S&P Global tarafından hesaplanan bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta 51,9’dan 50,5 seviyesine düştü. Veri, piyasa beklentilerinin altında kalmasına rağmen 50 eşik değerinin üzerinde kalarak sınırlı da olsa büyümenin sürdüğüne işaret etti.
Almanya dayanırken Fransa zayıf kaldı
Bölgenin lokomotif ekonomisi olan Almanya, endekste beklenenden daha sert bir düşüş yaşasa da büyüme sınırının üzerinde kalmayı başardı. Buna karşılık Fransa, üst üste üçüncü ayda da 50 seviyesinin altında kalarak daralma sinyali verdi.
Her iki ülkede de hizmet sektörü zayıf performans sergilerken, imalat tarafının görece daha dirençli olduğu görüldü.
S&P Global Market Intelligence Başekonomisti Chris Williamson, Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik görünümü bozduğuna dikkat çekti. Williamson’a göre, savaşın enerji fiyatlarını yukarı çekmesi ve tedarik zincirlerini aksatması, şirket maliyetlerinde son üç yılı aşkın sürenin en hızlı artışına yol açtı.
Bu gelişmeler, zaten kırılgan olan büyümeyi daha da zayıflatırken, enflasyon baskılarını yeniden artırma riski taşıyor.
Piyasalar faiz artışı ihtimalini fiyatlıyor
Enerji arzına ilişkin belirsizlikler ve altyapıya yönelik olası kalıcı hasar endişeleri, yatırımcı güvenini olumsuz etkiliyor. Bu tablo, piyasaların enflasyonu kontrol altına almak için daha sıkı para politikası ihtimalini yeniden gündeme almasına neden oluyor.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) ise şimdilik temkinli bir duruş sergiliyor. Özellikle Donald Trump yönetiminin politikalarında hızlı değişiklikler olabileceği ihtimali, bankayı “bekle-gör” yaklaşımına yönlendiriyor. Bununla birlikte, Nisan toplantısında faiz artışı seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığı belirtiliyor.
Beklentilerde sert bozulma
S&P Global verilerine göre, geleceğe yönelik üretim beklentilerindeki düşüş, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlangıcından bu yana en sert gerileme olarak kaydedildi. Aynı dönemde girdi maliyetleri de Şubat 2023’ten bu yana en hızlı artışını gösterdi.
Stagflasyon riski güçleniyor
Williamson, mevcut görünümün büyük ölçüde savaşın süresine ve enerji ile tedarik zincirlerinde oluşabilecek kalıcı hasara bağlı olduğunun altını çizdi. Ancak mevcut verilerin, AMB’nin hem büyüme hem de enflasyon açısından daha zorlu bir dengeyle karşı karşıya olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Öncü göstergeler, önümüzdeki dönemde Euro Bölgesi ekonomisinde stagflasyon riskinin giderek daha belirgin hale geldiğine işaret ediyor. Bu durum, para politikasında daha temkinli ve hassas bir yaklaşımı zorunlu kılabilir.