Arama

TCMB Mayıs 2026 Finansal İstikrar Raporu'nu yayımladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs 2026 dönemine ilişkin Finansal İstikrar Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, artan jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomi üzerindeki baskısına dikkat çekilirken, makroihtiyati politika setinin hem hanehalkı hem de reel sektör borç dinamiklerini dengeleyici bir rol üstlendiği ifade edildi. Bankacılık sektörünün ise risklere karşı temkinli ve güçlü bir duruş sergilemeye devam ettiği belirtildi.

22 Mayıs 2026, 14:20

Küresel ölçekte emtia fiyatlarının jeopolitik gelişmelerle birlikte yükseldiği ve enflasyon belirsizliklerinin arttığı bir dönemden geçildiği kaydedildi. Gelişmiş ekonomilerde kamu borcuna ilişkin sürdürülebilirlik endişelerinin tahvil faizlerini yüksek tuttuğu bu ortamda, Türkiye’de finansal sistemin sıkı para politikası ve düzenleyici adımlarla istikrara kavuşturulduğu vurgulandı.

Kredi yapısında TL ağırlığı güçleniyor

Rapora göre kredi hacmindeki artış ivmesini korurken, uygulanan makroihtiyati tedbirler kredi kompozisyonunu belirgin şekilde değiştirdi. Artan fonlama maliyetleri hem bireysel hem de ticari kredi faizlerini yukarı çekerken, kredi büyümesinin yönü Türk lirası lehine kaydı.

TL cinsi ticari krediler güçlü seyrini sürdürürken, yabancı para kredilerdeki artışın sınırlı kalması kredi yapısında TL’nin ağırlığını artırdı. Bireysel tarafta ise kredi kartı ve kredili mevduat hesabı büyümesinde belirgin bir yavaşlama gözlendi.

Aktif kalitesi: Sınırlı bozulma ve kontrol altında risk

Bankacılık sektöründe genel aktif kalitesinin korunduğu, ancak sınırlı bir bozulma eğiliminin izlendiği ifade edildi. Özellikle bireysel kredilerde yapılandırma uygulamalarının risk artışını frenlediği belirtildi.

KOBİ kredilerinde tahsili gecikmiş alacak oranlarının yükseliş eğilimini sürdürdüğü, buna karşın yeni takip girişlerinde yavaşlama yaşandığı aktarıldı. Tahsilat performansında ise artış görüldü. Bankaların yüksek karşılık politikalarıyla risk etkisini sınırladığı ve sermaye tamponlarını güçlü tuttuğu vurgulandı.

Reel sektör: Borçluluk düşük, dış finansmana erişim güçlü

Sıkı finansal koşullara rağmen reel sektörde borçluluk oranlarının tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam ettiği bildirildi. Şirketlerin dış borç çevirme kapasitesinin güçlü olduğu ve küresel belirsizliklere rağmen finansmana erişimde ciddi bir bozulma yaşanmadığı ifade edildi.

Büyük ölçekli firmalarda yabancı para kredilerin yoğunlaştığı, küçük ve orta ölçekli işletmelerde ise TL finansmanının yaygınlaştığı belirtildi. Öte yandan halka açık şirketlerde kârlılık ve likidite göstergelerinde sınırlı gerileme dikkat çekti.

Hanehalkı: Tasarruf eğilimi çeşitleniyor

Hanehalkı tarafında kısa vadeli ve teminatsız kredi kullanımındaki artışın durakladığı, konut kredilerinde ise yeniden bir canlanma görüldüğü aktarıldı.

Tasarruf tercihlerinde TL mevduatın ana araç olmayı sürdürdüğü, buna karşın değerli metallerin yükselişiyle kıymetli maden hesaplarının payının arttığı ifade edildi. Ayrıca yatırım fonları ve bireysel emeklilik sistemine (BES) yönelimin devam ettiği kaydedildi.

Likidite ve dış finansman: Güçlü tamponlar korunuyor

Bankacılık sisteminde likidite göstergelerinin yüksek seviyelerini koruduğu, Likidite Karşılama Oranı’nın yasal sınırların üzerinde seyrettiği belirtildi. Vade uyumsuzluğunun azaldığı ve faiz riskine ilişkin göstergelerin güvenli seviyelerde olduğu ifade edildi.

Yurt dışı finansmanda ise Türkiye’nin risk primindeki sınırlı artışın sektörü desteklediği, sendikasyon kredilerinde maliyetlerin gerilediği ve borç yenileme oranlarının yüzde 100’ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi.

Karlılık ve sermaye yapısı: Baskılar sınırlı

Artan fonlama maliyetlerinin net faiz marjı üzerindeki etkisini sınırladığı, kredi risk maliyetlerinin kârlılığı baskıladığı ancak komisyon gelirlerinin bu etkiyi kısmen dengelediği aktarıldı.

Sermaye yeterlilik oranlarının ise geçici düzenlemelerdeki değişikliklere rağmen güçlü seviyelerini koruduğu ve uzun dönem ortalamalarına yakın seyrettiği ifade edildi.

Banka dışı finansal yapı güçleniyor

Raporda son olarak, yatırım fonları ve alternatif finansman araçlarına yönelimin artmasının banka dışı finansal kuruluşların sistem içindeki ağırlığını yükselttiği belirtildi. Bu gelişmenin finansal derinliği artırdığı, ancak aynı zamanda sektörler arası bağlantıları güçlendirerek finansal istikrar açısından daha yakından izlenmesi gereken bir alan oluşturduğu vurgulandı.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok