Arama

IEA Başkanı Fatih Birol: Hürmüz Boğazı eski güvenini geri kazanamayacak

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin küresel enerji ticaretinde kalıcı etkiler bıraktığını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın artık eski stratejik güvenilirliğine kavuşmasının mümkün olmadığını söyledi. Birol, “Bir anlaşma sağlansa bile Hürmüz’e yönelik risk algısı değişti. Kırılan bir vazo nasıl eski haline dönmezse, güven de aynı şekilde geri gelmez” ifadelerini kullandı.

19 Haziran 2026, 14:04

Son yıllarda küresel enerji akışında köklü değişiklikler yaşandığını vurgulayan Birol, geçmişte enerji piyasalarının iki temel güzergâha dayandığını belirtti. Bunlardan birinin Rusya ile Avrupa arasındaki boru hatları, diğerinin ise Hürmüz Boğazı üzerinden Asya’ya yönelen petrol ve doğal gaz sevkiyatları olduğunu ifade eden Birol, her iki hattın da artık eski işlevini yerine getiremediğini söyledi.

Ülkeler enerji güvenliğinde yeni arayışlara yöneliyor

Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin enerji piyasalarında derin bir güven kaybına yol açtığını belirten Birol, ülkelerin artık enerji tedarikinde daha güvenilir ortaklarla çalışmayı tercih ettiğini dile getirdi. Yerli üretimin artırılması ve arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi yönündeki çabaların hız kazandığını ifade eden Birol, enerji güvenliğinin artık tek bir geçiş noktasına bağlı kalamayacağını vurguladı.

Türkiye için yeni fırsatlar doğabilir

Türkiye’nin jeopolitik konumunun bu dönemde önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Birol, bölgedeki ülkelerin yeniden yapılanma süreçlerinde Türkiye ile daha yakın iş birliklerine yönelebileceğini söyledi. Hem ekonomik toparlanma hem de altyapı projeleri açısından Türkiye’nin önemli bir rol üstlenebileceğini belirtti.

Bununla birlikte, Türkiye’nin enerji ticaretindeki konumuna ilişkin kesin değerlendirmeler yapmak için henüz erken olduğunu ifade eden Birol, önümüzdeki iki aylık müzakere sürecinin sonuçlarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Suudi Arabistan ve BAE alternatif rotalara yatırım yapıyor

Bölgedeki enerji ihracatçılarının da Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak için yoğun şekilde çalıştığını belirten Birol, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yeni boru hattı projelerine hız verdiğini söyledi.

Birol’a göre Birleşik Arap Emirlikleri, 2027 yılı sonuna kadar enerji ihracatında Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını tamamen sona erdirmeyi hedefliyor. Böylece enerji sevkiyatının alternatif güzergâhlardan yapılması mümkün olacak.

Kalıcı barış petrol piyasasında arz fazlası yaratabilir

ABD ile İran arasında varılan mutabakatın enerji fiyatları üzerindeki etkilerini de değerlendiren Birol, anlaşmanın geleceğine yönelik şüphelerin yeniden fiyat oynaklığı yaratabileceğini söyledi. Buna karşın petrol fiyatlarının 75-80 dolar bandına gerilemesinin, enerji ithalatçısı ülkeler açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağına yönelik güçlü bir güven ortamının oluşması halinde gelecek yıl küresel petrol piyasasında ciddi bir arz fazlası görülebileceğini belirten Birol, bunun da fiyatların daha dengeli seviyelerde seyretmesini sağlayabileceğini kaydetti.

Enerji altyapısındaki hasarın giderilmesi zaman alacak

Savaş nedeniyle birçok petrol ve doğal gaz sahasının, rafinerinin ve boru hattının zarar gördüğünü hatırlatan Birol, enerji sektöründe tam normalleşmenin kısa sürede gerçekleşemeyeceğini söyledi.

Bazı tesislerin hızla devreye alınabileceğini belirten Birol, önemli bir bölümünün ise kapsamlı onarım ve yeniden inşa çalışmalarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Buna rağmen, hasar gören altyapının büyük kısmının birkaç ay içerisinde yeniden üretime dönebileceğini öngördü.

LNG piyasası petrol kadar etkilenmedi

Doğal gaz piyasalarının petrol piyasalarına kıyasla daha dirençli bir görünüm sergilediğini belirten Birol, Katar’ın LNG ihracatını kısa süre içinde eski seviyelerine yaklaştırabileceğini söyledi.

Ayrıca ABD ve Kanada’dan gelen LNG arzındaki artışın küresel doğal gaz piyasalarını desteklediğini vurgulayan Birol, bu nedenle doğal gaz tarafında etkilerin daha sınırlı kaldığını ifade etti.

COP31 için hazırlıklar sürüyor

Bu yıl Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) da değinen Birol, organizasyonun Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürece güçlü destek verdiğini belirten Birol, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile hazırlık çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Türkiye’nin konferanstaki öncelikleri arasında elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, sıfır atık uygulamalarının güçlendirilmesi ve Afrika’nın temiz enerji dönüşümüne destek verilmesinin bulunduğunu kaydeden Birol, bu hedeflerin yaklaşık 200 ülkenin desteğiyle Antalya’da ilan edilmesinin amaçlandığını söyledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok