Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasası ve borsada yaşanan son gelişmelere ilişkin detaylı değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, 131 fonun tasfiye sürecinin borsayı baskı altına almayacağını belirterek, "genele yayılmış sistemik riskin" söz konusu olmadığını söyledi.
Piyasalardaki dalgalanmayı değerlendiren Şimşek, "Piyasalarda dün itibarıyla yaşananlar esas itibarıyla sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok." dedi. Serbest fon alanının dünyada nispeten serbest bir alan olduğunu ve nitelikli yatırımcıların burada işlem yaptığını vurgulayan Şimşek, "Dışarıda bunlara hedge fon diyebiliriz. Oradaki regülasyon daha gevşek. 2019 yılından itibaren TEFAS'ta işlem görmeye başlayınca bu alan büyüyor. Sınırlı sayıdaki fondan bahsediyoruz. 2038 fon var Türkiye'de, bunların 131'inden bahsediyoruz." ifadelerini kullandı.
Sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu eylemler
Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalara göre katı kurallara bağlayan rehberin ağustos sonunda açıklandığını belirten Şimşek, "Sistemik risk yok, hatta şunu söyleyebilirim, serbest fon alanını dünyadaki uygulamalarına göre çok katı kurallara bağlayan fon rehberi ağustos sonunda açıklandı. Bazı konularda geçiş süreçleri var, piyasanın uyum sağlaması için. Teminat yapısı güçlendirildi. Teminata ilişkin kaygıları giderecek adımları attık." diye konuştu.
Geçen yıl para piyasası fonlarına getirilen kuralları hatırlatan Şimşek, "2024 yılında genel olarak para piyasası fonlarına dedik ki, sıfır risk olarak görülen hazine kağıtlarına sokmak zorundasınız. O düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar için de geçiş dönemi öngörüyoruz. Sınırlı sayıda fonda piyasa bozucu eylemler var, buna ilişkin gereken yapılmıştır. Yeni portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konuldu. SPK tasfiyeye ilişkin kapsamlı yol haritasını ortaya koydu." değerlendirmesini yaptı.
Tasfiye süreci borsayı baskılamayacak
Fon piyasasının yüzde 90'ının sağlıklı işlemeye devam ettiğini aktaran Bakan Şimşek, "Buradaki sorun sistemik değil derken, fonların tamamına bakarsanız fon birikimi olarak bakarsanız yüzde 10-11 civarında bir rakam. Bu da şu demek değildir, buradaki fonların hiçbir varlığı yok demek değildir." dedi.
SPK'nın süreci ilkelere göre yürüteceğini vurgulayan Şimşek, "Tasfiye süreci borsayı baskı altına alacak çerçevede olmayacak. Nitelikli yatırımcı olsalar dahi, aslında bu atılan adımlar onların haklarını korumaya yöneliktir. Burada bir yoğunlaşma oluşmuş, bunun bulaşıcı olmaması için piyasanın tamamına dün çok güçlü tedbirler devreye alındı, süreç sağlıklı şekilde işleyecek. Sorunlu alanı karantinaya aldık. Yatırımcıların tasarrufları korunacak." ifadelerini kullandı.
Evim şirketlerindeki duruma da değinen Şimşek, banka dışı finans sisteminde şu an bir sorun olmadığını belirtti. Bu alanın hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Şimşek, "Hızlı büyüyen alanların izlenmesi, kaynakların doğru alanda tutulması önemlidir. Tabiri caizse orta ve uzun vadede bunları bankalar gibi düşünmek lazım. TMSF vari bir yapı, fon havuzu, teminat havuzu gibi yapı. Bu alanla ilgili olarak tedbir aldık, adımlar attık, o alana ilişkin çalışmalar devam ediyor. İlave düzenleme ihtiyacı varsa, ilgili sorumlu kurum olan BDDK gereğini yapacaktır, şu ana kadar da yaptı." diye konuştu.
Piyasanın yüzde 90'ında sorun yok
Piyasanın büyük bölümünde güvenin sürdüğünü belirten Şimşek, "Dün bir dizi tedbir açıkladık, bir kısmını da açıklamadık. Her zaman bizim bu tür senaryolara karşı A-B-C planlarımız var. Merkez Bankamız gerekli likiditeyi sağlayacağını açıkladı. BDDK tabi ki özellikle finansal piyasalarla ilişkili olduğu için bankaların kendi hisselerini almaları sayesinde çekirdek sermayeden düşmeyeceğini söyledi." dedi.
SPK'nın sorunlu fonları hızla karantina altına aldığını söyleyen Şimşek, "Biz düne baktığımız zaman şunu görüyoruz, güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında sorun yoktu. Bankacılık sisteminde de çok katı kurallar uyguluyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III'ün 2 katında. Varlık kalitesinde de sorun yok." ifadelerini kullandı. Risk algısının yükselmediğini ve CDS'in düştüğünü belirten Şimşek, "Borsa dün pozitifteydi, genel olarak da pozitif hava vardı. Stresi nereden ölçtük; Hazine'nin tahvil piyasasında hissettik. 2-5-10 yıl vadeli tahvillerde stres kayboldu, faizler düştü. Aldığımız tedbirler doğru. Piyasa bozucu işlemlere girenlere yönelik olarak SPK gerekli işlemleri yaptı, bundan sonrası adalet sürecinde." diye konuştu.
Yanlış yapanların sonuçlarına katlanacağını vurgulayan Şimşek, "SPK lisans iptalinden suç duyurularına kadar, tasfiye kararına kadar gerekli adımları attı. Bundan sonraki süreç piyasa bozucu eylemlerde bulunup yatırımcıların birikimlerini tehlikeye atanlarla ilgili yargının süreci. Kurumlarımız üzerlerine düşenleri yapıyorlar. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak." dedi.
Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu
Savaşın enflasyon üzerindeki etkisine değinen Şimşek, "Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu. Yılı yüzde 21-22 gibi kapatırdık. Şu an yüzde 28-29 gibi kapatacağız gibi görünüyor, piyasa öyle düşünüyor." değerlendirmesinde bulundu. OVP ve tedbirler olmasaydı enflasyonun yüzde 31,5'te kalmayacağını belirten Şimşek, dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının yüzde 16 ve altına indiğini söyledi.
Bütçede eşel mobilin etkisi olduğunu belirten Şimşek, "400 milyar liralık gelirden vazgeçtik. Bu geliri elde etmemiş olmak demek, bizim faiz dışı fazlayı da aşağı çekiyor, borçlanmayı ortaya koyuyor. Yarım trilyona yönelik bir rakam. Bu şokların etkisini sınırlamak için bütçe imkanı el verdiği için adım attık." ifadelerini kullandı.
Kalıcı refah için yapısal dönüşümlerin şart olduğunu aktaran Şimşek, verimlilik olmadan bunun zor olacağını kaydetti. İhracatın yapısında yüksek teknolojinin payının arttığını belirten Şimşek, "Biz özellikle para politikasının duruşunu bozmadan bütçe ve kamu imkanlarıyla seçici kredilerle imalat sanayini önümüzdeki dönem daha güçlü destekleyeceğiz." dedi. Türkiye'nin son 20-25 yılda 1 trilyon dolar petrol ve doğal gaz ithalatına ödediğini hatırlatan Şimşek, bunu azaltacak olanın yeşil dönüşüm olduğunu vurguladı.
Finansal istikrar komitesinden yönetilebilir risk vurgusu
Öte yandan, perşembe günü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesinde, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığı bildirilmişti. Hazine ve Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada, piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketlerinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı aktarılmıştı.
Açıklamada, "Borsa İstanbul'un ve sermaye piyasalarımızın işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmamaktadır. Sorun, fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşmakta olup geçici ve yönetilebilir niteliktedir." denilmişti. Gerekli tüm tedbirlerin süratle uygulamaya konulacağı belirtilerek, "Kararlaştırılan tedbirler, başta likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesine yönelik olacaktır. Diğer taraftan piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu belirlenenler hakkında düzenleyici ve denetleyici kurumlarımız yetkilerini kararlılıkla kullanmaya devam edecektir." ifadelerine yer verilmişti.