İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), mart ayına ilişkin kritik enflasyon verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yıllık tüketici fiyatları endeksi şubat ayındaki yüzde 3 seviyesinden yüzde 3,3'e çıktı. Bu artış City ekonomistlerinin piyasa beklentileriyle tam olarak örtüştü. Mart ayında aylık enflasyon ise yüzde 0,7 olarak kaydedildi. Hükümetin belirlediği yüzde 2'lik hedefin üzerinde kalan manşet enflasyon, yaşam standartlarına yönelik zararın ilk resmi tablosunu oluşturdu.
Enerji ve gıda fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon, şubat ayındaki yüzde 3,2 seviyesinden yüzde 3,1'e geriledi. Hizmet enflasyonu ise yıllık bazda yüzde 4,5 olarak ölçüldü. Giyim maliyetlerindeki düşüş ise enflasyonist baskıları kısmen de olsa dengeleyen tek önemli unsur oldu.
Akaryakıt ve ulaşım fiyatlarında sert sıçrama
Hürmüz Boğazı'nın kapanması enerji tedarikini boğarken, küresel petrol fiyatları varil başına 100 dolar sınırına yaklaştı. Bu durum İngiltere'deki benzin ve dizel fiyatlarının sert bir şekilde yükselmesine neden oldu. Ortalama benzin fiyatı şubat ve mart ayları arasında litre başına 8.6p artarak 140.2p'ye çıktı. Bu rakam ağustos 2024'ten bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Dizel fiyatları ise litre başına 17.6p artışla kasım 2023'ten beri en yüksek seviye olan 158.7p'ye ulaştı. Motor yakıtı maliyetleri ve uçak biletlerini içeren genel ulaşım fiyatları mart ayına kadar olan bir yıllık sürede yüzde 4,7 arttı. Bu oran aralık 2022'den bu yana en hızlı yıllık artış oranını temsil ediyor.
Artışlar sadece ulaşımla sınırlı kalmadı. Çikolata, et, balık ve alkolsüz içecek fiyatlarının etkisiyle gıda enflasyonu yüzde 3,3'ten yüzde 3,7'ye tırmandı. Yiyecek ve İçecek Federasyonu, küresel gübre tedarikindeki aksamalar nedeniyle gıda enflasyonunun aralık ayına kadar yüzde 9'u vurabileceği uyarısını yaptı.
ONS Başekonomisti Grant Fitzner konuya ilişkin yaptığı açıklamada, enflasyondaki tırmanışın ağırlıklı olarak artan akaryakıt fiyatlarından kaynaklandığını belirtti. Fitzner ayrıca uçak biletleri ve gıda fiyatlarındaki artışın da yükselişte etkili olduğunu ifade etti.
Uzmanlardan yukarı yönlü risk uyarısı
Deutsche Bank İngiltere Başekonomisti Sanjay Raja, savaşın dolaylı etkilerinin endişe verici olmaya devam ettiğini vurguladı. Tüketicilerin sadece enerji fiyatlarıyla sınanmayacağını belirten Raja, gıda ve taşımacılık maliyetlerinin de temel mal fiyatlarını yukarı itebileceğini söyledi. Raja, plastik fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ivmesine katkıda bulunabileceği değerlendirmesini yaptı.
WPI Strateji Başekonomisti Martin Beck ise enflasyonun bundan sonra ne kadar yükseleceğinin Orta Doğu'daki gelişmelere bağlı olduğunu savundu. Beck, gerilimin azalması ve enerji tedarikinin normalleşmesi halinde enflasyonun bu yaz yüzde 3,5 ile yüzde 4 civarında zirve yapabileceğini belirtti. Ancak gerilimin tırmanmasının oranı kolayca yüzde 5'e doğru itebileceğini sözlerine ekledi.
İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Reeves, bu savaşın kendi savaşları olmadığını ancak ailelerin faturalarını kabarttığını belirtti. Maliyetleri düşük tutmanın bir numaralı önceliği olduğunu ifade eden bakan, ekonomik planlarının bu yeni kriz karşısında aileleri desteklemek için kendilerini daha güçlü bir konuma getirdiğini söyledi.
Faiz oranları ve büyüme endişesi
Bütçede açıklanan enerji faturası kesintileri nedeniyle nisan ayında enflasyonun sert bir şekilde düşmesi bekleniyordu. Ancak ekonomistler artık oranın yüzde 2'ye yaklaşmayacağını öngörüyor. Hanelerin ayrıca temmuz ayında güncellenecek olan Ofgem fiyat sınırı ile artan enerji faturalarıyla yüzleşmesi bekleniyor.
İngiltere Merkez Bankası geçtiğimiz ay faiz oranlarını sabit bırakma kararı almıştı. Banka, küresel enerji piyasalarındaki aksamaların uzaması halinde borçlanma maliyetlerini artırmak zorunda kalabilecekleri uyarısında bulundu. Zayıf büyüme görünümü ve yüksek işsizliğin maaş artışı taleplerini sınırladığı belirtiliyor. Finansal piyasalar bu yıl en az bir faiz artırımı öngörürken, 30 Nisan'daki toplantıda borçlanma maliyetlerinin sabit tutulması bekleniyor.
Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) da İngiltere ekonomisi için karamsar bir tablo çizdi. IMF, küresel resesyon tehdidinin ortasında İngiltere'nin G7'deki en sert büyüme yavaşlamasıyla karşı karşıya olduğu uyarısını yaptı. Ayrıca ülkenin G7 içinde en yüksek enflasyon oranını paylaşacağı ifade edildi.