Yakın zamanda Avustralya ve Yeni Zelanda’daki madenleri ziyaret eden uzun yıllardır altın ve gümüş boğası olarak bilinen Eric Sprott, Forbes kendisine ocak ayının sonlarında ulaştığında Kosta Rika’nın San Jose kentindeki tatil evindeydi. Gümüş ons başına tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 100 dolara yeni ulaşmıştı ama Sprott bu durumdan pek etkilenmedi. 81 yaşındaki Sprott, “Altın ve gümüş hisseleri büyük ölçüde düşük performans gösterdi. Açıkçası fiyatların çok daha yükseğe gideceğini düşünüyorum. Gümüş kolaylıkla 200, hatta 300 dolara çıkabilir. Altın ise 10 bin 000 dolara ulaşabilir” dedi.
Günler sonra, gümüş üçte bir oranında düşerek 76 dolara gerilediğinde ve altın beş bin doların altına indiğinde de Sprott aynı derecede sakin kaldı. Dünyanın dört bir yanında çatışmaların arttığını ve insanların daha güvenli yatırımlara yöneldiğini, bu yüzden böyle dalgalanmaların beklenen şeyler olduğunu söyledi. Ona göre bu hareketler, küresel belirsizlik ortamında yön arayan bir piyasayı yansıtıyordu.
Bu durum, birçok yeni yatırımcının altın ve gümüşe yönelmesinin sebeplerinden biri olabilir ancak Sprott’a göre metallerdeki çılgın yükselişin arkasında başka bir neden daha vardı: Merkezi hükümetlerin sorumsuz harcamaları. Bu, “sağlam para” savunucularının onlarca yıldır dile getirdiği bir görüş. Teoriye göre yüksek kamu harcamaları, tüketicilerin itibari paralara olan güvenini aşındırdı ve insanları değer saklama aracı olarak görülen değerli metaller gibi somut varlıklara yöneltti. Sprott, “Bence hepimiz hükümetlerin finansal sistem, para basımı ve aşırı harcama konusunda oldukça sorumsuz davrandığını biliyoruz. Kanada, ABD, İngiltere, Japonya fark etmez, hepsi aşırı harcadı. Sanki para basabiliyorsak matbaayı çalıştıralım diye düşünüyorlar ve böylece aşırı harcıyoruz" diyor.
İşte bu inanç, onu sadece külçe altın biriktirmeye değil, aynı zamanda 200’den fazla altın ve gümüş şirketinde hisse toplamaya da yöneltti. Derin sektör bilgisi sayesinde, varlıklarının düşük değerlendiğine inandığı küçük ve az bilinen şirketleri hedef alabildi. “Ben maden yataklarına bakarım. Jeolog değilim, kayalar hakkında hiçbir şey bilmem ama sayıları bilirim… Eğer ödül büyükse, kaybetmeyi göze alabilirim.”
Bu yaklaşım işe yaradı. Şu anda 120 madencilik şirketinde hissesi bulunan ancak yatırımlarını 10’dan az şirkette yoğunlaştıran Sprott’un serveti yaklaşık 3,3 milyar dolara ulaştı. Bu rakam 2025’in başından bu yana yaklaşık dört kat artış anlamına geliyor ancak 4,6 milyar dolarlık zirvesinden yaklaşık yüzde 30 aşağıda. Sprott ile yakın çalışanlar onun sabırlı ve sarsılmaz mizacını övüyor. Toronto merkezli gümüş şirketi Stroud Resources’ın yönetim kurulu başkanı ve Sprott’un aile ofisinde danışmanlık rolü bulunan uzun süreli arkadaşı Jeff Kennedy şöyle diyor: “Hiçbir zaman kararsız konuşmaz. Bir görüşü vardır ve o görüşün arkasına adını ve itibarını koyup sabırla beklemeye hazırdır.”
"İyi bir yatırımcı olduğum ortaya çıktı"
Sprott’un dünyanın en büyük metal boğalarından biri haline gelme yolculuğu, Kanada’nın başkenti Ottawa’da başladı. Babası bir devlet görevlisiydi. Sprott, yatırım ilgisini kendisine boş zamanlarında amatör hisse işlemleri yapan babasının aşıladığını söylüyor. “Hisse piyasasıyla ilgili konuşabileceğim biri vardı” diyor. 1965’te Ottawa’daki Carleton Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Merrill Lynch’te bilgisayar programcısı ve piyasa analisti olarak çalıştı. Üç yıl sonra butik bir Kanada hisse araştırma şirketine geçti ve burada on yıl geçirdi. Bir miktar para biriktirdikten sonra 1980’de Toronto Borsası’nda kendi koltuğunu satın aldı ve kurumsal yatırımcılara araştırma ve portföy yönetimi hizmeti veren Sprott Securities’i kurdu.
İlk büyük başarısı, 1980’lerde Ontario merkezli Lakeshore Mines’a yaptığı yatırımdı. İçeriden öğrenenlerin işlemlerini inceleyerek bazı madencilik şirketlerinin sürekli birbirlerinin hisselerini aldığını fark etti. Bu onu şirketleri kendi başına değerlemeye yöneltti ve piyasanın şirketlerin gerçek değerini ciddi biçimde küçümsediği sonucuna vardı. Hisseleri yaklaşık 5 dolardan aldı. Altı ay içinde hisseler 50 dolar civarında işlem görüyordu. “Para yönetimi işinde olmayı planlamamıştım ama iyi bir yatırımcı olduğum ortaya çıktı” diyor.
2000 yılına gelindiğinde, ilk dot-com balonu şişerken, Sprott piyasa çökerse ne olacağı konusunda endişelenmeye başladı. İşte o zaman ilk kez altın ve gümüş üzerine büyük bahis oynadı; hisselerde açığa satış yaparken değerli metallerde uzun pozisyon aldı. Bu öngörülü bir hamleydi. Kısa süre sonra piyasa yüzde 80 düştü. Sprott daha sonra Sprott Securities’in aracılık bölümünü çalışanlarına sattı, varlık yönetimi bölümünü kendisi için tuttu ve madencilik şirketlerine yatırım yapmaya başladı. Çıkarılmamış maden rezervleri, maliyet ve mineral kalitesi konusundaki belirsizlik nedeniyle genellikle işlenmiş versiyonlarından daha düşük değerlenir. Sprott bunu bir avantaj olarak gördü. Forbes’a verdiği demeçte bugün bile rezerv miktarı, tenör sınırı ve maden faaliyetleri gibi ölçütlere bakarak yatırım maliyetini piyasa fiyatlarıyla karşılaştırdığını söylüyor.
Bugün 1,3 milyar dolar değerindeki en büyük yatırımı Hycroft Mining Holding Corp. da bu düşük değerlenmiş spekülatif yatırımlardan biriydi. Onu cezbeden şey, şirket üretime henüz başlamamış ve borç yükü altında olmasına rağmen, Nevada’nın kuzeyindeki ana maden sahasının devasa altın ve gümüş rezervleriydi. Tezine güvenen Sprott, Hycroft’a 360 milyon doların üzerinde sermaye enjekte etti ve kredilerini yeniden yapılandırmasına yardımcı oldu. Bunun karşılığında şirkette yüzde 1 hisse ve gelecekteki tüm madencilik gelirleri üzerinden yüzde 1,5 net telif hakkı aldı. Birkaç yıllık dalgalanmanın ardından Hycroft hisseleri yükselmeye başladı. Sprott daha fazla yatırım yaptı. Ardından hisseler adeta patladı; şirket aktif operasyonlara yeni başlamış ve henüz altın ya da gümüş üretmemiş olmasına rağmen, 2025 başından bu yana yüzde 1482 yükseldi.
Sprott’un ikinci büyük yatırımı olan Ontario merkezli Discovery Silver Corporation da benzer bir hikaye. Mayıs 2019’da Discovery (o zamanki adıyla Discovery Metals Corp.) ile Levon Resources Ltd. birleşerek Meksika ve Porto Riko’daki projelere odaklanan bir gümüş keşif şirketi kurdu. Aynı yılın ilerleyen dönemlerinde Sprott yaklaşık 6 milyon dolar yatırım yaparak yeni birleşen şirketin hisselerinin neredeyse dörtte birini satın aldı. Bu yeni fonlarla Discovery, Meksika’nın Chihuahua bölgesindeki büyük Cordero madenine odaklandı; şirket burada yaklaşık bir milyon ton altın, gümüş, kurşun ve çinko bulunduğunu öngörüyordu.
Sonraki bir buçuk yıl boyunca Sprott şirkete ek 22 milyon dolar daha yatırdı ve payını yüzde 25’e çıkardı. Bu durum hisselerde üç kattan fazla yükselişe yol açtı. Ardından Discovery Silver’ın Ocak 2025’te Ontario’daki büyük bir altın madenciliği projesini 425 milyon dolara satın alması hisseleri yüzde 998 yükseltti ve Sprott’un payının değerini 400 milyon dolara taşıdı.
Talep sürekli arzın önünde gidiyor
Geleceğe baktığında Sprott hala özellikle gümüşe odaklanmış durumda; çünkü küresel talep arzı aşmaya devam ediyor. Kâr amacı gütmeyen araştırma kuruluşu Silver Institute’a göre küresel piyasa son beş yıldır açık veriyor. Talep sürekli arzın önünde gidiyor. Talebi artıranlar sadece kıyamet senaryolarına inanan insanlar değil: gümüş; bataryalar, elektronik ürünler, elektrikli araçlar ve güneş panellerinde yaygın biçimde kullanılıyor.
Sprott ayrıca manganez alanına da yatırım yapmaya başladı. 2024 sonlarında Samsung’un yayımladığı ve metalin saflaştırılmış yoğun bir formunun (şu anda çoğunlukla çelik üretiminde kullanılıyor) daha verimli yeni bir elektrikli araç bataryası geliştireceğini anlatan bir raporu okuduktan sonra Euro Manganese Inc ve Manganese X Energy Corp hisselerini topladı. Hindistan’ın Haydarabad kentindeki piyasa araştırma şirketi Mordor Intelligence’a göre küresel manganez pazarının önümüzdeki beş yılda yaklaşık 33 milyar dolardan 41 milyar dolara çıkması bekleniyor. Sprott, “Muhtemelen dört ya da beş manganez madencisi şirketinde payım var ve çoğunda yüzde 20’ye kadar hisse sahibiyim" diyor.
İran’daki çatışmalar da dahil olmak üzere mevcut jeopolitik karmaşa Sprott’u endişelendirmiyor. Ayrıca Nvidia, Microsoft veya Apple gibi popüler hisselerle de özellikle ilgilenmiyor. Bunun yerine, son 40 yılı aşkın süredir yaptığı gibi metallere bağlı kalıyor ve sektör bilgisiyle yatırım tezine duyduğu güvenin onu uzun vadede üstün performansa taşımaya devam edeceğine inanıyor. “Bence en iyi tavsiyelerden biri şu: Eğer haklı olduğunu düşünüyorsan, yolundan sapma ve sabırlı ol.”