Premium otomobil üreticileri, en kârlı pazarlarındaki talebi tehdit eden İran savaşına rağmen özel üretim süper otomobilleri Orta Doğu'daki müşterilerine uçakla teslim ediyor.
Ferrari, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle araç taşıyıcılarının bölgeye girememesi üzerine geçen hafta Körfez'e yönelik teslimatların çoğunu durdurdu.
İtalyan üretici buna karşın uçak yoluyla birkaç teslimat yaptığını açıkladı. Şirket ayrıca yatırımcılarına, talep edilmesi halinde araçların bölge dışındaki müşterilere de gönderilebileceği bilgisini verdi.
Uçak kargo maliyetleri katlandı
ABD ve İsrail'in İran'ı ilk vurmasından önce bile, bazı süper zengin müşteriler lüks modellerini daha hızlı teslim almak için hava kargosuna ödeme yapıyordu. Hava yoluyla taşımacılık, deniz yoluna göre yaklaşık üç kat daha pahalıydı.
Lojistik ve otomotiv sektörü yöneticileri, çatışmaların neden olduğu fiyat artışlarıyla lüks bir aracı uçakla teslim etmenin deniz yoluna göre dört ila beş kat daha maliyetli olabileceğini belirtti. İstekli alıcıların bu farkı ödemeye hâlâ hazır olduğu görüldü.
Lojistik bilgi servisi Freightos verilerine göre, Avrupa'dan Orta Doğu'ya bir kilogram kargo uçurmanın ortalama maliyeti çatışmaların başlangıcından bu yana üçte iki oranında artarak 2,96 dolara yükseldi. Lüks bir aracı uçurmanın maliyetinin ise çok daha yüksek olacağı aktarıldı.
Freightos Baş Strateji Sorumlusu Ian Arroyo, "Bu durum, üreticilerin müşteriyle olan ilişkileri nedeniyle kendi kâr marjlarından fedakârlık edip etmemelerine veya müşterinin masrafları kendisinin karşılamayı teklif edip etmemesine bağlı." değerlendirmesini yaptı.
Bentley, çatışmalar başlamadan önce verilen siparişleri karşılamak için bölgedeki mevcut stokları kullandığını ve uçakla teslimat yapmadığını duyurdu. BMW bünyesindeki Rolls-Royce ise müşteri talebini karşılamak için mümkün olan her şeyi yaptığını bildirdi ancak detay vermekten kaçındı.
Orta Doğu'daki müşterileriyle günlük iletişimde olduğunu belirten Rolls-Royce Motor Cars CEO'su Chris Brownridge, "Burası bizim için çok önemli bir bölge. Araç bekleyen müşterilerimizin çoğu teslimatların yapılmasını istiyor ve biz de bu teslimatı kolaylaştırmak için lojistik açısından elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Lojistik şirketleri, az sayıdaki aracın otomobil taşıyıcıları yerine nakliye konteynerleri kullanılarak da taşınabileceğini ifade etti. Ancak bu yöntemin de maliyetli ve zaman alıcı olacağına dikkat çekildi.
Pazarın kişiselleştirme potansiyeli kritik
Araç hacmi açısından ABD ve Çin, Orta Doğu'dan daha büyük pazarlar olarak öne çıkıyor. Ancak bölge, varlıklı bireylerin araçlarını yüksek oranda kişiselleştirmek için para harcamaya istekli olması nedeniyle lüks otomobil üreticileri için kritik önem taşıyor. Kişiselleştirme talepleri, Ferrari'nin otomotiv gelirlerinin yaklaşık beşte birini oluşturuyor.
Volkswagen de bu ayın başlarında Orta Doğu'daki savaşın lüks araç satışlarına zarar vereceği uyarısında bulundu. Şirket, bölgenin Porsche, Lamborghini ve Audi'yi içeren premium markaları için oldukça önemli olduğunu kaydetti.
Çoğu üretici mevcut siparişlerin iptal edilmediğini söylerken, bazı sektör yöneticileri yeni siparişlerin verilmediğini aktardı. Avrupalı bir otomobil üreticisi Suudi Arabistan'da yeni bayilikler açma planlarını askıya aldığını ve Abu Dabi'deki showroom ziyaretlerinin düştüğünü bildirdi.
İsmi açıklanmayan Avrupalı üreticinin genel müdürü, "Ortalık çok ama çok sessizleşti. Orta Doğu'daki en pahalı arabaların en pahalı versiyonlarını satıyoruz. Orta Doğu'da satılacak olan araçları başka bir yere yerleştirerek işletmeye aynı getiriyi sağlamak zor." dedi. Yönetici, çatışmanın uzaması halinde şirketin Orta Doğu'ya ayrılan bazı araçları Japonya gibi ülkelere yeniden tahsis etmesi gerekebileceğini vurguladı.
Bentley patronu Frank-Steffen Walliser de kâr katkısı açısından Orta Doğu'nun dünyadaki en iyi pazar olduğunu belirtti. Walliser, "Durumdan çok endişeliyiz. Elbette Orta Doğu'daki insanların şu anda yeni bir Bentley aramak dışında başka düşünceleri var." değerlendirmesini yaptı.
Teslimatlardaki bu aksama, ABD'deki yüksek gümrük vergileri ve Çin'deki keskin satış yavaşlamasıyla sektör için zorlu bir döneme denk geldi. Birçok lüks marka, Orta Doğu'daki büyümenin kilit pazarlarındaki düşüşlerin bir kısmını telafi etmesini umuyordu.
Aston Martin'in eski CEO'su Andy Palmer ise duruma yönelik olarak, "Gidecek hiçbir yer yok. Çok uzun zamandır her pazarın bu kadar korkunç olduğu bir durum görmemiştim." ifadelerini kullandı.