riski taşıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok