;
Arama

TCMB’nin faizi sabit tutma adımı bekle-gör stratejisini mi işaret ediyor?

TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit bırakma kararı sonrası Prof. Dr. Şenol Babuşcu ve ekonomist Uğur Gürses Forbes Türkiye’ye yaptıkları değerlendirmede, kararın arkasında “bekle-gör” yaklaşımının öne çıktığını belirtti.

22 Nisan 2026, 15:38 Güncelleme: 22 Nisan 2026, 15:58

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, piyasalarda yön arayışını yeniden gündeme taşıdı. Karar, özellikle enflasyon hedeflemesi ve para politikasının yönü konusunda netlik arayan yatırımcılar açısından tartışma yaratırken, ekonomistler Prof. Dr. Şenol Babuşcu ve Uğur Gürses mevcut duruşun daha çok temkinli bir stratejiye işaret ettiğini ancak enflasyon hedefi konusundaki belirsizliğin piyasalar açısından temel risk unsuru olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Şenol Babuşcu: Enflasyon hedefi tartışmanın merkezinde

“Normal şartlarda faizin artırılması gerekiyordu ama sabit tutması Merkez Bankası’ndan beklenen bir davranıştı” diyen Prof. Dr. Şenol Babuşcu, kararın nasıl okunması gerektiğine ilişkin kritik noktanın iletişim tarafı olduğunu vurguladı.

Babuşcu’ya göre en önemli sorun, enflasyon hedefi konusunda net bir mesaj verilmemesi. Babuşcu, bu durumun Merkez Bankası’nın para politikasında daha temkinli, ‘bekle-gör’ modunda bir çizgiye geçtiğini gösterdiğini belirtti.

Uğur Gürses: Dış şoklar izleniyor ama tek neden değil

Ekonomist Uğur Gürses ise faiz kararının tek başına anlamlı olmadığını, mutlaka enflasyon hedefiyle birlikte okunması gerektiğini söyledi. Gürses, “Şu anda belirleyici olan, açıklanan enflasyon hedefinin ne olacağı” diyerek tartışmanın merkezine bu başlığı yerleştirdi.

Mevcut hedefin yüzde 16 olduğunu hatırlatan Gürses, olası bir revizyonun tüm dengeyi değiştireceğini ifade etti. “Eğer bu hedef yukarı çekilecekse, örneğin yüzde 25’e çıkarılacaksa, o zaman faiz artırmama kararını farklı değerlendirmek gerekir” diyen Gürses, bu senaryoda mevcut faiz seviyesinin daha anlamlı bir çerçeveye oturabileceğini belirtti.

Ancak Gürses’e göre mevcut tablo bu açıdan sorunlu. “Merkez Bankası hâlâ yüzde 16’lık hedefi koruduğunu söylüyor ama buna uygun bir politika sinyali vermiyor. Faiz artırılmıyor, hedefte değişiklik de açıkça ifade edilmiyor. Bu da belirsizlik yaratıyor” dedi.

Gürses, kararın arka planında küresel gelişmelerin de etkili olduğunu vurguladı. Özellikle Körfez bölgesindeki savaşın enerji ve ham madde fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Gürses, “Bu artışların sadece maliyetlerle mi sınırlı kalacağı, yoksa genel fiyatlama davranışını da bozup bozmayacağı henüz net değil” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası’nın da bu belirsizliklere dikkat çektiğini hatırlatan Gürses, ancak mevcut durumun yalnızca dış gelişmelerle açıklanamayacağını söyledi. “Körfez’deki gerilim olmasaydı bile mevcut enflasyon hedefinin tutturulma ihtimali zaten zayıftı” diyerek iç dinamiklere işaret etti.

“Bekle-gör” moduna geçiş

Her iki ekonomist de TCMB’nin para politikasında daha temkinli bir evreye geçtiği konusunda hemfikir. Gürses, “Merkez Bankası para politikasında ‘bekle-gör’ moduna geçti” diyerek yılın başındaki daha iddialı duruşun sürdürülemediğini ifade etti.

Yılın ilk enflasyon raporunda verilen mesajları hatırlatan Gürses, “O dönemde de ‘gelişmeler izlenecek’ deniyordu. Gelinen noktada artık bu izleme süresinin sonuna yaklaşıldı” dedi.

Faiz kararı hangi varsayıma dayanıyor?

Gürses’e göre faiz artırımı yapılmamasının arkasında iki temel varsayım olabilir. Birincisi, enflasyon hedefinin yukarı yönlü revize edileceği beklentisi. “Eğer hedefin tutmayacağı kabul ediliyor ve yukarı yönlü bir revizyon planlanıyorsa, faiz artırmanın anlamı azalır” diyen Gürses, bu durumda mevcut politikanın daha anlaşılır hale geleceğini belirtti.

İkinci ihtimal ise ekonomik aktivitede ciddi bir yavaşlama beklentisi. Gürses, “Eğer ekonomide güçlü bir yavaşlama yaşanacağı ve bunun enflasyonu düşüreceği düşünülüyorsa, bu durumda da faiz artışı gereksiz görülebilir” dedi.

Ancak bu senaryoya da temkinli yaklaşıyor: “Ekonomide enflasyonu aşağı çekecek kadar güçlü bir yavaşlama olup olmayacağı henüz net değil.”


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok