TÜİK’in “İstatistiklerle Yaşlılar 2025” raporuna göre, yaşlı nüfusun 2025’te cinsiyet dağılımı şöyle: yüzde 44,7 erkek, yüzde 55,3 kadın.
Yaş gruplarına bakıldığında, 2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 63,8’i 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9’u 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,4’ü 85 yaş ve üzerindeydi. 2025 yılında ise 65-74 yaş grubu yüzde 62,9, 75-84 yaş grubu yüzde 29,3 ve 85 yaş ve üzeri yüzde 7,8 olarak kaydedildi.
Özel bir grup olan 100 yaş ve üzerindekiler ise toplam yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturuyor; 2025’te bu sayı 8 bin 290 kişi olarak belirlendi.
Geleceğe dair nüfus projeksiyonları
TÜİK, üç farklı senaryoya göre yaşlı nüfus oranının önümüzdeki yıllarda artacağını öngörüyor:
-
Ana senaryo: Yaşlı nüfus oranı 2030’da yüzde 13,5, 2060’ta yüzde 27,0, 2100’de yüzde 33,6 olacak.
-
Düşük senaryo (doğurganlık hızının düşmeye devam edeceği varsayımı): 2100 yılına kadar yaşlı oranı yüzde 42,8’e yükselebilecek.
-
Yüksek senaryo (doğurganlık tedbirlerinin etkili olacağı varsayımı): 2100’te yaşlı nüfus oranı yüzde 28,2’ye kadar gerileyebilecek.
Türkiye’nin yaş yapısı değişiyor
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının yüzde 10’u aşması, Türkiye’de nüfusun hızla yaşlandığını gösteriyor. Sağlık hizmetlerindeki gelişmeler, yaşam standardındaki iyileşmeler ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması, demografik yapıyı değiştirdi.
Toplam nüfus içindeki çocuk ve genç oranı azalırken, yaşlı nüfusun oranı yükseldi. Türkiye hâlâ genç nüfus oranı yüksek bir ülke olsa da, yaşlı sayısı sayısal olarak oldukça fazla.
İllere göre yapılan değerlendirmede, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop olarak belirlendi.