Arama

Milenyum kuşağı, z kuşağı ve alfa kuşağı birbirleri olmadan neler kaybedebilir?

İş dünyasında kuşaklar arasındaki bilgi ve deneyim aktarımı, uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşması ve yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte yeni bir sınavla karşı karşıya kaldı. Uzmanlar, özellikle Z ve Alfa kuşaklarının kariyer gelişiminde mentorluk ve yüz yüze öğrenme fırsatlarının giderek azalmasının önemli riskler yarattığına dikkat çekiyor.

27 Haziran 2026, 11:00

ABD'de kamu yayıncılığı alanında faaliyet gösteren Marketplace programının ilk siyahi kadın sunucusu olan gazeteci Kimberly Adams, ailesinin üç kuşaktır yaşadığı dönüşüm üzerinden iş gücündeki değişimi değerlendirdi.

Adams'ın büyük büyükannesi, başka bir meslek seçeneği bulunmadığı için hizmetçilik yaparken, büyükannesi İkinci Dünya Savaşı yıllarında bir fabrikada çalıştı. Babası ise yoksulluk içinde geçen çocukluk yıllarının ardından çok uluslu bir şirkette üst düzey yönetici oldu. Adams'a göre bugün genç kuşaklar için benzer bir yükseliş hikâyesi oluşturmak geçmişe kıyasla daha zor hale geliyor.

Genç çalışanlar mentorluk desteğine ulaşmakta zorlanıyor

Araştırmalar da bu tabloyu destekliyor. Deloitte'un 2025 araştırmasına göre Z kuşağı ve milenyum kuşağı çalışanları 2030 yılına kadar küresel iş gücünün yaklaşık dörtte üçünü oluşturacak. Ancak kariyer gelişiminde kritik rol oynayan mentorluk mekanizmalarına erişim aynı hızla artmıyor.

Adobe tarafından yapılan araştırmada Z kuşağı çalışanlarının yüzde 83'ü bir mentora sahip olmanın kariyerleri açısından önemli olduğunu belirtirken, yalnızca yarısının aktif bir mentor desteği alabildiği ortaya çıktı.

Uzmanlar, yapay zeka teknolojilerinin iş süreçlerini dönüştürdüğü bir dönemde, deneyim aktarımının sistematik hale getirilmemesi durumunda önemli bilgi kayıplarının yaşanabileceğini vurguluyor.

Kariyer yolları eskisi kadar öngörülebilir değil

Adams, geçmiş kuşakların sahip olduğu kariyer fırsatlarının günümüzde aynı şekilde var olmadığını belirtiyor. Özellikle eğitim düzeyi yüksek çalışanlar arasında dahi gelir eşitsizliklerinin sürdüğüne dikkat çekiliyor.

Kadın Politikaları Araştırma Enstitüsü'nün verilerine göre yüksek lisans derecesine sahip siyahi kadınların yıllık ortalama geliri 93 bin dolar seviyesinde kalırken, aynı eğitim düzeyindeki beyaz erkeklerin ortalama geliri 157 bin doların üzerine çıkıyor.

Uzmanlara göre bu durum, eğitim seviyesinin yükselmesine rağmen fırsat eşitliği sorunlarının devam ettiğini gösteriyor.

Çalışanların yeni becerisi: Engel ile ayrımcılığı ayırt etmek

Adams, çalışanların kariyerlerinde karşılaştıkları sorunların kişisel gelişim eksikliğinden mi yoksa kurumsal engellerden mi kaynaklandığını doğru analiz etmelerinin giderek daha önemli hale geldiğini ifade ediyor.

Kariyerinin belirli dönemlerinde terfi fırsatlarının sistematik şekilde sınırlandığını fark ettiğini belirten Adams, bu nedenle iş değiştirerek farklı ülkelerde ve farklı platformlarda çalışmayı tercih ettiğini söylüyor.

Ona göre günümüzde ayrımcılık daha görünmez yöntemlerle uygulanabildiği için çalışanların karşılaştıkları engelleri daha dikkatli değerlendirmesi gerekiyor.

Uzaktan çalışma gençlerin gelişimini yavaşlatıyor

Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşması da genç çalışanların kariyer gelişimi açısından yeni sorunlar yaratıyor.

Londra Ekonomi Okulu (LSE) ve Oxford Üniversitesi tarafından yayımlanan araştırma, pandemi sonrası dönemde genç işsizliğindeki artışın önemli bölümünün uzaktan çalışma eğilimiyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre şirketler, yoğun mentorluk gerektiren giriş seviyesi pozisyonlarda işe alım konusunda daha temkinli davranıyor.

Randstad'ın verileri ise giriş seviyesi iş ilanlarının 2024 başı ile 2025 ortası arasında yüzde 25 azaldığını gösteriyor.

Uzmanlar, geçmişte ofis ortamında doğal şekilde gerçekleşen bilgi paylaşımının artık çalışanların bireysel çabalarıyla oluşturulması gerektiğini belirtiyor.

Yapay zeka çağında en değerli yetkinlik: İnsan ilişkileri

Adams'a göre yapay zekanın birçok teknik beceriyi dönüştürdüğü yeni dönemde, gelecek kuşaklara aktarılması gereken en önemli yetkinlikler kişilerarası iletişim becerileri olacak.

Profesyonel iletişim kurabilme, geri bildirim alma ve verme, iş takibi yapma, nezaket ve güven oluşturma gibi becerilerin öneminin arttığını vurgulayan Adams, teknik bilginin zamanla değişebileceğini ancak insan ilişkilerine dayalı yetkinliklerin değerini koruyacağını ifade ediyor.

CAKE.com'un yöneticiler arasında gerçekleştirdiği araştırma da işverenlerin Z kuşağı çalışanlarla ilgili en büyük sorununun teknik yetersizlik değil, iş hayatına uyum ve iletişim becerileri olduğunu ortaya koyuyor.

Bilgi aktarımı artık kendiliğinden gerçekleşmiyor

Uzmanlara göre iş dünyasında kuşaklar arası deneyim paylaşımı geçmişte olduğu gibi doğal süreçlerle ilerlemiyor. Artan uzaktan çalışma, değişen kariyer yapıları ve yapay zeka uygulamaları nedeniyle bilgi aktarımının bilinçli şekilde planlanması gerekiyor.

Demografik veriler, yaşlı çalışanların iş gücündeki ağırlığını korurken genç kuşakların da hızla sisteme dahil olduğunu gösteriyor. Bu nedenle kurumların, çalışanların yıllar içinde edindiği deneyimi yeni nesillere aktaracak mekanizmalar oluşturması gerektiği belirtiliyor.

İş dünyasında artık temel soru, çalışanların önceki kuşaklardan ne öğrenebileceğinden çok, sahip oldukları bilgi ve deneyimi gelecek kuşaklara nasıl aktaracakları olarak öne çıkıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok