Arama

Küresel servet rekor kırarken 27 trilyon dolarlık risk

Allianz tarafından yayımlanan Küresel Varlık Raporu'na göre, küresel finansal varlıklar 2025 yılında yüzde 8,6 artışla 268,4 trilyon euroya ulaşarak rekor kırdı. Türkiye'de enflasyondan arındırılmış reel servet büyümesi yeniden pozitife döndü.

08 Ekim 2026, 12:09

Küresel finansal varlıklar 2025 yılında yeni bir zirveye ulaştı. Küresel finansal varlıklar yüzde 8,6 artarak 268,4 trilyon euro seviyesine yükseldi. Yeni servet yaratımının yaklaşık beşte dördü piyasalardaki değer artışlarından kaynaklandı.

Aynı dönemde yeni tasarruflar yüzde 5,4 oranında geriledi. Tasarruflar 4,1 trilyon euro seviyesine inerken, bu durum varlık artışında piyasa performansının belirleyici olduğunu gösterdi.

Allianz Baş Ekonomisti ve Yatırım Direktörü Ludovic Subran, küresel varlıkların 2025'te yine rekor kırdığını ancak bunun hikâyenin sadece yarısını anlattığını belirterek, "2019'dan bu yana nominal finansal varlıklar yüzde 50 arttı ancak enflasyondan arındırılmış olarak reelde yalnızca yüzde 23 büyüdü." dedi. Bu ayrışmanın Batı Avrupa'da daha belirgin olduğu görüldü. 2019'dan bu yana finansal varlıkların reel büyümesi Batı Avrupa'da yüzde 0,5'te kalırken, bu oran Kuzey Amerika'da yüzde 21 ve Çin'de yüzde 70 olarak kaydedildi.

Menkul kıymetlerin portföylerdeki ağırlığı rekor seviyede

Portföy tercihlerinin varlık yaratımındaki etkisi giderek güçleniyor. Menkul kıymetler 2025 yılında yüzde 12,4 oranında büyüdü. Bu büyüme, mevduatın yüzde 5,7'lik ve sigorta ile emeklilik fonlarının yüzde 5'lik artışını geride bıraktı. Menkul kıymetlerin küresel finansal varlıklar içindeki payı yüzde 46,9 ile rekor seviyeye ulaştı.

Kuzey Amerikalı hanehalklarının portföylerinde menkul kıymetlerin payı yüzde 60,7 oldu. Bu bölge, 2025'te küresel finansal varlık artışının yüzde 51,4'ünü tek başına gerçekleştirdi. Son on yılda değerleme kaynaklı kazançlar, Kuzey Amerika'daki finansal varlık büyümesinin yüzde 71'ini oluşturdu. Batı Avrupa'da ise bu oran yüzde 36 seviyesinde kaldı.

Yapay zeka yeni servet motoru olma yolunda

Küresel finansal varlıkların 2026 yılında yüzde 9 oranında büyümesi bekleniyor. Ancak yavaşlayan ekonomik büyüme, kalıcı enflasyon, ekonomik parçalanma ve yüksek kamu borcu orta vadede daha zorlu bir görünüm yaratıyor. Bu noktada yapay zeka önemli bir değişken olarak öne çıkıyor. S&P 500 endeksinin 2022 sonundan bu yana yaklaşık yüzde 95 yükselmesinde yapay zeka beklentileri kritik rol oynadı.

Allianz Research analizine göre, S&P 500'de yaşanabilecek yüzde 25'lik bir düzeltme, ABD hanehalklarının servetinden bir yıl içinde yaklaşık 27 trilyon dolar silebilir. Bu devasa tutar, toplam net varlıkların yaklaşık yüzde 14'üne denk geliyor. Olası bir düzeltmenin güven ve tüketimdeki zayıflama yoluyla ABD ekonomisini resesyona sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.

Allianz Research Politika Araştırmaları Başkanı Katharina Utermöhl, yapay zekanın bir sonraki büyük servet motoru olabileceğini ancak asıl sorunun kimin buna ortak olacağı olduğunu vurgulayarak, "Yapay zeka potansiyel olarak değer yaratmayı sermayeye doğru kaydırabilir. Bu nedenle yapay zeka kaynaklı varlık artışına daha geniş kitlelerin katılımını sağlayacak mekanizmalar ve çalışanların dönüşüme uyum sağlamasına yönelik politikalar kilit önem taşıyor." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'de reel servet büyümesi pozitife döndü

Raporun Türkiye'ye ilişkin bulguları da dikkat çekici veriler içerdi. Türkiye'de hanehalklarının finansal varlıkları 2025 yılında yüzde 45,1 artarak 540,9 milyar euroya ulaştı. Türkiye, küresel ölçekte en hızlı nominal finansal varlık büyümesinin görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.

Finansal varlıklar içinde sigorta ve emeklilik fonları yüzde 66,8 ile en hızlı büyüyen kategori oldu. Bunu yüzde 58,6 ile menkul kıymetler ve yüzde 35,3 ile mevduat izledi. Menkul kıymetlerin Türk portföylerindeki payı yüzde 32 seviyesine yükseldi. Ancak bu oran yüzde 35,9 olan Doğu Avrupa ortalamasının altında kaldı. Mevduat, Türkiye'deki en büyük finansal varlık kategorisi unvanını korudu.

Hanehalklarının yeni tasarrufları yüzde 6,3 artışla 81,8 milyar euroya çıktı. Yeni tasarrufların yüzde 43,5'i menkul kıymetlere, yüzde 41,9'u mevduata ve yüzde 9,8'i ise sigorta ile emeklilik fonlarına yöneldi. Bu durum, bölgesel emsallerine kıyasla oldukça piyasa odaklı bir tasarruf karması olarak nitelendirildi.

Enflasyondan arındırılmış finansal varlıklar 2025'te yüzde 7,6 oranında büyüdü. Böylece 2024 yılındaki yüzde 7,7'lik reel daralma tersine döndü. 2019'dan bu yana reel finansal varlık büyümesi kümülatif olarak yüzde 74,4'e ulaştı. Bu oran, raporda yer alan ülkeler arasındaki en güçlü reel büyüme olarak kayıtlara geçti.

Hanehalkı yükümlülükleri ise yüzde 50 oranında artarak 140,4 milyar euroya yükseldi. Buna rağmen net finansal varlıklar yüzde 43,5 artışla 400,5 milyar euroyu buldu. Kişi başına 4.570 euro net finansal varlık düşen Türkiye, küresel sıralamada 46'ncı sırada yer aldı. Kişi başına düşen 296.950 euro net finansal varlıkla ABD listenin zirvesinde yer alırken, onu 275.980 euro ile İsviçre ve 197.510 euro ile Danimarka takip etti.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok