Perşembe günü erken işlemlerde petrol piyasasında yatay ve temkinli bir görünüm öne çıktı. Brent petrol yüzde 0,3 artışla 91,87 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı 85,81 dolar seviyesinde işlem gördü.
Her iki petrol göstergesi de çarşamba günü üst üste dördüncü işlem gününde değer kazanarak 24 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyelerinden kapanmıştı.
Hürmüz Boğazı'nda çelişkili açıklamalar
Petrol piyasasında fiyatlamanın merkezinde Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler yer alıyor. Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan boğazın açık olup olmadığı konusunda ABD ve İran'dan farklı açıklamalar gelmesi, piyasadaki belirsizliği artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve İran'la herhangi bir görüşme gerçekleştirilmediğini söylerken, İran yönetimi stratejik su yolunun kapalı olduğunu savunuyor.
Bu açıklama farklılığı, bölgedeki gemi trafiğinin geleceğine yönelik soru işaretlerini artırırken, petrol sevkiyatının güvenliği konusundaki endişeleri de canlı tutuyor.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji ticaretinin büyüklüğü dikkate alındığında, deniz taşımacılığında yaşanabilecek herhangi bir aksama küresel petrol arzı açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Jeopolitik riskler fiyatları destekliyor
Nissan Securities Stratejisti Hiroyuki Kikukawa, Orta Doğu'daki saldırıların petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklediğini ancak bölgede yeni ve kapsamlı bir tırmanış yaşanmamasının yükselişin hızını sınırladığını belirtti.
Kikukawa, barış görüşmelerinin geleceğine ilişkin belirsizliklerin devam etmesi ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Umman'ın İran'la ilişkilerinde yaşanan gerilimlerin sürmesi halinde petrol fiyatlarının kademeli olarak daha yüksek seviyelere çıkabileceğini ifade etti.
Piyasa açısından diplomatik sürecin yönü kadar bölgedeki enerji altyapısının ve petrol sevkiyatının güvenliği de yakından takip ediliyor.
BAE'nin İran kararı dikkat çekti
Bölgedeki tansiyonu yükselten gelişmeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin İran'la ekonomik ilişkilerine yönelik aldığı karar da bulunuyor.
BAE'nin İran'la finansal ve ekonomik işlemleri askıya aldığı bildirildi. Bu adım, Körfez'deki ekonomik ilişkiler üzerindeki baskının artabileceğine ilişkin endişeleri güçlendirdi.
Diplomatik çözüm ihtimaline yönelik soru işaretlerinin artması ve ekonomik kısıtlamaların genişleme ihtimali, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yüksek kalmasına neden oluyor.
ABD stokları yükselişi frenledi
Petrol fiyatlarının daha güçlü bir yükseliş göstermesini engelleyen gelişmelerin başında ise ABD'nin ham petrol stokları geldi.
Enerji Bilgi İdaresi'nin (EIA) verilerine göre, 14 Ağustos'ta sona eren haftada ABD'nin ham petrol stokları 4,4 milyon varil arttı. Piyasa beklentisi ise stokların yaklaşık 600 bin varil azalması yönündeydi.
Beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşen stok artışı, ABD'deki petrol arzının talebe kıyasla daha güçlü olabileceği beklentisini destekledi. Bu durum, jeopolitik risklerin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü etkisini kısmen dengeledi.
Piyasada arz riski ve stok baskısı karşı karşıya
Petrol piyasasında fiyatların yönünü iki farklı dinamik belirliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, ABD-İran gerilimi ve Körfez'deki siyasi tansiyon arz endişelerini artırarak fiyatları destekliyor.
Buna karşılık ABD'de ham petrol stoklarının beklenmedik şekilde yükselmesi ve Orta Doğu'da yeni bir büyük çaplı çatışmanın ortaya çıkmaması, fiyatlardaki yükselişin ivmesini sınırlıyor.
Bu nedenle piyasada şimdilik sert bir fiyat hareketinden ziyade, yüksek seviyelerde dalgalanan ve bölgeden gelecek yeni gelişmelere duyarlı bir görünüm öne çıkıyor.
Petrolün yönünü Hürmüz ve diplomasi belirleyecek
Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının seyri açısından Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normalleşip normalleşmeyeceği kritik önem taşıyor.
ABD ile İran arasında yeniden diplomatik temas kurulup kurulmayacağı, Körfez ülkelerinin atacağı yeni adımlar ve bölgedeki petrol akışının güvenliği piyasaların yakından izleyeceği başlıklar arasında yer alıyor.
Brent petrol 91 doların, WTI ise 85 doların üzerinde kalırken yatırımcılar bir yandan Orta Doğu kaynaklı arz risklerini, diğer yandan ABD'deki güçlü stok verilerini fiyatlamaya devam ediyor.