Arama

Çin yapay zekada farkı kapatıyor: ABD’li devlerin fiyat savaşı başladı

Çin’in yapay zeka sektörüne yönelik devlet desteği ve yerli yatırımcıların artan ilgisi, ülkenin teknoloji hisselerinde güçlü bir ralli yaratırken, ABD’li yapay zeka şirketleri üzerindeki rekabet baskısını da artırıyor. Çinli şirketlerin daha düşük maliyetli modeller geliştirmesi, OpenAI ve Anthropic gibi ABD merkezli yapay zeka laboratuvarlarını fiyatlarını aşağı çekmeye zorluyor.

15 Ağustos 2026, 09:00

Şanghay’ın teknoloji şirketlerinin yoğunlaştığı Star Borsası’ndaki en büyük 50 şirketi izleyen Star 50 Endeksi, bu yıl yüzde 29 yükseldi. Endeks böylece yüzde 0,9 değer kazanan CSI 300’ü ve yüzde 1,5 gerileyen Hong Kong Hang Seng Endeksi’ni açık ara geride bıraktı. Star 50, son dönemdeki satışlara rağmen 2020’deki kuruluşundan bu yana en yüksek değerlemelerinden birinde işlem görüyor. Endeksin fiyat/kazanç oranı 150’nin üzerinde bulunurken, Nasdaq 100’de bu oran yaklaşık 35 seviyesinde.

Çinli yapay zeka şirketlerine yatırımcı ilgisi artıyor

Çin teknoloji hisselerindeki yükselişin arkasında yalnızca spekülatif yatırım iştahı bulunmuyor. Fon yöneticilerine göre yatırımcılar, Çin’in yapay zeka ekosisteminin ABD’li rakipleriyle arasındaki teknolojik farkı hızla kapatabileceğine inanıyor.

Moonshot’ın Anthropic’in modelleriyle rekabet eden Kimi K3 modelini piyasaya sürmesi ve yerli çip üreticisi CXMT’nin Tencent’i geride bırakarak Çin’in borsadaki en değerli şirketi konumuna yükselmesi, bu beklentileri güçlendiren gelişmeler arasında yer alıyor. İnsansı robot üreticisi Unitree’nin planlanan halka arzında da bireysel yatırımcılara ayrılan kontenjanın 5.500 katından fazla talep gelmesi, Çin piyasalarındaki yatırımcı coşkusunun boyutunu gösterdi.

Çin hükümeti de teknoloji sektöründeki yükselişi destekliyor. Devlet destekli fonlardan oluşan “ulusal takım”, küresel çip hisselerinde yaşanan satışların Çin piyasalarını etkilemesinin ardından hisse alımlarına yöneldi. Pekin ayrıca ABD’nin ihracat kısıtlamalarına karşı yarı iletkenlerde kendi kendine yeterliliği güçlendirmeye çalışıyor.

Bu politikalar, sermayenin özellikle çip ve yapay zeka şirketlerinde yoğunlaşmasına yol açarken, yerli şirketlerin birbirlerine tedarik sağlaması da sektörün gelir büyümesini destekliyor.

Halka arz kuralları teknoloji şirketlerinin önünü açtı

Pekin’in teknoloji sektörüne verdiği destek yalnızca doğrudan yatırımlarla sınırlı kalmadı. Çin, stratejik öneme sahip teknoloji şirketlerinin borsalara erişimini kolaylaştırmak amacıyla halka arz kurallarını da gevşetti.

Şanghay Star Borsası 2025’te kâr etmeyen şirketlerin listeleme koşullarını esnetirken, Shenzhen’in ChiNext piyasası bu yıl zarar eden teknoloji şirketleri için yeni bir listeleme standardı getirdi. Hong Kong da küçük şirketlerde ağırlıklı oy hakkına ilişkin kuralları gevşetti.

Bunun sonucunda Çin anakarasında bu yıl gerçekleşen halka arzların yarısından fazlası teknoloji veya sanayi şirketlerinden oluştu. Hong Kong’da ise teknoloji ve sanayi şirketlerinin toplam halka arzlar içindeki payı yüzde 77’ye ulaştı.

Ancak bu kolaylıkların değerlemeleri de yukarı çektiği görülüyor. Şanghay’da bu yıl borsada işlem görmeye başlayan şirketlerin ortalama fiyat/kazanç oranı 268’e, fiyat/satış oranı ise 43’e çıktı. Geçen yıl halka arz edilen şirketlerde bu oranlar sırasıyla 67 ve 22 seviyesindeydi.

Ekonomik kırılganlık ile teknoloji iyimserliği yan yana

Çin teknoloji hisselerindeki yükseliş, ülke ekonomisinin genelindeki zayıflıkla belirgin bir tezat oluşturuyor. Özellikle 2022’de başlayan emlak krizi, hane halkının servetinde ve tüketici güveninde ciddi baskı yarattı.

İç talebin zayıf seyretmesi, tüketici harcamalarına duyarlı Alibaba ve Tencent gibi internet şirketlerinin hisselerini de olumsuz etkiledi. Alibaba hisseleri bu yıl yüzde 17, Tencent hisseleri ise yüzde 26 geriledi.

Pekin, tüketici talebini canlandırmak için kapsamlı teşvikler yerine ekonominin zaman içinde yüksek katma değerli yeni sektörlere yönelmesini tercih ediyor. Bu yaklaşım, yapay zeka ve çip sektörünü Çin ekonomisinin gelecekteki büyüme motorlarından biri haline getirme hedefini de güçlendiriyor.

Bununla birlikte Çin borsalarında kısa vadeli yatırımcıların ağırlığının yüksek olması, teknoloji hisselerinde aşırı kalabalıklaşma riskini de beraberinde getiriyor. Bazı fon yöneticileri, ABD piyasalarına kıyasla Çin’de uzun vadeli yatırımcı tabanının daha sınırlı olduğunu ve bunun fiyat hareketlerini daha sert hale getirebileceğini belirtiyor.

Yapay zekada rekabet artık fiyatlara taşınıyor

Çin’in teknoloji alanındaki ilerlemesi yalnızca borsa değerlemelerini değil, küresel yapay zeka pazarındaki rekabeti de değiştiriyor. Çinli Moonshot ve DeepSeek gibi şirketlerin daha düşük maliyetli modeller geliştirmesi, şirketlerin yapay zeka harcamalarını sorgulamaya başlamasıyla birlikte ABD’li rakipleri üzerinde fiyat baskısı oluşturuyor.

Yapay zeka faturalarının hızla yükselmesi, şirketleri kullanımlarını sınırlamaya ve daha ucuz modeller aramaya yöneltti. DoorDash ve Airbnb gibi şirketlerin Çin yapımı modelleri kullanmaya başlaması, bu değişimin kurumsal müşteriler açısından da somutlaştığını gösteriyor.

ABD merkezli laboratuvarlar da bu rekabete fiyat indirimleriyle karşılık veriyor. OpenAI, GPT-5.6 Luna modelinin fiyatını milyon giriş tokeni başına 1 dolardan 0,20 dolara, milyon çıkış tokeni başına ise 6 dolardan 1,20 dolara indirdi. Anthropic de daha gelişmiş Fable 5 modelinin yaklaşık yarısı fiyatına Opus 5’i piyasaya sürdü ve Sonnet 5 için planlanan fiyat artışından vazgeçti.

Bu adımların etkisi kısa sürede hissedildi. Silicon Data’nın token fiyat endeksine göre, önde gelen ABD laboratuvarlarının modelleri için müşterilerin ödediği fiyatlar temmuz ortasından bu yana yaklaşık dörtte bir oranında geriledi.

ABD’nin avantajı maliyet baskısıyla sınanıyor

Yapay zeka sektöründeki rekabet artık yalnızca hangi modelin daha güçlü olduğu üzerinden yürümüyor. Şirketler için performans kadar modelin görevi ne kadar düşük maliyetle tamamlayabildiği de kritik hale geliyor.

Artificial Analysis tarafından yapılan karşılaştırmalara göre Anthropic’in Opus 5 modeli, orta düzey “çaba” ayarında Moonshot’ın Kimi K3 modelinin maksimum çaba seviyesindeki performansına ve görev başına maliyetine yakın sonuçlar veriyor. OpenAI’nin GPT-5.6 Luna modeli ise maksimum çaba seviyesinde DeepSeek’in V4 Flash modeliyle benzer performans gösterirken görev başına maliyeti yaklaşık iki katına çıkıyor.

Bununla birlikte token fiyatlarını tek başına karşılaştırmak yanıltıcı olabiliyor. Daha gelişmiş bir model aynı görevi daha az token veya daha az denemeyle tamamlayabildiği için, kağıt üzerinde daha pahalı görünen bir model toplam kullanım maliyetinde daha avantajlı olabiliyor.

Çin’in yükselişi küresel rekabeti yeniden şekillendiriyor

Çin’in yapay zeka sektöründe yaşanan yükseliş, ülkenin teknoloji hisselerinde olağanüstü değerlemeler yaratırken, Silikon Vadisi’nin küresel üstünlüğünün sorgulanmasına da neden oluyor.

Pekin’in devlet desteği, yerli çip üretimini güçlendirme politikası, daha kolay halka arz koşulları ve yatırımcı ilgisi Çin’in yapay zeka ekosistemini hızla büyütüyor. Buna karşılık ABD’li şirketler, teknolojik üstünlüklerini korumaya çalışırken özellikle orta segmentte Çinli rakiplerin düşük fiyat baskısıyla karşı karşıya kalıyor.

Böylece yapay zeka yarışında rekabetin yeni cephesi yalnızca teknolojik üstünlük değil, aynı zamanda maliyet haline geliyor. ABD laboratuvarlarının en gelişmiş modellerini yüksek fiyatlarla koruyup koruyamayacağı, Çinli şirketlerin ise düşük maliyet avantajını ne ölçüde sürdürebileceği, sektörün önümüzdeki dönemdeki dengelerini belirleyecek.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok