Arama

TSKB’den yenilenebilir enerji yatırımlarına 200 milyon euro'luk finansman

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandıracak yatırımlar için Dünya Bankası ile 200 milyon euroluk yeni kredi anlaşmasına imza attı. Sağlanan kaynakla ülke genelindeki dağıtık güneş ve rüzgar enerjisi projelerinin yanı sıra batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanına destek verilmesi planlanıyor.

07 Eylül 2026, 17:24

Finansman, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyen çalışmalar kapsamında sağlandı. Dünya Bankası’nın Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası üzerinden sunduğu kredi, daha önce hayata geçirilen programın yeni aşamasını oluşturuyor.

Programın kapsamı genişliyor

Yeni kredi, Dünya Bankası öncülüğünde yürütülen Avrupa ve Orta Asya Yenilenebilir Enerji Ölçeklendirme (ECARES) Programı kapsamında sağlandı.

TSKB, 2024 yılında Dünya Bankası’ndan yaklaşık 315 milyon euro tutarında finansman temin etmişti. İki aşamalı olarak yürütülen “Dağıtık Enerji için Piyasa Dönüşümünün Hızlandırılması Programı”nın kapsamı, yeni kaynakla birlikte genişletilecek.

Programın ilk aşamasında ağırlıklı olarak düşük gerilim seviyesindeki dağıtık güneş enerjisi projelerine finansman sağlanırken, yeni dönemde rüzgar yatırımları, farklı dağıtık güneş enerjisi uygulamaları ve batarya enerji depolama sistemleri de destek kapsamına alınacak.

Böylece TSKB’nin söz konusu program çerçevesinde Dünya Bankası’ndan sağladığı toplam finansman yaklaşık 515 milyon euroya ulaşacak. İlk fazdaki doğrudan kullandırımların ardından ikinci aşamada kaynağın finansal kuruluşlar üzerinden daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaştırılması hedefleniyor.

Enerji arz güvenliğine katkı

Yeni finansman paketinin yalnızca yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine de katkı sağlaması bekleniyor.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, yenilenebilir enerji alanında bugüne kadar elde edilen kazanımların 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda daha ileri taşınmasının önemine dikkat çekti.

Çelik, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı bir dönemde özel sektörün yeşil dönüşümünün desteklenmesinin ve yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasının kritik olduğunu belirterek, Dünya Bankası tarafından sağlanan ek finansmanın bu açıdan önemli bir imkan sunduğunu ifade etti.

Hedef 2035’te 120 GW yenilenebilir kapasite

TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar ise yeni finansmanın Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 2035 yılına kadar toplam rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 120 GW seviyesine çıkarmayı ve enerji depolama kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedeflediğini belirten Uyar, sağlanan kaynağın hem ülkenin net sıfır hedeflerine hem de TSKB’nin sürdürülebilirlik politikalarına katkı sağlayacağını kaydetti.

Uyar, Türkiye’nin Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı doğrultusunda 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna kıyasla yüzde 41 azaltmayı hedeflediğini de hatırlattı.

TSKB’nin finanse ettiği kapasite 782 MW’ı aştı

Türkiye’nin mevcut kurulu elektrik gücünün yüzde 62,5’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğuna dikkat çeken Uyar, TSKB’nin bugüne kadar sağladığı finansmanla ülkedeki yenilenebilir enerji kurulu gücünün yaklaşık yüzde 14’ünü temsil eden yatırımlara destek verdiğini belirtti.

Banka ayrıca bugüne kadar 782 MW’ın üzerinde çatı ve arazi tipi güneş enerjisi yatırımının finansmanına katkı sağladı. Bu yatırımlar, özel sektörün elektrik ihtiyacının kendi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasına yönelik projeleri kapsıyor.

Dünya Bankası: Özel sektör yatırımları harekete geçirilecek

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret de anlaşmanın Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünü hızlandırma açısından önemli olduğunu belirtti.

Carret, TSKB ile yürütülen iş birliği sayesinde dağıtık güneş enerjisi ve enerji depolama çözümlerinin yaygınlaştırılmasının yanı sıra iklim dostu projelere yönelik özel sektör sermayesinin de harekete geçirilmesinin amaçlandığını ifade etti.

Dünya Bankası yetkilisi, programın enerji güvenliğini güçlendiren, ekonomik rekabetçiliği destekleyen ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayan yatırımların ölçeğini büyütmesini beklediklerini belirterek, yeni finansmanın özel sektörün ilave yatırımlarını teşvik etmesini umduklarını dile getirdi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok