;
Arama

Tesla’nın gelecek planı: Direksiyonsuz otomobil

Elon Musk’ın Tesla için vizyonu tamamen sürücüsüz, direksiyonsuz Cybercab’e dayanıyor ancak ABD'deki yasal düzenlemeler bunun önüne geçebilir.

12 Mart 2026, 13:51

Tesla’nın yıllardır çıkardığı ilk yeni araç geçen ay Austin’deki üretim hattından çıktı. Şirket bunun planladığı milyonlarca araçtan biri olmasını umuyor. Aracın adı Cybercab ve direksiyonu ya da pedalları yok. Şirket yetkililerinin söylediğine göre nisan ayında seri üretime başladığında bu araç, Tesla’nın geleneksel bir otomobil şirketi olmanın ötesine geçme planının başarılı olup olmayacağını gösterecek bir sınav olacak ve aynı zamanda böyle bir araç için hiç tasarlanmamış ABD güvenlik düzenlemelerini de test edecek.

Cybercab, Tesla’nın tam otonom sürüş yazılımı tarafından tamamen otomotik şekilde sürülmek üzere özel olarak tasarlandı. Tesla, Cybercab’i sürücüsüz yolculuk paylaşım hizmetinde kullanacağını ve ayrıca taksi filo işletmecilerine ve bireysel kullanıcılara satacağını söyledi. Şirket ayrıca bir gün insanların kendi araçlarını da bu yolculuk paylaşım uygulamasına ekleyebileceğini belirtiyor. CEO Elon Musk, aracın fiyatının 30 bin doların altında olabileceğini söyledi.

Tesla daha önce elektrikli araçlarıyla yeni bir çığır açmış olsa da standart kontrol sistemleri olmayan bir aracı satmak otomotiv sektöründe eşi görülmemiş bir durum. Musk’a göre Cybercab Tesla’nın otonom araçlara ve insansı robotlara yönelme planı için kritik önem taşıyor. Musk, yeni modeller üretmek yerine Cybercab’e öncelik verdi ve şirketi yapay zeka ve robotik alanında güçlü bir oyuncuya dönüştürmeye çalışırken iki otomobil projesini bile iptal etti. Volkswagen ya da Çinli BYD gibi geleneksel otomobil üreticileriyle rekabet etmek artık şirketin iş planının merkezinde değil. Musk ocak ayında yatırımcılara yaptığı açıklamada, “Burada geri dönüş mekanizması yok. Yani bu araba ya kendi kendine sürer ya da sürmez” dedi. 

“Direksiyonsuz araba fikrine alışmak zaman alacak”

Morgan Stanley analisti Andrew Percoco, Tesla’nın gelecek birkaç yıl içinde ürettiği Cybercab’lerin çoğunu satmasını beklemiyor. Bunun yerine şirketin kendi robotaksi yolculuk paylaşım hizmetinde kullanacağını düşünüyor. Percoco, “Bence alıcıların direksiyonsuz bir araba satın alma fikrine alışması zaman alacak” dedi. Wall Street Journal’a konuşan kaynaklara göre Tesla’nın üretim hattını haftada yüzlerce Cybercab üretecek şekilde tasarladığını söylüyor. Austin’deki Giga Texas fabrikasında otomobil üreticisi, nisan ayında Cybercab üretimine başlamak için yeni çalışanlar alıyor ve yeni makineler getiriyor. Musk ise ilk üretimin “son derece yavaş ve sancılı” olacağı konusunda uyardı.

Bu hafta sosyal medyada fabrikadan paylaşılan fotoğraf ve videolar, Tesla’nın bir düzineden fazla Cybercab’i taşıma kamyonlarına yüklediğini gösteriyor. Tesla, şu anda sınırlı ölçekte faaliyet gösteren robotaksi yolculuk paylaşım hizmetinin bir parçası olarak araçların çoğunu kendisi kullanmayı planlıyor. Ancak şirketin Cybercab’i satabilmesi için ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nden (NHTSA) onay alması gerekiyor çünkü araçta direksiyon, pedallar ve yan aynalar bulunmuyor. NHTSA, kurallarla tam uyumlu olmayan araçları satabilmeleri için otomobil üreticilerine istisnalar tanıyabiliyor ancak bu sayı yılda 2 bin 500 araçla sınırlı.

NHTSA sözcüsüne göre Tesla henüz Cybercab için bir muafiyet başvurusu yapmadı. Eğer böyle bir muafiyet alınamazsa, şirket araçlarının yine de tüm federal araç güvenliği standartlarını karşıladığını belgelendirmek zorunda. NHTSA Cybercab’in bu standartlara uymadığını tespit ederse, ajans Tesla’ya araçları geri çağırmasını ve düzeltmesini emredebilir. Tesla böyle bir emre uymayı reddederse, büyük para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir ve NHTSA emri uygulatmak için şirkete dava açabilir.

Diğer otomobil üreticileri ve teknoloji şirketleri de ABD yollarında tamamen otonom araçların kullanımını hızlandırmaya çalışıyor. Şu anda sürücüsüz taksi filoları çeşitli eyaletlerde farklı düzenlemelerle karşı karşıya. Musk bunu otonom araçların yaygınlaşması açısından “inanılmaz derecede zorlayıcı” olarak nitelendirdi ve bunun yerine ülke çapında bir düzenleme çerçevesi oluşturulmasını savunuyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok