;
Arama

Tekstil ihracatında hedef Avrupa'daki 100 milyar dolarlık pazar

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Ahmet Şişman, tekstil sektörünün yeni dönemde 'Avrupa planı' ile üretim ve ihracat odaklı güçlü bir dönüşüm yaşayacağını duyurdu.

23 Mart 2026, 11:59 Güncelleme: 23 Mart 2026, 12:03

Tekstil ve hammaddeleri sektörünün yeni dönem hedefleri düzenlenen kapsamlı bir toplantıda masaya yatırıldı. Toplantıya sektörün önde gelen isimleri katıldı. 

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz ve İTHİB Başkan Yardımcısı Ahmet Şişman projeleri anlattı. Ayrıca İTHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Sami Aydın ile İTHİB Başkan Yardımcısı Fatih Bilici de güncel gelişmeleri değerlendirdi.

Tüm sektörlere örnek olan eğitim projeleri

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, 25 yıldan uzun süredir kurum bünyesinde çalışmalar yürüttüğünü hatırlattı. Öksüz, iki dönemdir İTHİB'de başkanlık görevini sürdürdüğünü ifade etti. 

Mevcut dönemde hayata geçirilen projelere dikkat çeken Öksüz, fuarlar ve eğitim projeleriyle sektöre önemli katkılar sağladıklarını belirtti. Öksüz, üniversite ve sanayi iş birliğinde örnek bir model oluşturduklarını kaydetti.

Bugüne kadar amaçlarının sektörün sorunlarıyla ilgilenmek ve ihracatı artırmak olduğunu belirten Öksüz, bu doğrultuda ilerlediklerini ifade etti. Öksüz, "Hâlihazırda yürüyen çok değerli projelerimiz bulunuyor." dedi.

Organize ettikleri ve devam edecekleri fuarlar olduğunu dile getiren Öksüz, kendi dönemlerinde başlatılan tekstil mühendisliği programının sürdüğünü ekledi. Bu programın sektör için son derece önemli bir proje olduğunu vurguladı.

Öksüz, "Üniversite-sanayi iş birliği açısından tüm sektörlere örnek oldu. Gururla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. Yeni yönetimin de sektör için faydalı çalışmalar gerçekleştireceğine inandığını sözlerine ekledi.

Otomasyona dayalı karanlık fabrikalar dönemi

İTHİB Başkan Yardımcısı ve yeni dönem başkan adayı Ahmet Şişman, sektörün vizyonunu açıklarken güçlü bir dönüşüm sürecine işaret etti. Şişman, üretim artarken ihracatçının güçleneceğini vurguladı.

Tekstil sektörünün 'Avrupa Planı' ile yeni bir ivme yakalayacağını söyleyen Şişman, "Avrupa’daki üretimden daha fazla pay almak ve bu gücü ülkemize çekmek için somut adımlar atıyoruz." dedi.

Yeni dönemde Texhibition başta olmak üzere uluslararası organizasyonların güçlendirileceğini belirten Şişman, Türk üreticiler için yeni pazarlar açmaya odaklandıklarını kaydetti. 

İTHİB’in yeni dönemindeki yol haritasını paylaşan Şişman, 2001 yılından bu yana ihracatçılar birliğinde görev aldığını söyledi. Şişman, 25 yıldır sektörün yararına çalışmalar yürüttüklerini aktardı.

Görev dönemlerinde pek çok farklı süreci deneyimlediklerinin altını çizen Şişman, ürünlerin yok satıldığı dönemleri de sıkıntılı süreçleri de gördüklerini belirtti. Şişman, artık yeni bir döneme girildiğini ifade etti.

Mevcut üretim yapısıyla rekabet etmenin giderek zorlaştığını vurgulayan Şişman, bugünkü maliyetlerle ve çok sayıda işçinin çalıştığı klasik düzenle Avrupa’ya mal satmanın sürdürülebilir görünmediğini savundu.

Şişman, bunun yerine 7 gün 24 saat çalışan, otomasyona dayalı karanlık fabrikalar modeline geçilmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa’nın bile bu dönüşüme yatırım yaptığına dikkat çekti.

Şişman, Türkiye'nin de devlet desteği ve ortak üretim modelleriyle bu sürece hazırlanması gerektiğini dile getirdi. Temel ürünlerin ötesine geçerek tasarımı öne çıkaran bir yapı kurulmasının önemine değindi.

Özellikle teknik tekstilde Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı sayesinde büyük fırsatlar bulunduğunu söyleyen Şişman, "Doğru alanlara girildiğinde Avrupa’dan iş almak mümkün." değerlendirmesini yaptı.

Hedef Avrupa'daki 105 milyar dolarlık dev pazar

Türkiye’de tekstil sektöründe bir dar boğaz yaşanıyor gibi görünse de umutlarını kaybetmediklerini belirten Şişman, hazır giyimin maliyetlere çok daha duyarlı bir sektör olduğunu hatırlattı.

Tekstil hammaddeleri sektörünün ise yüksek inovasyon imkânı sunduğunu ifade eden Şişman, bu alanda yeni dönem için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. 

Tekstil sektörü olarak yaklaşık 12 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Şişman, Avrupa'da hâlâ 105 milyar dolarlık tekstil üretimi bulunduğunu ve yönlerini bu tarafa çevirdiklerini bildirdi.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ise Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toplam ihracatının 2024 yılında 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğine dikkat çekti.

Öksüz, "Ülke olarak bu rakamla, çevremizdeki yaklaşık 30 ülkenin toplam ihracatını geride bırakıyoruz." dedi. Söz konusu ülkelerin toplam ihracatının ise 28 milyar dolar seviyesinde olduğunu ekledi.

Avrupa Birliği ve G7 ülkelerinin üretimini incelediklerini anlatan Öksüz, en gelişmiş yedi ekonomiden dördünün en büyük 10 tekstil ihracatçısı ülke arasında yer aldığını belirtti. 

Avrupa Birliği’nin tekstil üretim değerinin 100 milyar doların üzerinde seyrettiğini söyleyen Öksüz, bu alanda ilk sırayı İtalya'nın aldığını, ardından Almanya, İspanya ve Fransa'nın geldiğini aktardı.

Öksüz, İtalya’da konfeksiyon yan sanayinin güçlü bir pazar olduğunu gördüklerini, Almanya'nın ise çok katma değerli işler yaptığını ifade etti.

Dokunmamış kumaşta üretici ilk 80 firmayı belirlediklerini söyleyen Öksüz, "Bu üreticilerin ilk 10’unun aynı zamanda ABD’de de üretim gerçekleştirdiğini gördük." dedi. 

Fransa’da ciddi bir elyaf üretimi olduğunu belirten Öksüz, keten ve kenevir gibi bitkisel elyaflarda üretimlerin arttığını ve kumaş üretiminin de sürdüğünü kaydetti.

Bu alanları detaylı inceleyerek Türkiye'nin alabileceği payı ortaya koymayı amaçladıklarını söyleyen Öksüz, bu çalışmaları raporlar ve çalıştaylar aracılığıyla firmalara aktaracaklarını belirtti.

Öksüz, Avrupa’daki 100 milyar dolarlık pazarın yalnızca yüzde 10’unu hedeflemenin bile 10 milyar doların üzerinde bir değer anlamına geldiğini ve bunun çok büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. Avrupa'daki marka satın almalarında Varlık Fonu'ndan da destek alınabileceği vurgulandı. 

Yeni üretim alanları sabır ve yatırım istiyor

Yeni alanlara girmenin zorluklarına değinen Ahmet Şişman, yaklaşık 10 yıl önce yapılan bir çalışmada Almanya’daki tekstilcilerin yalnızca yüzde 30’unun geleneksel tekstil kökeninden geldiğini anlattı.

Şişman, geri kalan yüzde 70’in ise daha önce tekstil üretmeyen firmalardan oluştuğunu ifade etti. Bu durumun tekstilin sınırlarının değiştiğini gösterdiğini belirtti.

Karbon gibi malzemelerin artık kaputtan rüzgâr türbinine kadar çok farklı alanlarda kullanıldığına dikkat çeken Şişman, bu alanların tekstilciler tarafından değil başka sektörlerdeki firmalar tarafından doldurulmuş olduğunu söyledi.

Şişman, "Yani aslında tekstilcinin yapabileceği işler, bakış açısı değişmediği için başka sektörlere geçmiş durumda." değerlendirmesini yaptı. 

Aynı tablonun otomotivde ve suni deri tarafında da görüldüğünü belirten Şişman, koltukların büyük çoğunluğunun suni deri olmasına rağmen bu ürünlerin hâlâ ithal edildiğini kaydetti.

Türkiye’de bu alanda üretim yapabilecek ciddi bir birikim bulunduğunu söyleyen Şişman, yeni alanlara girmenin sabır, yatırım ve uzun vadeli çalışma gerektirdiğinin altını çizdi.

Nitelikli eleman için liseden başlayan kesintisiz eğitim

Sektörün en kritik sorunlarından biri olan nitelikli insan kaynağı problemini çözeceklerini vurgulayan Şişman, son yıllarda önemli eğitim projelerini hayata geçirdiklerini hatırlattı.

Başarılı öğrencilerin sektöre yönelmesi için çalıştıklarını anlatan Şişman, asgari ücret seviyesine kadar ulaşan burslar sağladıklarını ve yüksek puanlı öğrencileri teşvik ettiklerini söyledi.

Eğitim sürecini sadece üniversite ile sınırlı tutmadıklarını belirten Şişman, "Meslek lisesinden başlayıp lisans ve lisansüstü eğitime kadar uzanan bütüncül bir yapı kurmayı hedefledik." dedi.

Şişman, yeni dönemde iki yıldır üzerinde çalışılan İstanbul Tekstil Meslek Lisesi’ni yeniden yapılandırarak sektöre kazandırdıklarını bildirdi.

Yaklaşık bin öğrenci kapasitesine sahip bu okulda öğrencileri yabancı dil eğitimi ve fuar deneyimleriyle destekleyeceklerini belirten Şişman, sektörün ihtiyaç duyduğu donanımlı kaynağı yetiştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.

İhracatçının önündeki tüm engeller kaldırılacak

Texhibition fuarını büyüterek Türkiye’yi küresel ticaretin merkezlerinden biri hâline getirmek istediklerini söyleyen Şişman, fuarın mevcut yönetim döneminde önemli bir başarı yakaladığını belirtti.

Şişman, yeni dönemde hedeflerinin bu fuarı uluslararası alanda çok daha güçlü bir marka hâline getirmek olduğunu ifade etti.

Bununla birlikte Türk üreticilerin bazı yurt dışı fuarlara kabul edilmemesi gibi yapısal sorunlara da çözüm üretmek zorunda olduklarını vurgulayan Şişman, "Alınamadığımız platformlara rakip etkinlikler oluşturmayı planlıyoruz." dedi.

Bu konuda uluslararası temasları gerçekleştirdiklerini ve çalışmalara başladıklarını aktaran Şişman, amaçlarının Türk üreticisine daha fazla pazar açmak olduğunu söyledi.

Şişman, ihracatçının önündeki engelleri kaldırarak sektörü küresel rekabette daha güçlü bir konuma taşıyacaklarını ve bu vizyon doğrultusunda ilerlediklerini sözlerine ekledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok