Rapora göre, 2025 yılında 422 milyon ton seviyesinde gerçekleşen küresel LNG ticaretinin 2026'da güçlü bir büyüme göstermesi bekleniyordu. Ancak Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sevkiyat sorunları bu beklentiyi zayıflattı. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle aylık küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20'si geçici olarak devre dışı kalırken, spot LNG fiyatları yükseldi ve özellikle Asya'daki ithalatçı ülkeler bu durumdan olumsuz etkilendi.
Kuzey Amerika'dan gelen arz desteği etkileri sınırladı
Orta Doğu kaynaklı arz kaybının etkisi tamamen ortadan kalkmasa da, Kuzey Amerika'da yeni LNG sıvılaştırma tesislerinin faaliyete geçmesi, mevcut terminallerde kapasite kullanımının artması ve bazı Asya ülkelerinde ithalat talebinin yavaşlaması piyasadaki sıkışıklığı kısmen hafifletti.
Shell, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların yaz aylarında normale dönmesi halinde küresel LNG ticaret hacminin bu yıl geçen yılki seviyelere yakın gerçekleşmesini, 2027 itibarıyla ise yeniden büyüme eğilimine girmesini bekliyor.
2030'a kadar 180 milyon ton yeni kapasite
Analizde, 2030 yılına kadar küresel LNG piyasasına yıllık yaklaşık 180 milyon ton ilave arzın katılacağı öngörülüyor. Yeni üretim kapasitesinin doğal gazın daha erişilebilir ve rekabetçi fiyatlarla sunulmasını sağlayarak yeni pazarlarda talebi desteklemesi bekleniyor.
Uzun vadeli projeksiyonlarda ise enerji arzını çeşitlendirme ve güvence altına alma çabalarının LNG tüketimini güçlü biçimde desteklemeye devam edeceği belirtiliyor. Buna göre küresel talebin 2050 yılına kadar yıllık yaklaşık 700 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor.
Asya talebin lokomotifi olacak
Rapor, özellikle Güney ve Güneydoğu Asya'nın LNG talebindeki büyümenin merkezinde yer alacağını ortaya koyuyor. Bölgede ithalat terminalleri, yeniden gazlaştırma tesisleri ve boru hattı yatırımlarının gelişmesine paralel olarak artan enerji ihtiyacının kömür yerine daha düşük emisyonlu doğal gazla karşılanması bekleniyor. Bu süreç sonunda söz konusu ülkelerin 2050'ye kadar küresel LNG ithalatının yaklaşık yüzde 40'ını gerçekleştireceği öngörülüyor.
Japonya gibi olgun LNG pazarlarında ise veri merkezlerinden kaynaklanan elektrik tüketiminin doğal gaz talebini destekleyen yeni bir unsur haline geleceği ifade ediliyor.
Avrupa'da enerji güvenliğinde kritik rolünü sürdürecek
Shell'in değerlendirmesine göre Avrupa'da yerli doğal gaz üretiminin gerilemesi LNG'nin önemini artırmaya devam edecek. LNG'nin, yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintili üretimini dengeleyen ve enerji arz güvenliğini sağlayan temel kaynaklardan biri olmayı sürdüreceği belirtiliyor.
Yeni yatırımlar kaçınılmaz
Artan küresel talebin karşılanabilmesi için mevcut projelerin yeterli olmayacağına dikkat çekilen raporda, 2030'lu ve 2040'lı yıllarda yeni LNG sıvılaştırma tesislerine büyük ölçekli yatırımlar yapılması gerektiği vurgulandı. Buna göre, yıllık yaklaşık 200 milyon ton ek üretim kapasitesine ihtiyaç duyulacağı hesaplanıyor.
Shell Entegre Gaz Bölümü Başkanı Cederic Cremers ise Orta Doğu'daki arz kesintisinin küresel ekonomi genelinde hissedilen sistematik bir şok yarattığını belirtti. Cremers, buna rağmen LNG sektörünün değişen piyasa koşullarına uyum sağlama kabiliyetini gösterdiğini ifade ederek, arz ve altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğini, ancak uzun vadede LNG'nin küresel enerji sistemindeki stratejik konumunu koruyacağını söyledi.