ABD’nin ekonomik ve askeri üstünlüğünün doların küresel konumuyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Dimon, ülkenin önümüzdeki 25 yıl boyunca güçlü bir orduya ve ekonomiye sahip olması gerektiğini söyledi.
Dimon, “25 yılın en güçlü ordusu ve en güçlü ekonomisi olmazsak, rezerv para birimi de olmayacağız” ifadelerini kullanırken, küresel dengelerde yaşanabilecek parçalanmanın ABD açısından ciddi riskler yaratacağını savundu.
Dolar halen uluslararası finans sisteminin temel para birimi olmayı sürdürüyor. Küresel döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 57’si dolar cinsinden tutuluyor. Ancak bu oran, 2000’li yılların başında yüzde 70 seviyelerine kadar çıkmıştı.
Yaptırımlar dolardan uzaklaşmayı hızlandırır mı?
Doların rezerv para statüsüne ilişkin tartışmalar, ABD’nin finansal yaptırımları dış politika aracı olarak daha yoğun kullanmasıyla da yeniden gündeme geliyor.
Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Rusya Merkez Bankası’na ait varlıkların dondurulması, diğer ülkelerin dolar varlıklarını ABD yaptırımlarına karşı ne ölçüde güvenli gördüğüne ilişkin soru işaretlerini artırdı. Reuters da bu gelişmenin bazı ülkeleri rezervlerini çeşitlendirmeye yöneltebileceğine dikkat çekiyor.
Bununla birlikte, Federal Reserve tarafından yapılan araştırmalar, 2022 sonrasında dolar rezervlerinden büyük çaplı bir kaçış yaşandığına ilişkin güçlü bir kanıt bulunmadığını ortaya koyuyor.
Dimon’dan Çin’e bağımlılık uyarısı
Dimon, ABD’nin küresel ekonomik ve askeri gücünü koruyabilmesi için kritik ürünlerde dışa bağımlılığını azaltması gerektiğini de vurguladı.
JPMorgan CEO’suna göre Washington, özellikle nadir toprak elementleri, alüminyum, bazı çelik türleri ve stratejik ekipmanlar gibi alanlarda Çin’e olan bağımlılığın uzun vadede yaratabileceği riskleri daha önce fark etmeliydi.
Dimon, stratejik sektörlerde üretimin yeniden ABD’ye taşınması gerektiğini savunarak, “Bunun için Çin’e güvenemeyiz, merkantilist davranışlara izin veremeyiz, bunu burada yapmamız gerekiyor, bir hata yaptık” değerlendirmesinde bulundu.
İran savaşı üretim kapasitesi tartışmasını gündeme getirdi
Dimon ayrıca İran’daki savaşın, ABD’nin olası bir uzun süreli çatışmada ihtiyaç duyacağı üretim kapasitesine ilişkin zayıflıkları ortaya çıkardığını ileri sürdü.
ABD’nin yalnızca finansal ve teknolojik açıdan değil, gerektiğinde kendi savunma ihtiyaçlarını karşılayabilecek üretim altyapısına da sahip olması gerektiğini belirten Dimon, ekonomik güç ile ulusal güvenlik arasındaki bağlantıya dikkat çekti.
Dimon’ın değerlendirmeleri, doların rezerv para statüsünün yalnızca ABD’nin finansal piyasalarının büyüklüğüne değil, ülkenin ekonomik dayanıklılığı, askeri gücü ve stratejik üretim kapasitesine de bağlı olduğu yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.