OECD, devlet tahvili getirilerindeki hızlı yükselişin kamu maliyesi için büyük bir endişe kaynağı olduğunu açıkladı. Giderek artan borç faizi harcamalarına dikkat çeken Paris merkezli kuruluş, ülkelere harcamalarını kontrol altına alma çağrısında bulundu.
OECD Başekonomisti Stefano Scarpetta, hükümetlerin artan borçlanma maliyetlerinin kamu maliyesi sürdürülebilirliğiyle ilgili endişelerden kaynaklandığını belirterek, üyeleri etkileyen giderek daha acil hale gelen mali zorluklar konusunda uyardı.
Kuruluş, yayımladığı ara ekonomik görünüm raporunda hükümetlerin artan mali müdahalelerine dikkat çekti. Tüketiciler ve işletmeler için enerji maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen bu adımların sadece yarısının doğru hedeflendiği belirtildi. Bu durumun kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.
G7 ülkelerinde tahvil getirileri yüzde 4'e ulaştı
G7 ülkelerinin 10 yıllık gösterge tahvil getirisi ortalaması, bu yıl 2008'den bu yana ilk kez yüzde 4 seviyesine ulaştı. ABD'nin İran ile savaşı ve ardından enerji fiyatlarında yaşanan sıçrama, enflasyon endişelerini artırarak tahvil satışlarını tetikledi.
Artan borçlanma maliyetleri ve zengin ülkelerin rekor seviyedeki tahvil ihraçları, borç servis maliyetlerini hızla yukarı taşıdı. Bu durum politika yapıcılar arasında büyük bir endişe yaratıyor. Konuyla ilgili değerlendirme yapan Scarpetta, "Tahvil getirilerindeki artış büyük bir endişe kaynağı." dedi.
Küresel ekonomiyi vuran ardışık şokların etkisiyle finansal krizden bu yana borç/GSYH oranlarının merdiven gibi tırmandığını belirten Scarpetta, "Borç/GSYH oranlarının çok yüksek olduğu bir dönemde borç servis maliyeti artacak." ifadesini kullandı.
Kısa vadeli borçlanma eğilimi faiz yükünü ağırlaştırıyor
Ara ekonomik görünüm raporunda, uzun vadeli borç sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı. OECD, hükümetlerin harcamaları kontrol altına almak ve yeniden dağıtmak için daha güçlü çabalar göstermesi gerektiğini belirtti. Gelecekteki şoklara karşı kamu sektörü verimliliğinin artırılması gerektiği ifade edildi.
OECD genelinde borç faizi maliyetleri geçen yıl 2 trilyon doları aşarak GSYH'nin yüzde 3'üne ulaştı. Bu maliyetlerin daha da artması bekleniyor. Fransa'da faiz faturasının bu yıl dörtte bir oranında artacağı öngörülürken, bazı ülkelerde bu giderler şimdiden savunma harcamalarını aştı.
Yüksek borçlanma maliyetlerinin ortasında ülkeler, daha düşük getiri sunan kısa vadeli tahvillere yöneliyor. ABD'nin önümüzdeki yıl vadesi dolan borçlar hariç 1 trilyon dolara kadar kısa vadeli Hazine bonosu ihraç etmesi bekleniyor. Ancak bu strateji, borç maliyetlerinin artan faiz oranlarına duyarlılığını yükseltiyor.
Yapay zeka yatırımları küresel büyümeyi destekliyor
Borç sıkıntısından çıkmanın ana yollarından birinin daha yüksek büyüme olduğu belirtiliyor. OECD, yapay zeka odaklı yatırımların ve ticaretin küresel büyümeye önemli bir katkı sağladığını bildirdi. Bu sayede küresel ekonominin Körfez'deki petrol şokunu beklenenden daha iyi atlattığı ifade edildi.
G20 ekonomilerinin bu yıl haziran ayındaki tahminden 0,1 puan daha fazla artışla yüzde 3,1 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Küresel büyümenin 2027 yılında da yüzde 3 ile benzer bir hızda devam etmesi bekleniyor. Veri merkezi inşaat patlamasıyla desteklenen ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 2,2 ve 2027'de yüzde 2,1 büyüyeceği öngörülüyor.
Çin, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerde ekonomik büyüme teknoloji ihracatıyla hızlanıyor. Güçlü petrol stoklarının da küresel ekonomiyi olası şoklara karşı desteklediği vurgulandı. Birçok analist, Brent ham petrolünün varil fiyatının 100 dolar civarında seyretmesinin küresel üretim üzerinde baskı yaratacağı uyarısında bulunuyor. ABD ile İran arasındaki çatışmaların devam etmesi bu endişeleri körüklüyor.
OECD tahminlerine göre G20 ülkelerinde enflasyonun yeniden artışa geçmesi bekleniyor. Geçen yıl yüzde 3,4 olan enflasyonun 2026'da yüzde 4,1'e yükseleceği öngörülüyor. Kurum, 2027 yılında fiyat artışının önceki tahmine göre 0,5 puanlık artışla yüzde 3,6 olacağını tahmin ediyor. G20 ülkelerinin yarısından fazlasında enflasyonun merkez bankası hedeflerinin üzerinde seyrettiği belirtiliyor.