Citi Research, küresel emtia piyasalarına ilişkin yayımladığı son analizinde, jeopolitik gerilimler, iklim değişikliği ve yapay zeka kaynaklı dönüşümün piyasalardaki oynaklığı kalıcı hale getirdiğine dikkat çekti. Rapora göre geçmişte düşük ihtimal olarak görülen birçok senaryo artık yatırımcıların yakından takip etmesi gereken temel riskler arasında yer alıyor.
ABD-İran gerilimi en büyük tehdit olarak öne çıkıyor
Raporda en yüksek etki potansiyeline sahip senaryo olarak ABD ile İran arasında yaşanabilecek uzun süreli bir kriz gösterildi. Citi, gerçekleşme olasılığını düşük görmesine rağmen, böyle bir gelişmenin küresel enerji piyasalarında çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın uzun süre ulaşıma kapanması ve Bab el-Mandeb Boğazı'nda yaşanabilecek aksaklıkların küresel petrol arzını günlük 5 ila 10 milyon varil azaltabileceği hesaplanıyor. Böyle bir tabloda ham petrol fiyatlarının varil başına 200 doların üzerine çıkabileceği, ABD'de benzin fiyatlarının ise galon başına 6 dolar seviyesini aşabileceği değerlendiriliyor.
Rusya kaynaklı enerji riski LNG piyasasını vurabilir
Citi, Rusya'nın enerji ihracatına yönelik yaptırımların daha da sıkılaştırılması ihtimalini orta seviyede değerlendirirken, en büyük etkinin doğalgaz tarafında hissedileceğini belirtti.
Özellikle Rus LNG'sine küresel çapta yasak getirilmesi halinde yılda 30 milyar metreküpten fazla gazın alternatif pazarlara yönlendirilmesi gerekeceği ifade edildi. Boru hattı altyapısındaki sınırlamalar nedeniyle küresel LNG ticaretinde ciddi arz sıkışıklığı yaşanabileceği kaydedildi.
Kritik minerallerde stok yarışı fiyatları yükseltebilir
Rapora göre Çin, ABD ve Avrupa Birliği'nin kritik madenlerde arz güvenliğini artırmaya yönelik stratejik stok oluşturma politikaları bakır başta olmak üzere birçok metal üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Citi'nin hesaplamalarına göre rafine bakır stoklarının mevcut seviyeden üç aylık tüketime çıkarılması için yaklaşık 4 milyon ton ek bakıra ihtiyaç duyulacak. Bu senaryoda bakır fiyatlarının ton başına 20 bin doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor.
Altında önce sert düşüş sonra yeni zirve beklentisi
Citi, altın fiyatlarında kısa ve uzun vadede birbirinden oldukça farklı iki senaryo öngörüyor.
Analize göre önümüzdeki haftalarda ons altın fiyatı 3 bin 800 doların altına gerileyebilir. Böyle bir düşüşün kaldıraçlı işlemlerde tasfiyeleri hızlandırabileceği belirtiliyor.
Buna karşın orta ve uzun vadede merkez bankalarının alımları, küresel borç endişeleri ve dolarsızlaşma eğiliminin etkisiyle altının yeniden güçlü yükseliş trendine girebileceği ifade ediliyor. Raporda önümüzdeki birkaç yıl içinde ons altının 6 bin dolar seviyesine ulaşabileceği tahminine de yer verildi.
El Nino tarım emtialarında yeni fiyat şokları yaratabilir
Citi, güçlü El Nino koşullarını orta olasılıklı ancak yüksek etkili riskler arasında sıraladı.
Batı Afrika'da üretimi olumsuz etkileyebilecek hava koşullarının kakao fiyatlarını ton başına 10 bin dolara taşıyabileceği belirtilirken, Hindistan ve Tayland'da muson yağışlarının yetersiz kalması halinde küresel şeker fiyatlarının da önemli ölçüde yükselebileceği öngörüldü.
Yapay zeka emtia talebini iki farklı yöne taşıyabilir
Raporda yapay zekanın emtia piyasaları üzerindeki etkisine de geniş yer verildi.
Yapay zeka yatırımlarının hız kesmeden devam etmesi halinde veri merkezlerinin enerji tüketiminin artacağı, bunun da elektrik, doğalgaz, uranyum ve özellikle bakıra olan talebi destekleyeceği ifade edildi. Bu senaryoda bakır fiyatlarının ton başına 17 bin dolara ulaşabileceği tahmin edildi.
Bununla birlikte yapay zeka yatırımlarında sert bir yavaşlama yaşanması durumunda veri merkezi projelerinin ertelenebileceği ve metal talebinin zayıflayabileceği belirtildi. Citi, her iki senaryoda da altının yatırımcılar açısından önemli bir korunma aracı olmayı sürdüreceği görüşünü paylaştı.
Boru hattı ve yeni jeopolitik senaryolar gündemde
Raporun son bölümünde iki farklı jeopolitik senaryoya dikkat çekildi.
Rusya ile Çin'in Sibirya Gücü 2 doğalgaz boru hattı projesinde anlaşmaya varması halinde Çin'in LNG ithalat ihtiyacının azalabileceği ve Asya'daki LNG fiyatlarının MMBtu başına 5-6 dolar seviyesine kadar gerileyebileceği belirtildi.
Diğer yandan ABD'nin Latin Amerika'dan yapılan petrol ihracatına yönelik olası kısıtlamalarının ise günlük yaklaşık 9,8 milyon varillik arzı küresel piyasadan çekebileceği ifade edildi. Citi, böyle bir gelişmenin 1973 petrol krizine benzer ölçekte bir fiyat şoku yaratarak petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasına neden olabileceğini değerlendirdi.