Brüksel’de üye ülkelerin enerji bakanlarıyla gerçekleştirilen video konferansın ardından konuşan Jorgensen, çatışmaların başlangıcından bu yana doğal gaz fiyatlarının yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatlarının ise yüzde 60 yükseldiğini ifade etti. Bu artışların piyasalarda ciddi baskı yarattığını vurguladı.
Arz kesintisi yok, daralma sinyalleri var
Krizin ikinci ayına girildiğini hatırlatan Jorgensen, şu ana kadar doğrudan bir tedarik kesintisi yaşanmadığını söyledi. Buna karşın özellikle dizel ve jet yakıtı piyasalarında sıkışıklık gözlendiğini dile getirdi. Küresel gaz arzındaki sınırlamaların elektrik fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Jorgensen, bunun hem sanayi hem de hane halkı üzerinde maliyet baskısı oluşturabileceği uyarısında bulundu.
AB’den hedefli ve geçici önlem hazırlığı
Enerji piyasalarındaki oynaklığın kısa vadede sona ermeyeceğine dikkat çeken Jorgensen, alınacak tedbirlerin geçici, hedef odaklı ve arz-talep dengesini bozmayacak şekilde tasarlanması gerektiğini söyledi. AB’nin, vatandaşları ve işletmeleri korumaya yönelik yeni bir destek paketi hazırlığında olduğunu ve bunun yakında duyurulacağını aktardı.
Yeni krizde petrol ürünleri öne çıkıyor
Jorgensen, 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşında yaşanan enerji krizinin ağırlıklı olarak doğal gaz kaynaklı olduğunu hatırlattı. Mevcut tabloda ise dizel ve jet yakıtı başta olmak üzere petrol türevlerinde daha geniş kapsamlı sorunlar yaşandığını belirterek, petrol tüketiminde tasarrufun önem kazandığını vurguladı.
Barış beklentisi var, etkiler kalıcı olabilir
Krizin süresine ilişkin net bir öngörüde bulunmanın zor olduğunu ifade eden Jorgensen, kısa sürede barış sağlanması yönünde umut taşıdıklarını söyledi. Ancak çatışmalar sona erse bile etkilerin devam edebileceğini belirten Jorgensen, bölgedeki enerji altyapısının savaş nedeniyle ciddi hasar gördüğüne dikkat çekti.