Zirve sonunda açıklanan metinde, nükleer enerjinin küresel sera gazı emisyonlarını azaltma, enerji arz güvenliğini güçlendirme ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleme açısından kritik bir rol oynadığı belirtildi. Bildiride ayrıca nükleer enerjinin temiz ve adil bir enerji dönüşümü için önemli bir araç olduğu ifade edildi.
Enerji güvenliğinde temel unsur
Ortak bildiride, nükleer enerjinin hem mevcut üretici ülkeler hem de bu alana yeni adım atan gelişmekte olan ülkeler için enerji güvenliğinin “temel yapı taşlarından” biri olduğu vurgulandı. Bu çerçevede, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) standartlarıyla uyumun önemi öne çıkarıldı.
Yatırımlar için yeni finansman araçları
Katılımcı ülkeler, nükleer enerji projelerini hızlandırmak amacıyla finansman mekanizmalarının çeşitlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu adım, hem yeni santrallerin inşası hem de mevcut reaktörlerin güvenli şekilde işletilmesi için kritik olarak değerlendirildi.
Küçük modüler reaktörler gündemde
Bildiride ayrıca, enerji dönüşümü kapsamında küçük modüler reaktörler (SMR) gibi yeni teknolojilerin potansiyelinin tam olarak kullanılması gerektiği vurgulandı. Yeni santrallerin inşası ve mevcut reaktörlerin işletilmesi konusunda da ortak taahhütler verildi.
34 ülke imza attı
Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Belçika, Kanada, Çin, Hırvatistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Japonya, Ürdün, Kazakistan, Litvanya, Fas, Moğolistan, Pakistan, Hollanda, Polonya, Güney Kore, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Çekya, Romanya, İngiltere, Ruanda, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, İsveç, Ukrayna ve Vietnam bildiriyi imzaladı.