Küresel merkez bankaları mart ayına yoğun bir takvimle girmeye hazırlanıyor. Devam eden jeopolitik gerilimler ve ülkelerin enflasyonla mücadeleleri temel gündem maddesi olmaya devam ediyor.
ABD tarafında istihdama yönelik risklerin azaldığına işaret eden veriler geliyor. Bu durum ABD Merkez Bankasının (Fed) yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik iyimserlikleri artırıyor. Ancak dünya çapında devam eden jeopolitik ve ticari gerilimler merkez bankalarının kararlarını zorlaştırıyor.
Mart ayında merkez bankalarını yoğun bir takvim bekliyor. Bu ay Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE), Japonya Merkez Bankası (BoJ), Avustralya Merkez Bankası (RBA) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) olmak üzere birçok merkez bankasının para politikası kararları takip edilecek.
Fed ve ECB'den pas geçmesi bekleniyor
ABD'de Fed'in 18 Mart'ta açıklanacak kararında pas geçmesi bekleniyor. Politika metni ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı sözle yönlendirmeler yatırımcıların odağında bulunuyor.
Fed'in gevşeme sürecinde enflasyon ve istihdama yönelik riskler etkili olmaya devam ediyor. Ocak ayına ilişkin ılımlı istihdam verileri bankanın enflasyonla mücadele tarafına daha çok odaklanabilmesine fırsat verdi. Şubat ayına ilişkin enflasyon ve istihdam verilerinin geleceğe yönelik projeksiyonlarda etkili olması bekleniyor.
Para piyasalarında bankanın mart ayında politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Fed'e yönelik yılın ilk faiz indirim beklentisi için ise haziran toplantısı öne çıkıyor. Mayıs ayında koltuğu devretmeye hazırlanan Powell'ın yerine gelecek yeni Fed Başkanının izleyeceği politikalara ilişkin tahminlerin faiz indirim beklentileri üzerinde giderek daha çok etkili olması öngörülüyor.
Öte yandan aynı gün para politikası kararlarını açıklayacak Kanada Merkez Bankasının da para piyasalarında politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit tutacağı tahmin ediliyor.
Avrupa'da ise ECB'nin 19 Mart'taki para politikası toplantısında 3 temel politika faizini değiştirmemesi bekleniyor. Avro Bölgesi'nde ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 1,7 ile beklentilere paralel geldi. Bu durum bir önceki veri dönemine göre azalışa işaret etti.
Bölgede enflasyon ECB'nin orta vadeli hedefine yakın seyrediyor. Gelecek dönemde savunma sanayisi başta olmak üzere harcamaların artacağına yönelik beklentilerin etkisiyle ECB'nin politika faizini değiştirmeyeceği öngörülüyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ECB'nin 3 temel politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyor ve bankadan bu yıl faiz indirimi beklenmiyor.
Ayrıca bölgede İsviçre, Macaristan, İsveç, Norveç ve Polonya merkez bankalarının kararlarının yanı sıra Rusya Merkez Bankasının para politikası kararları da takip edilecek.
İngiltere'de indirim Japonya'da artırım sinyalleri
İngiltere'de enflasyonun ocak ayında yüzde 3,0 seviyesine gerilemesiyle birlikte ana eğilimde düşüş öngörülüyor. Bu durum ışığında BoE'nin bu ay 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesi bekleniyor. Para piyasalarında 19 Mart'ta açıklanacak kararlarda temel politika faizinin yüzde 3,50 seviyesine çekilmesi yüzde 80 ihtimalle fiyatlanıyor.
Banka şubat ayındaki kararında politika faizini sabit tutmuştu. Politika metninde enflasyonun daha uzun süre devam etme riskinin azalmaya devam ettiği belirtilirken talebin zayıflaması ve iş gücü piyasasının gevşemesinden kaynaklanan bazı enflasyon risklerinin sürdüğü vurgulanmıştı. BoE en son faiz indirimine 25 baz puanla Aralık 2025'te gitmişti. Böylece banka geçen yılı toplamda 100 baz puanlık faiz indirimiyle tamamlamıştı.
Japonya'da ise BoJ'un 19 Mart'ta yapacağı toplantıda politika faizini sabit tutması öngörülüyor. Bankanın yılın ilk faiz artırımına nisan ayında gitmesi bekleniyor. Para piyasalarında BoJ'un mart ayında politika faizini sabit tutması yüzde 85 ihtimalle fiyatlanıyor.
BoJ ocak ayındaki son para politikası toplantısında politika faizini yüzde 0,75'te sabit tutmuştu. Karar 8'e karşı 1 oyla alınmıştı. Banka politika metninde görünümü etkileyebilecek riskler arasında yurt dışı ekonomik faaliyetlerdeki gelişmeler ticaret ve döviz piyasasındaki gelişmelerin yer aldığını belirtti. BoJ TÜFE tahminini ise 2026 mali yılı için yüzde 1,8'den yüzde 1,9'a çıkarmıştı.
Okyanusya tarafında Avustralya Merkez Bankasının kararları öne çıkıyor. RBA'nın politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyor. RBA aralık ayındaki son toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,85'e çıkarmıştı. Banka yaptığı açıklamada ekonomik büyüme ve enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ve enflasyon artışının kapasite kısıtlamalarından kaynaklandığını bildirdi.
Yurt içinde yatırımcılar TCMB'ye odaklandı
Yurt içi tarafında ise TCMB'nin para politikası kararı yatırımcıların odağında bulunuyor. TCMB'nin yılın ikinci para politikası kararı 12 Mart'ta açıklanacak.
Ocak ayındaki son politika kararında TCMB politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'ye çekmişti. Politika metninde Merkez Bankasının gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41'den yüzde 40'a indirdiği belirtildi. Gecelik vadede borçlanma faiz oranının ise yüzde 36,5'ten yüzde 35,5'e çekildiği aktarıldı.
Metinde öncü verilerin ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına ve ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret ettiği ifadeleri kullanıldı. Analistler bu ay açıklanacak faiz kararı ve politika metninden alınacak sinyallerin yatırımcılar tarafından yakından takip edildiğini belirterek şubat ayı enflasyon verilerinin ekonomi çevrelerinin odağında olduğunu söyledi.