Arama

Başarılı kadınlar neden tükenmişlik yaşıyor?

Kadınların iş hayatındaki yükselişi sürerken, üst düzey pozisyonlara ulaşma sürecinde karşılaştıkları baskı ve tükenmişlik riski de giderek artıyor. Son yıllarda yayımlanan araştırmalar, özellikle yönetici pozisyonundaki kadın çalışanların erkek meslektaşlarına kıyasla daha yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadığını ve iş gücünden ayrılma eğiliminin güçlendiğini ortaya koyuyor.

30 Mayıs 2026, 12:00

2025 tarihli “İş Yerinde Kadınlar” raporuna göre kadın yöneticiler, kariyerlerinde ilerleme konusunda yüksek motivasyon sergilemelerine rağmen yoğun iş yükü, bakım sorumlulukları ve esnek çalışma imkanlarının yetersizliği nedeniyle ciddi baskı altında çalışıyor. 2026’da yayımlanan Catalyst araştırması ise ABD’de kadınların iş gücünden rekor seviyede ayrıldığını gösterdi. Araştırmada düşük ücret memnuniyeti, tükenmişlik ve esnek çalışma eksikliği başlıca nedenler arasında sıralandı.

Gallup’un 2025’in son çeyreğinde gerçekleştirdiği araştırma da benzer bir tabloya işaret etti. Tam zamanlı çalışan kadınların işlerine bağlılıklarının ve kariyer hedeflerinin erkeklerden daha güçlü olduğu görülürken, aynı zamanda daha yüksek tükenmişlik seviyeleri bildirdikleri belirtildi.

“Başarı gibi görünen tükenmişlik”

Araştırmacı ve stratejist Samantha-Rae Dickenson, kadınların kronik aşırı çalışma ve performans baskısına nasıl adapte olduğunu inceleyen “Yüksek Fonksiyonlu Hayatta Kalma Modu” (HFSM) modeli üzerine çalışıyor. Dickenson, 29 ülkede yürütülen araştırmada 1000’den fazla katılımcının verilerinin incelendiğini belirtiyor.

Dickenson’a göre uzun süreli baskı altında çalışan bireylerde sinir sistemi üretkenliği “güvenlik” ile ilişkilendirmeye başlıyor. Bu durum özellikle kadın çalışanlarda sürekli yüksek performans gösterme zorunluluğuna dönüşüyor. Dışarıdan bakıldığında başarı olarak görülen bu tablo, perde arkasında yoğun stres, aşırı tetikte olma hali ve kronik yorgunluk anlamına geliyor.

Uzmanlar, özellikle kadınların iş yaşamında yalnızca profesyonel sorumlulukları değil, aynı zamanda ev içi bakım ve duygusal emek yükünü de taşıdığını vurguluyor. Bu durumun zamanla “değerin faydalı olmakla ölçülmesi” anlayışını güçlendirdiği belirtiliyor.

Şirket politikaları eleştiriliyor

İnsan kaynakları uzmanı Keisha Toussaint ise şirketlerin tükenmişliği yalnızca bireysel bir sorun gibi ele almasını eleştiriyor. Toussaint’e göre birçok kurum, çalışanları tüketen çalışma kültürünü değiştirmek yerine yüzeysel çözümler üretmekle yetiniyor.

Uzmanlar, kalıcı çözüm için daha adil iş yükü dağılımı, psikolojik güvenlik sağlayan çalışma ortamları, cezalandırıcı olmayan esnek çalışma modelleri ve çalışan gelişimine odaklanan yönetim anlayışının gerekli olduğunu savunuyor. Çalışan memnuniyeti anketleri, işten ayrılma verileri ve çıkış görüşmelerinin daha dikkatli analiz edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

“Sistem tükenmişliği ödüllendiriyor”

Araştırmalar, özellikle siyahi kadınlar ve göçmen kadınların tarihsel olarak daha fazla mesleki ve duygusal yük üstlendiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu durum, kadınların yorgunluğu bastırmaya ve duygusal ihtiyaçlarını geri plana atmaya yönelmesine neden oluyor.

Oyuncu Keke Palmer da yaptığı bir konuşmada sürekli üretken ve faydalı olma baskısının zamanla kişinin kendisiyle bağını zayıflattığını ifade etmişti.

Uzmanlar, mevcut iş dünyası sisteminin çoğu zaman sürdürülebilirliği değil, tükenme pahasına performansı ödüllendirdiğini belirtiyor. Daha insan merkezli çalışma modelleri, iş yükünün yeniden dağıtılması ve kadınların dinlenme hakkını destekleyen sosyal yapıların oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok