Microsoft, Amazon ve Apple gibi piyasa değeri en yüksek şirketlerde yaşanan sert fiyat hareketleri, yatırımcıların yapay zekanın şirketler üzerindeki etkisini birbirinden oldukça farklı biçimde değerlendirdiğini ortaya koydu.
The Irish Times'ın haberine göre Microsoft'un piyasa değeri 30 Temmuz'da yaklaşık 450 milyar dolar yükseldi. Bir sonraki gün Amazon'un piyasa değeri 388 milyar dolar artarken, Apple yaklaşık 360 milyar dolar değer kaybetti.
Dikkat çekici olan ise bu hareketlerin ABD borsalarının genelinde aynı ölçekte bir dalgalanmaya neden olmaması oldu.
Finans piyasalarında "dağılım" olarak adlandırılan bu durum, aynı dönemde farklı hisselerin birbirinden bağımsız şekilde ve oldukça farklı büyüklüklerde hareket etmesi anlamına geliyor.
Acadian Asset Management'tan Owen Lamont'un hesaplamalarına göre 30 Temmuz'daki günlük hisse senedi dağılımı, 2015'ten bu yana kaydedilen en yüksek üçüncü seviyeye ulaştı. Daha yüksek seviyeler yalnızca 9 Kasım 2020'deki "aşı pazartesisi" döneminde ve 27 Ocak 2025'te DeepSeek'in yarattığı piyasa şokunda görüldü.
Teknoloji hisseleri arasındaki makas açılıyor
Hisseler arasındaki ayrışmanın boyutu özellikle teknoloji şirketlerinde belirginleşti. Bank of America'nın verilerine göre haziran ayında teknoloji sektöründeki en iyi ve en kötü performans gösteren hisseler arasındaki fark 120 puana kadar çıktı.
Bu seviye, Şubat 2000'den bu yana görülen en geniş performans farkı olarak kayıtlara geçti.
Opsiyon piyasasından elde edilen veriler de tekil hisselerdeki oynaklığın hızlandığına işaret etti. Temmuz ayında bireysel hisse senedi oynaklığını ölçen gösterge 50 seviyesinin üzerine çıkarak Nisan 2025'te ABD'nin tarife kararları sonrasında yaşanan piyasa çalkantısından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Buna karşılık, ABD borsalarının genel oynaklığını takip eden VIX endeksindeki yükseliş çok daha sınırlı kaldı. Böylece yatırımcıların geniş piyasa yerine şirket bazında çok daha sert pozisyon değişiklikleri yaptığı bir görünüm ortaya çıktı.
Piyasa 1990'ların sonunu hatırlatıyor
Bank of America ve Lamont tarafından yapılan değerlendirmelerde, tek tek hisselerde görülen sert hareketlerle genel piyasa oynaklığının görece düşük kalmasının 1990'ların sonundaki piyasa koşullarını anımsattığı belirtildi.
Ancak yüksek hisse senedi dağılımının yalnızca teknoloji balonlarının yaşandığı dönemlere özgü olmadığına dikkat çekiliyor. Küresel finans krizi ve Kovid-19 salgını sırasında da benzer ölçekte ayrışmalar görülmüştü.
Yapay zeka şirketlerin geleceğini yeniden fiyatlatıyor
Mevcut dönemi farklılaştıran temel unsurlardan biri ise yapay zekanın şirketlerin geleceğine ilişkin beklentileri aynı anda hem yukarı hem aşağı yönlü değiştirmesi.
Yapay zekadan önemli ölçüde fayda sağlayabileceği düşünülen şirketler yatırımcıların yoğun ilgisini çekerken, bu teknolojinin mevcut iş modellerini ve rekabet dengelerini tehdit edebileceği düşünülen şirketler aynı ölçüde baskı altında kalabiliyor.
Bu nedenle hisse senetleri arasındaki olağanüstü fiyat farklarının tamamını spekülatif hareketlerle açıklamak mümkün olmayabilir. Yapay zekanın şirketlerin büyüme potansiyeli, kârlılığı ve rekabet gücü üzerindeki etkisine ilişkin belirsizlik, yatırımcıların aynı sektördeki şirketlere dahi birbirinden tamamen farklı değerlemeler biçmesine neden oluyor.