Arama

Dünyanın en zengin ülkelerinden biri: İran savaşı Katar ekonomisini felç ediyor

İran saldırıları ve deniz yoluyla taşımacılığın durması, Katar’ın hayati öneme sahip gaz ihracatını durdurarak ülkenin büyümesini desteklemek amacıyla planlanan ekonomik dönüşümleri sekteye uğrattı.

18 Mayıs 2026, 10:40

Basra Körfezi’ne doğru uzanan çöl yarımadası Katar’da doğalgaz, ülkeyi inci avcılığıyla geçinen geri kalmış bir bölgeden dünyanın en zengin ülkelerinden birine dönüştürdü. Katar, otuz yıl boyunca tedarik hatları kurdu, her yıl onlarca milyar dolarlık sıvılaştırılmış doğal gazı Hürmüz Boğazı üzerinden Asya ve Avrupa’daki limanlara taşıdı. Gelirlerinin yüzde 60’ından fazlasını gaz ve gaz bağlantılı ihracattan elde eden devlet, bu parayı yarımadayı göz kamaştırıcı bir metropole dönüştürmek için kullandı. Asfaltsız çöl yollarının yerini devasa kurumsal gökdelenler aldı, bu yapıların eteklerinde ise sulama sistemleri yıl boyunca yeşil çimenleri ve fuşya renkli çiçekleri canlı tutuyor.

Gaz zenginliği, başkent Doha’yı kuzeydeki Lusail kentine bağlayan bir metro sistemini finanse etti. Lusail’de Paris tarzı bir alışveriş merkezi ve yapay karlı bir tema parkı bulunuyor. Bu servet ayrıca dünyanın en pahalı Dünya Kupası organizasyonuna ve Londra’daki Heathrow Havalimanı’ndan New York’taki Empire State Binası’na kadar birçok varlıkta hissesi bulunan 600 milyar dolarlık bir devlet varlık fonuna aktarıldı.

"Temel unsur gaz sevkiyatları"

Şubat ayında Katar’ın dünyaya açılan kapısı aniden kapandı. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, iki aydan uzun süredir Katar kıyılarından neredeyse hiç gaz çıkmaması anlamına geliyor. Ülke ayrıca araçlardan tarım ürünlerine kadar her şeyi ithal ettiği deniz yollarından da mahrum kaldı. Bölgesel istikrarsızlık korkuları turizmi vurdu ve iş dünyasının güvenini sarstı. Katar’ın gaz üretim merkezi olan Ras Laffan kapatıldı ve yollar trafiğe kapandı. Doha’nın güneyindeki devasa Hamad Limanı’nda yükleme vinçleri hareketsiz duruyor. Başkent genelinde oteller ve butiklerde dikkat çekici bir sessizlik hakim. Sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin durması nedeniyle Katar’ın büyüme tahminleri ciddi biçimde düşürüldü.

Stratejik danışmanlık şirketi Asia Group’un yöneticilerinden Ahmed Helal, yakın zamanda Doha’da verdiği röportajda Katar için gaz sevkiyatlarının “kelimenin tam anlamıyla temel unsur” olduğunu söyledi. “Burada gördüğünüz hiçbir şey enerji zenginliği olmadan mümkün olmazdı,” diyen Helal, “Bu nedenle Katar hızla çok zorlayıcı bir mali durumun içine sürükleniyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomik dönüşüm

Katar’ın ekonomik dönüşümü 1990’larda başladı. Ülke kuzeydoğusundaki dünyanın en büyük doğalgaz rezervi olan Kuzey Sahası’ndaki gazı eksi 162 santigrat dereceye kadar soğutma üzerine büyük bir bahis oynadı. Bu işlem gazı sıvı hale getirerek Katar’ın bölgesel boru hatlarına bağlı kalmadan dünyanın her köşesine gaz göndermesini sağladı. New York Times'ın haberine göre bu bir enerji süper gücünün doğuşuydu. İlk olarak 1996’da Japonya’ya gönderilen 60 bin tonluk sevkiyatla başlayan süreçte, Katar’ın üretim kapasitesi 2010 yılına gelindiğinde 77 milyon tona ulaştı. Sonraki on yılın büyük bölümünde Katar, kişi başına düşen gelir açısından dünyanın en zengin ülkesiydi.

Yerel halk bu dönemi hızlı değişim yılları olarak hatırlıyor. Doha’nın kuzeyinde çölde kurulan sanayi kenti Ras Laffan, 260 kilometrekareden fazla alana yayılan gaz işleme ve sıvılaştırma tesislerine ev sahipliği yapıyor. Başkentin güneyinde ise kıyı şeridi boyunca kilometrelerce uzanan sanayi tesisleri, Ras Laffan’dan boru hatlarıyla gelen gazdan amonyak ve gübre üretiyor. Dev gaz meşaleleri gökyüzüne turuncu alevler püskürtüyor; bu görüntü, kum ve sisle bulanıklaşmış manzarayı delip geçiyor.

1990’lardan 2010’lara kadar ekonomi büyük bir patlama yaşadı ve yıllık ortalama yaklaşık yüzde 13 büyüdü. Bu inşa sürecini desteklemek için Katar büyük ölçüde yabancı işçilere dayandı. Bugün 3,2 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ı vatandaş olmayan kişilerden oluşuyor. Bu ivmeyi sürdürmek isteyen Katar, 2019’da Kuzey Sahası’nın sıvılaştırılmış doğalgaz üretim kapasitesini 2027’ye kadar yılda 126 milyon tona çıkaracağını açıkladı. Savaştan önce kapasite yaklaşık 77 milyon tondu. Bu genişleme, şimdiye kadar planlanan en büyük enerji projelerinden biri olarak görülüyor. Ancak şubat ayının sonlarında bu faaliyetlerin büyük kısmı durma noktasına geldi. Hürmüz Boğazı’nı aşabilecek boru hatlarına sahip Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aksine Katar, coğrafi olarak bu su yolunun arkasında sıkışmış durumda.

Telafi etmek yıllar alacak

İran ablukasının başlamasından sonraki 24 saat içinde devlet enerji devi QatarEnergy, sözleşmelerini yerine getiremeyeceğini açıkladı. İki hafta sonra İran füzeleri ve insansız hava araçları Katar’ın Ras Laffan tesisini vurdu; kritik ekipman zarar gördü ve ülkenin üretim kapasitesi yüzde 17 azaldı. Bu hasar, boğaz yarın açılsa bile savaş öncesi üretim seviyelerine dönmenin yıllar alacağı anlamına geliyor. Analistler, savaş başladığından beri QatarEnergy’nin milyarlarca dolar kaybettiğini ve boğaz kapalı kaldığı her gün ülkenin kaybedilen satışlar ve gemi kiralama ücretleri nedeniyle yüz milyonlarca dolar daha zarar ettiğini tahmin ediyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Katar ekonomisinin bu yıl yüzde 8,6 küçülmesini ardından 2027’de yeniden toparlanmasını bekliyor. IMF Başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, yakın tarihli bir brifingde Katar gibi ülkeler için boğazın kapalı kaldığı her gün görünümü daha da kararttığını söyledi. Savaş ayrıca başka bir kırılganlığı da ortaya çıkardı. Katar, fosil yakıtların ötesine geçerek ekonomisini çeşitlendirme çabalarının bir parçası olarak kendisini bir turizm merkezi ve uluslararası iş ve finans merkezi haline getirmeye çalışıyordu.

Ancak savaşın başlamasından bu yana, ABD ve diğer hükümetlerin yayımladığı seyahat uyarıları nedeniyle Katar’a gelen uluslararası ziyaretçi sayısı sert biçimde düştü. Bölgesel istikrarsızlıktan çekinen birçok çok uluslu şirket çalışanlarını ülkeden çıkardı. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi mart ayında Orta Doğu’nun turizm gelirlerinde günde 600 milyon dolar kaybettiğini tahmin etti. Ekonomistler, sıvılaştırılmış doğalgaz gelirleri yıllarca ortadan kalksa bile Katar’ın büyük mali rezervlerinin maaşları ödemeye ve temel hizmetleri sürdürmeye devam etmesini sağlayacağını öngörüyor. Bu ay Katar’ın kredi notunu koruyan S&P Global Ratings, ülkenin “birikmiş büyük mali ve dış varlıklarına” dikkat çekti.

Öte yandan yetkililer, yabancı sermaye ve yetenek kaybını önlemek amacıyla uluslararası şirketlere geri dönmeleri yönünde baskı yaptı. Asia Group’tan Helal’e göre endişe şu: Eğer şirketlerin çökmesine izin verilirse, ülkenin büyük ölçüde yabancı iş gücüne dayanan yapısı hızla çözülebilir. Helal, “Eğer kitlesel bir göç başlarsa, işte o zaman durum gerçekten korkutucu hale gelir” dedi. Şu ana kadar Katarlı yetkililerin “sakinlik görüntüsü verme ve sonuçları yönetme konusunda iyi iş çıkardığını” belirten Helal, “Ama oluşmaya başlayan büyük bir mali açık var mı? Elbette var. Her şey boğazın ne kadar süre kapalı kalacağına bağlı" diye ekledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok